Sahaya sürülen tertip ile topu rakip kaleye ulaştırmak pek kabil görünmüyordu. Haliyle gol atmak Fenerbahçe’nin yapacağından çok Roma’nın ‘Kendine yapacaklarına’ bağlı görünüyordu ki, ilk yarı bu da mümkün olmadı. Topu başlarda ayağında daha çok tutan Fenerbahçe’yse de bu istatistiğin eşitlenmeye başladığı 25. dakika civarlarında oyunun yönü değişti. Ev sahibini pasları daha çok savunmaya dönük iken Roma yavaş yavaş ofansif teditleri örgütler görünüyordu.
Tek yol zafer
Fenerbahçe 18 yıl sonra hasret kaldığı Şampiyonlar Ligi arenasına Roma maçıyla giriş yaptı. Özlenen taraftarın hem maç önü hem de maç sırasında büyük desteği ile sahaya çıkan Sarı Lacivertliler, Serie A'nın en formda takımlarından biri olan Roma'yı özellikle 2. yarıdaki oyunu ile mat etmeyi başardı.
Derbide Beşiktaş’a kötü bir oyunla kaybeden Fenerbahçe için bir anlamda moral ve yara sarma taraftarından güvenoyu alma maçıydı Roma karşılaşması. İlk yarıda gerçekten kontrollü savunma disiplini üst düzeyde adeta rakibine göz açtırmayan bir Fenerbahçe vardı sahada.
İtalya Serie A’da bu sezon 3/3 yaparak 10 gol atıp tek gol yiyip liderlik koltuğunda oturan Roma’ya karşı ilk yarıda İsmail Kartal’ın rakibi geride karşılama stratejisi büyük hayal kırıklığıydı. Roma tam bir Gasperini takımı. İtalyan hoca trend belirleyen bir futbol taktisyeni. Bire bir baskı oyunu üzerine kariyer inşa etmiş bir futbol bilgesi. Bu sayede Atalanta ile 2024’te Avrupa Ligi’ni kazandı. Fakat Gasperini’nin futbola dair ürettiği, baskı üzerine kurulu bu futbol tezi yenilmez değil. Geçen sezon Juventus, İnter, Como, Milan, Napoli, Atalanta yani Serie A’nın ilk 7 sırasında yer alan takımların tamamı Roma’yı çok önde karşılayıp, şiddetli baskıyı kırarak mağlup etti.
Hayatta belki de en önemli şeylerden biri köprü tercihidir.
Dün geceki Sporting Lizbon karşılaşması hemen hemen herkese "Biz bu filmi daha önce görmüştük" dedirtti. Zira geçen yılki Şampiyonlar Ligi başlangıç maçı olan Eintracht Frankfurt karşılaşmasının neredeyse karbon kopyası gibiydi.
Hayal kırıklığı!
Aynı filmi izledik
Victor Osimhen, Mario Lemina ve Wilfried Singo'nun yokluğunda Galatasaray'ın kazanmasına çok ihtimal vermiyordum. Ancak Okan Buruk'un öğrencileri öyle bir ilk yarı oynadı ki (Leroy Sane hariç) herkesi galibiyete inandırdılar. Başlangıç planı olarak Okan Buruk ve ekibini tebrik etmek gerek. Abdülkerim'in yerine Jakobs'u koyarak, sürekli iç koridora giren rakibin en hızlı oyuncusu Catamo'nun etkinliği de düşürme stratejisi de yolunda gidiyordu! Ta ki Espen Eskas maça el atana kadar...
Skorda geriydi oyunda değil!
Beşiktaş’ın maçlarını takip edenler, izleyenler biliyorlardı ki, Beşiktaş bu sene iyi top oynuyor, oynayacak, takım ne yaptığını biliyor vs...
Ligde ilk dört haftayı geride bırakırken hakem kararları yine futbol gündeminin önemli başlıklarından biri oldu. Derbinin yanı sıra haftanın kritik maçlarında da tartışmalı pozisyonlar ve hakem kararları öne çıktı. Özellikle VAR müdahaleleri ve sonrasında verilen kararlar, bu hafta da tartışmaların merkezindeydi.
Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında Gaziantep, yeni hocası Orhan Ak ile çıktığı Göztepe mücadelesinden 4-2’lik skorla ayrıldı. Deplasman ekibinin gollerini; Halil (5’), Abena (10’) ve Kozlowski (34’, 45+1’) atarken, İzmir ekibinin tek sayısını Juan (52’, 90+2’) kaydetti.
‘Kadim şehir İstanbul’ uğur getirdi... A Milli Kadın Voleybol Takımımız, tarihteki ikinci Avrupa Şampiyonluğu Kupası’nı ilk kez, Türk taraftarıyla birlikte kaldırdı. Finalde İtalya’yı müthiş bir geri dönüşle 3-2 yıkan, 2025 Dünya Şampiyonası’nın rövanşını alan ve 2023’teki çifte altın başarısını tekrarlayan Filenin Sultanları yine gururlandırdı.