‘’Fenerbahçe golü unuttu‘’
Sarı-Lacivertli oyuncuların Tiflis önünde çok iyi oynadığını söylemek doğru olmaz. Ancak oyunun belirli bölümlerinde Aykut Kocaman’ın istekleri sahaya yansıdı. Tempo yok gibiydi. Çabuk top çevirip süratle rakip sahaya inişler sürekli değildi. Bu yüzden de pozisyon zenginliği yoktu. Sadece uzaktan yapılan şut denemeleri Fenerbahçe’deki yeni gelişme olarak görüldü.
Her zaman olduğu gibi Alex yine takımın en öne çıkan oyuncusuydu. Kaptanın yanı sıra Hasan Ali, Orhan Şam, Bekir, Mehmet Topal ve Baroni rakibi zorlayan isimlerdi. Fenerbahçe oynadığı üç hazırlık maçında sadece iki gol attı. Bu goller biri Alex’in kullandığı duran top diğeri ise Cristian’ın uzak mesafeli vuruşundan geldi. Sarı-Lacivertliler hücum bölgesinde sıkıntı yaşıyor. Sow ve Semih’ten istediği verimi alamayan Aykut Kocaman, Tiflis karşısında Kuyt’u golcü olarak kullandı. Ancak Hollandalı da beklenen pozisyonlara giremedi. Berabere biten Tiflis maçı sonrası Aykut Kocaman forvet hattı için yeniden bir değerlendirme yapabilir.
Fenerbahçe’nin Avusturya’daki hazırlık maçlarında istenilen seviyede olmaması gurbetçileri üzdü. Ancak bu Sarı-Lacivertli ekibin hep böyle oynayacağı anlamına gelmez. Fenerbahçe mutlaka bir patlama yapacaktır.
‘’Zamana ihtiyaç var‘’
Bu nedenle sistemin oturması için, taktik çalışmalarına daha fazla zaman ayırdı. Fenerbahçeli futbolcular Newcatle United sınavında defansif anlamda iyi not aldılar. Ancak hücum organizasyonlarında aynı beceriyi gösteremediler. İlk yarıda orta saha oyuncuları birbirlerinden çok uzak kaldı. Kuyt sağ kanatta fazlaca pas hatası yaptı. Fenerbahçe, sadece Alex ’in topla buluştuğu anlarda tehlikeler yarattı. Sow, gol pozisyonuna giremedi. Ayrıca çok isteksiz gözüktü.
İlk yarıda Aykut Kocaman’ın isteklerine sadece takım savunması anlamında cevap veren Sarı-Lacivertliler, ikinci bölümde orta sahada yakınlaşınca topa daha fazla sahip oldular. Zaman zaman önde baskı kurup rakibi oynatmadılar. Newcastle baskı oluşturunca aynı sıkıntıyı Fenerbahçe yaşadı. Sarı-Lacivertliler golü de pres sonrası kalesinde gördü. Newcastle karşısında da hazır gözükmeyen Fenerbahçe, genel anlamda antrenman çalışmalarını maça taşıyamadı. İngiliz ekibi son yarım saatteki kazanma istekli oyunuyla öne geçmesine rağmen son dakikada Baroni’nin golüne engel olamadı.
‘’Artılar daha fazla‘’
Ancak genelde hazırlık maçlarının birincisinde hayal kırıklığına daha çok rastlanır. Fenerbahçe, MTK Budapeşte karşısındaki sınavında ilk 45 dakikada bu görüntüdeydi. Sarı-Lacivertli ekipte Mehmet Topal, Gökhan, Hasan Ali ve biraz da Alex’in dışında pek öne çıkan olmadı. Kuyt yüksek mücadele gücüyle sağ çizgide fazlaca gidip geldi. Ancak aynı başarıyı kenar ortalarında ve pas trafiğinde gösteremedi. Orta alanda rakibe bir türlü üstünlük sağlayamayan Fenerbahçe kenarları da çokça düşünmeyince hücum zenginliği olarak fazla üretken olamadı. İlk 45 dakikada sahada kalan Sow’un vasatın altında bir oyun sergilemesi de Fenerbahçe’nin ileri uçta etkisiz kalmasının önemli nedeniydi.
İkinci yarıya Kuyt, Stoch, Mehmet Topal ve Sow’suz başlayan Fenerbahçe ilk duruma oranla daha hareketli ve baskılı gözüktü. Gökhan ile Mehmet Topuz’un sağ kulvarı iyi kullanması ve Alex’in rakip defansın göbeğini zorlaması Fenerbahçe’nin pozitif yönleriydi. Ayrıca 26 dakika şans bulan genç Salih başarılı performansıyla gurbetçileri ve teknik patron Aykut Kocaman’ı hayli sevindirdi. Hazırlık maçları yeni sezon öncesi asla resmi maçlar için ölçü olmamalıdır. MTK karşısında beklenenin altında performans sergilemesine rağmen Fenerbahçe kaliteli kadro yapısıyla giderek yükselen bir grafik çizecektir.
‘’Kadıköy yıldız isimleri bekliyor‘’
Yüzler her zamankinden daha fazla gülerken, yeni sezon hazırlıklarının ilk gününde, moral gücün yüksek olduğu gözlerden okunuyordu. Geçtiğimiz yıl tüm olumsuz baskılara rağmen iki kupada final oynayan ve Ziraat Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Sarı-Lacivertliler, müjdeli başlayan yeni dönemde lig ve Avrupa arenasında daha iyi işler yapacaktır. Bu arada Aziz Yıldırım ile İlhan Ekşioğlu’nun neden bir yıl tutuklu kaldıkları, tahliye olmalarına rağmen ceza almaları, uzun süre daha spor kamuoyunu meşgul edecektir.
Fenerbahçe futbol takımı bugün kamp çalışmalarının birinci etabı için Topuk Yaylası’na geçecek. Sarı-Lacivertli yönetim, teknik patron Aykut Kocaman’ın isteği doğrultusunda şu ana kadar 4 transferi bitirdi. Kuyt, Hasan Ali, Mehmet Topal ve Salih Uçan kadrodaki yeni isimler. Geçtiğimiz hafta sonu Asbaşkan Ali Yıldırım ile idari menacer Hasan Çetinkaya İspanya’ya, teknik direktör Aykut Kocaman ise Almanya’ya çıkarma yaptılar. Bu da yeni transferlerin yolda olduğunun işareti. Defansın göbeğine, Emre’nin yerine orta sahaya ve forvet hattına takviye yapılacağı duyumları var. Hedef Avusturya kampında yapılacak hazırlık maçlarına kadar tüm transferleri bitirmek. Aykut Kocaman’ın göreve gelmesiyle birlikte Fenerbahçe’de transferler, belirlenen programlar üstünden yapılıyor. Bir sezon boyunca belirlenen futbolcular izleniyor. Detaylı raporlar hazırlandıktan sonra Aykut Kocaman’ın verdiği karar doğrultusunda gereken yapılıyor. Kuyt, Hasan Ali, Mehmet Topal ve Salih bu planın parçaları.
Lig ve Avrupa’da patlama düşüncesi ve isteği ön planda. Fenerbahçe yönetimi kaliteli, deneyimli ve kariyerli futbolcuları takıma kazandırmak için adeta dört koldan saldırıyor. Transfer en zorlu süreçtir. Çünkü kimse iyiyi elinden çıkarmayı istemez. Ancak Fenerbahçe ezeli rakiplerine oranla maddi açıdan daha rahat ve birikimli. Bu nedenle Diarra, Hamit, Nuri, Sercan gibi yetenekler her an Kadıköy’e gelebilir.
‘’Üzülme Fenerbahçeli‘’
Dün tüm Fenerbahçe camiası çekirgenin artık 3. kez sıçramayacağından emindi. Sarı-Lacivertliler’in Saracoğlu’nda ezeli rakibi Galatasaray’ı yenmekten başka çaresi yoktu. Ama yine beklenen olmadı. Kazanmak için her şeyi yapan Fenerbahçe, şampiyonluğun meyvesi olan golü üretemedi.
Sarı-Lacivertliler 3. kez son maçta şampiyonluğu kaybetmenin acısını yaşadı. Ama kimsenin futbolculara, Aykut Kocaman ve ekibine, yönetime kızma hakkı yok. Bütün sezon süren şike davası, önemli futbolcuların takımdan ayrılması, Avrupa’dan men kararı, bazı yıldızların sakatlıklarına rağmen Fenerbahçe’nin Süper Lig’de finalde olması büyük başarıdır. Sarı-Lacivertli renklere gönül verenler bu takımla gurur duymalıdır.
Fenerbahçeli, Galatasaray’a şampiyonluğu kaptırdığı için üzülmesin. Bunca olumsuz gelişmelere, baskılara ve anlamsız uygulamalara rağmen iki kupanın finaline adını yazdıran Fenerbahçe’nin bu durumu kitap olup gelecek nesillere ders olarak okutulmalıdır.
Süper Lig’i normal sezonda lider bitiren Galatasaray, final serisinde de bu başarısını sürdürerek şampiyonluğa ulaştı. Fatih Terim’i, öğrencilerini ve Galatasaray camiasını kutluyorum.
‘’Gününde olursa‘’
Bu iş fazla uzamasaydı, savaş tamtamları böylesine garip çalmazdı. Fenerbahçe bugün deplasmanda Trabzonspor’a misafir olacak. Hafta içinde, iki cepheden de yapılan karşılıklı suçlamalar gündemden düşmedi. Karadeniz ekibi ile Sarı-Lacivertli oyuncular, böylesine atmosferi yüksek bir ortamda mücadele edecek. Bence sahanın içi sağduyulu duruş sergilerse, 90 dakikada keyifli biter.
Lider Galatasaray’ın takipçisi olan Fenerbahçe, Avni Aker’e kazanmak için çıkacak. Sarı-Lacivertli takımda Alex ve Sow yok. Gökhan Gönül ise yoğun tedavilerin ardından forma giyecek. Daha önceki Alex’siz maçları 3 puanla bitiren Fenerbahçe’de Stoch ile Baroni’ye fazlaca iş düşecek. Takımın en çok koşanlarından biri olan Caner de, Trabzon’da kilit oyuncular arasında yer alabilir. Fenerbahçe, Beşiktaş karşısında olduğu gibi rakibe önde baskı kurup, alan daraltarak Trabzonspor’un hücum yollarını kapatmaya çalışacak. Kontra çıkışlarla da gol arayacak. Beşiktaş yenilgisiyle moral ve kafa olarak sıkıntı yaşasa da Sarı-Lacivertliler, zorlu deplasmanda kazanacak güce sahip.
Fenerbahçe, TT Arena’da Galatasaray’la berabere kalıp moral bulan Trabzonspor karşısında deplasmanda 3 puan ararken, kulaklar da İstanbul’da olacak. Beşiktaş ile Galatasaray maçından gelecek sonuç haberleri de, Sarı-Lacivertli takımın saha içi performansına mutlaka yansıyacaktır.
Fenerbahçe, şampiyonluk umutlarını Saracoğlu’na taşımak istiyorsa, Trabzon’da puan bıarakmayı kafasından silmeli. Aykut Kocaman ve arkadaşları, Sarı-Lacivertli oyuncuları bu bağlamda motive ederken disiplini asla elden bırakmama konusunda da uyarmalı. Her şeye rağmen hava olarak fazla bozulmayan Fenerbahçe’de özellikle; Volkan, Baroni, Mehmet Topuz ve Caner ile birlikte Alex’in pozisyonunda görev yapacak olan Stoch gününde olursa, Sarı-Lacivertli ekip rahat bir 90 dakika çıkartabilir.
‘’Seri bitti!‘’
Takım olarak önde basan Fenerbahçe’ye karşı Siyah-Beyazlılar kendi sahalarında kalabalık durarak rakibin hücum girişimlerini önlemeye çalıştı.
Kontrollü taktik savaşında topa daha fazla sahip olan taraf Fenerbahçe’ydi. Gökhan ve Stoch ikilisi Quaresma ile Simao’ya oranla daha fazla bindirdiler. Ancak kenar ortalarında topun indiği yerde Beşiktaş defansı daha çabuk davranınca ataklar tehlikeye dönüşmedi.
Sakatlıktan yeni dönen Alex’in eski havasında olmaması normaldi. Ayrıca Ernst, Brezilyalı’nın maç boyunca yanında gölgesi gibi durdu. Hataların, sonucu belirleyeceği bir Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi tadı vardı. İlk yarının son dakikalarında iki takıma da yakışmayacak pas hataları serisi yaşandı. Son top kaybını Fenerbahçe yaptı. Quaresma fırsatı değerlendirip sağdan sıfıra indikten sonra Almeida’ya cezayı kestirdi.
Santrası yapılmayan gol Fenerbahçe’nin moral kondisyonunu hırpaladı. İkinci yarının başındaki gol isteği baskısı da meyve vermeyince Sarı-Lacivertliler’in disiplin tarafı da bozuldu. Emre- Özer hamlesi toparlanmayı sağlayamadı. Aykut Kocaman Alex’i kenara alsaydı, sanki Fenerbahçe için daha iyi olacaktı. Beşiktaş’ın yıldızları şova kaçmasa maçı farklı kazanabilirdi. Sarı-Lacivertliler seriye İnönü’de nokta koydu. Ancak bu yenilgi Fenerbahçe’nin şampiyonluktan koptuğu anlamına gelmez.
‘’Fenerbahçe kazanır‘’
Sarı-Lacivertli ekibin, bugünkü derbide favori olmasının çokça nedeni var. Alex de Souza, Emre Belözoğlu ve Moussa Sow’un dışında, Sarı-Lacivertliler’in önemli bir eksiği bulunmuyor. Ayrıca, Alex’in az da olsa oynama ihtimalinin bulunduğunu da unutmamak gerekir. Saracoğlu’nda Trabzonspor’u, TT Arena’da ise Galatasaray’ı yenme başarısını gösteren Fenerbahçe’de moraller zirve yapmış durumda, kafalar ise çok rahat. Teknik direktör Aykut Kocaman’ın, oyuncu grubu üzerindeki hakimiyeti de üst seviyede. Bu durum
Karabükspor ile yapılan kupa maçında açık bir şekilde göze çarptı. Haftalardır yedek kulübesinde oturan Semih, Özer, Dia ve Orhan gibi isimler, Karabükspor’a karşı, takır takır toplarını oynadılar. Fenerbahçe’de
as, yedek oyuncu ayrımının olmadığı da net bir şekilde görüldü.
Takım ruhu filizlendi
Sezon içinde zaman zaman bazı sorunlar yaşansa da takım ruhu olgusu Süper Final maçlarında yeniden filizlendi. Sarı-Lacivertli futbolcular, geçtiğmiz sezon devre arasındaki Antalya kampında olduğu gibi toparlanıp geriye döndü. Beşiktaş kadro anlamında sorunlarla boğuşurken, Fenerbahçe’de Volkan, Bekir, Baroni, Caner müthiş bir form sıçraması yaptı. Gökhan ve Ziegler toparlandı; mücadele, yardımlaşma, kazanma isteği ön plana çıktı.
Futbolcular hırs küpü
Amatör şubelerde peş peşe gelen şampiyonluk kupaları Samandıra’yı da hırsa boğdu. Can Bartu Tesisleri’nde tüm futbolcular sadece şampiyonluk konuşuyor. ‘Başkanımız Aziz Yıldırım’a kupa götürme sırası bizde’ söylemleri dillerden düşmüyor. Fenerbahçe’de sistem sıkıntısı yok. Her maç inanılmaz bir taraftar desteği takımın arkasında. Yönetim ve camianın güveninini de eklersek Süper Final Şampiyonluk Grubu’nun, sorunu en az olan takımı Fenerbahçe. Bu artıları topladığımızda karşımıza şu sonuç çıkıyor:
Sarı-Lacivertliler, Beşiktaş derbisini zorlanmadan kazanır...