‘’Bir şampiyon kazandık!‘’
Türk eskrimi 103 yıllık tarihinde altyapılarda geçmişte olduğu gibi (!) yine bir ilke imza attı... 18 yaşındaki Furkan Yaman, 2023’ten bu yana ismini duyurmaya başladığı gençler arenasında zirveyi 2026’da buldu. Kılıç disiplininde 2024-2025’i gençlerde 21. sırada bitiren Furkan Yaman bu sezonun 1 numarası olarak da hem Dünya hem de Avrupa Şampiyonası’nda altın madalyayı kimseye bırakmadı. 2023’le birlikte Dünya Kupası serilerinde de 7 kez kürsü gören Furkan Yaman, ‘Ben geliyorum’ mesajını vermişti. Şubat ayındaki Avrupa Şampiyonası kılıç finalinde Rus Iaroslav Borisov’u 15-9 mağlup ederek altın madalya kazanan Furkan Yaman (Büyüklerde dünya sıralamasında şimdi de Dünya Şampiyonası’nda aynı başarıyı sağladı, finalde ABD’li William Morrill’u (Büyüklerde dünya sıralamasında 50.) 15-13 yendi, 2026’da Dünya ve Avrupa dublesi yaptı!..
GELECEK İÇİN YENİ BİR ŞANS
Berlin 1936’da Suat Fetgeri Aşeni ve Halet Çambel’den sonra olimpiyatın modern döneminde Rio 2016’da İrem Karamete’yle başlayan serüvenimiz Paris 2024’te Nisanur Erbil’le devam etmiş erkeklerde ise öncü bir sporcu olan Enver Yıldırım olimpiyat kotası alarak bir ilke imza atmıştı. Aynı zamanda büyüklerde Avrupa Şampiyonası’nda hem bireysel hem de takım kategorisinde -O takımda Furkan Yaman da vardı- kürsü yaparak yine tarihe geçmişti. Tabii ki, kızlarda özellikle altyapıda bireysel ve takım kategorisinde madalyalar elde ettik. Erkeklerde de yıldızlarda Dünya ve Avrupa seviyesinde altın madalya kazandık. Furkan Yaman gibi isimlerle şimdi elimize yine bir fırsat doğmuş gözüküyor.
ALTYAPIDAKİ İSİMLERİ ARTIK KAYBETMEYELİM
Yazının başında; ‘geçmişte olduğu gibi (!)’ vurgusunu yapmamın nedeni, ne konuda olursa olsun artık altyapılarda umut veren bu isimleri kaybetmememiz gerekiyor!.. Türkiye’de birçok branştaki en büyük sorun; altyapıdan büyükler ya da A takım geçişinde yaşanıyor. Bunu çözmek büyük bir sistem oluşturmayı gerektiriyor. Bu konuda ortaokul, lise, üniversite bağlamında protokoller imzalan dı, atılımlar yapıldı ama uygulamadaki işleyişin yarayıp yaramadığı ne kadar denetleniyor. Tabii ki, bu bir zaman meselesi. Ancak eskrim gibi altyapıda potansiyeli varken tüm değerlerini bu geçişte -altyapı/ büyükler- yitirmemesi gerekiyor.
‘’Kardeşlerden çifte kürsü!‘’
Tekvandonun başarılı kardeşleri; Sude Yaren Uzunçavdar (21) ile Sıla Irmak Uzunçavdar (19), diğer uluslararası turnuvalarda olduğu gibi, Antalya’nın ev sahipliği yaptığı Türkiye Açık 2026’da ilk kez büyükler kategorisinde kürsüde buluştu, çifte madalya başarısı yakaladı. G1 seviyesinde düzenlenen 13.Türkiye Açık Tekvando Turnuvası’nın 7. gününde büyük kadınlarda madalyalar sahibini buldu.
Türkiye’nin iki final başarısı ‘Uzunçavdar’ kardeşlerden geldi. 53kg’da Sıla Irmak Uzunçavdar finalde bir diğer Türk sporcu Hayrunnisa Gürbüz’ü 2-1 yenerek, uluslararası arenada büyükler seviyesindeki ilk altın madalyasını aldı. Sıla Irmak daha önce uluslararası arenada büyüklerde ilk sınavını 2025 Türkiye Açık’ta yapmış ve gümüş madalya elde etmişti. 73kg’nun son dünya 3.’sü Sude Yaren Uzunçavdar, 1 numaralı seribaşı olduğu Türkiye Açık 2026 finalinde 2 numaralı seribaşı Rus Anastasiia Kosmycheva’ya 2-0 kaybetti, 2.’lik kürsüsüne çıktı. Sude Yaren Türkiye Açık’ta daha önce büyüklerde 2023’te altın, 2024’te bronz kazanmıştı.
‘’Yeni nesil periler!‘’
2000’li yılların başında Türk kadın basketbolunda çıkış yakalanmış, her gelen jenerasyon bir diğerini besleyerek güçlenme yoluna gitmişti. Nitekim, 2005 Akdeniz Oyunları’nda alınan tarihi altın madalya, ilk kıvılcımdı. Ardından Avrupa’da 1 gümüş (2011), 1 bronz (2012), Londra 2012’yle olimpiyata ilk katılım ve 5.’lik, Rio 2016’daki 6’lık, ev sahipliği yaptığımız 2014’teki ilk Dünya Kupası’ndaki 4.’lük ve 2018 Dünya Kupası’daki 10.’luk... Bu uzun sürecin meyveleri oldu. 2019’la birlikte kadın basketbolunda duraklama dönemi yaşandı. Bu durum sadece A Takım seviyesinde değil altyapılarda da hissedildi, Avrupa arenasında B Ligi’ne kadar düşüldü!..
Duraklama dönemi sonrası taşlar yerine oturdu
2025’e gelindiğinde ise mevcut jenerasyonların en iyileri sonunda bir araya gelmişti. 2019, 2021 ve 2023’teki 14.’lüklerin ardından Avrupa Şampiyonası’ndaki 7’lik yeniden ayağa kalktığımızın en büyük işareti oldu. Eski günlerimizi hatırladık. Bu uzun süren bekleyişin sonunda, taşlar yerine oturdu Son olarak, İstanbul’un ev sahipliği yaptığı 2026 Dünya Kupası Elemeleri’ne ilk kez yabancı coach Andrea Mazzon ve yeni devşirme isim Burke’yle sahaya çıkan Potanın Perileri istediğini aldı, 2026 Dünya Kupası’na gitmeyi garantiledi. Grupta ilk 4’e girmek yetiyordu. Kritik Kanada zaferiyle elemelere başlayan AyYıldızlılar, Arjantin önünde beklenmeyen bir mağlubiyet aldı.
Son olimpiyat 3.’sü ve kadın basketbolunun ekol ülkelerinden Avustralya’yı az daha dize getiriyordu. Japonya’yı ise rahatlıkla geçti. Son maç Macaristan’dı. İyi oyuncular yetiştiren ve bu branşta bir geçmişi olan bir ülkeydi. Ancak maçın saati gelmeden A Milli Kadın Takımımız’ın 2026 Dünya Kupası bileti cebine girdi. Günün açılış maçında Japonya’nın Arjantin’i (83- 39) yenmesiyle tablo netleşti, Türkiye, Macaristan maçını oynamadan grupta ilk 4 içinde yer alarak Berlin’in yolunu tuttu. Macaristan maçına rahat çıkan Ay-Yıldızlılar, rakibine 89-74 kaybetti.
Bu kadroyla Avrupa’nın ardından şimdi de Dünya
A Milli Kadın Takımı böylece 2025 Avrupa 7.’liği sonrası, en son 2018’de katıldığımız Dünya Kupası’na tarihimizde 3. kez katılma başarısını da yakaladı. Tabii 2018 Dünya Kupası’ndan (kadın basketboluna tarihi madalya kazandıran kadrodan isimler mevcuttu) bu yana, 2026 Dünya Kupası bizim yeni jenerasyondan gelen kadromuzla başarı sağladığımız bir organizasyon olacak. 2018’de Olcay, Ayşe, Esra U.Topuz gibi isimler de mevcuttu ancak bu kez kadronun iskeleti gibiler. 2026 Dünya Kupası aynı zamanda Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları için de bir kapı olacak. Kadın basketbolundaki duruklama dönemi sonrası farklı jenerasyonların en iyilerinin birleştiği bu kadro belki de Avrupa ve Dünya arenasının ardından bir olimpiyat katılımı da bize getirir!..
‘’Bravo kızlar‘’
2025 Avrupa Şampiyonası’ndaki 7.’lik sonrası eski günlerini hatırlayan kadın basketbolu bu kez; en son 2014’te katılım gösterdiği Dünya Kupası’na yolunda önemli bir sınava çıktı. İstanbul’un ev sahipliği yaptığı 2026 Dünya Kupası Elemeleri C Grubu’nda ilk maçına Kanada’yla karşılaşacak AyYıldızlılar başı ve sonu farklı mücadeleyi 71-69 kazandı.
Tarihte ilk kez yabancı coach (Andrea Mazzon) yönetiminde sahaya çıkan Potanın Perileri, yeni Türk vatandaşı olmuş Burke’nin de boyalı alandaki büyük katkısıyla daha ilk çeyrekte oyuna ağırlığını koydu: 21-8. Savunma ve hücumda etkili olan Ay-Yıldızlılar, skor farkının da avantajıyla devreyi 39-24 önde kapattı.
37. dakikada ilk kez öne geçtiler
Kanada’nın hücumlardan boş dönmesi, ikinci yarının başında farkın 19 sayılara kadar çıkarttı: (43-24). Milliler’in rahat bir galibiyet alacağı izlenimi veren maçta, takımda yorgunluk baş gösterince fark eridi, son bölüme 53-47 galip girildi. Düşüş 4. çeyrekte de devam etti. Kanada’nın savunmasını sertleştirmesi ve dış şutlarda da isabet yakalamasıyla 37. dakikada ilk kez öne geçti: 66- 65. Sanki maç yeniden başlamıştı, neyse ki Sevgi, Olcay ve Elif’in kritik sayılarıyla Potanın Perileri sürprize izin vermedi ve elemelere moralli başlamayı başardı.
‘’12 Dev Adam'dan anlamlı zafer‘’
Son Avrupa ikincisi A Milli Basketbol Milli Takımımız, 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde 4’te 4 yaparak ikinci tura çıkmayı garantiledi. Son rakip Sırbistan’dı... Ay-Yıldızlılar deplasmanda tarihi zafere ulaşırken coach Ergin Ataman, ‘Sırbistan, önemli oyuncularından yoksun olabilir ama önemli olmak kazanmaktı. Ve bu maçın anlamlı olması için İstanbul’da da mutlaka kazanmamız lazım’ demişti.. Nitekim öyle oldu... Sırbistan Milli Takım coachu Alimpijevic’in öğrencileri tüm tuşlara bassa da 12 Dev Adam, rövanşını da 94-86 aldı, dubleyi yaptı ve zafere anlam kazandırdı!...
Biberovic kaldığı yerden
Kaldığı yerden devam eden Tarık Biberovic, Sırbistan deplasmanından sıcak eli Tarık Biberovic kaldığı yerden adeta devam etti. İlk çeyrekte 3 üçlükle başlayan skorer isime bir de pota altının etkili ismi Ömer Faruk Yurtseven de eklenince, bu bölümü rahat bir şekilde 28-21 lehimize bitti. Riskli şutlar deneyen ve isabette sıkıntı yaşayan Sırbistan karşısında Türkiye farkı 16 sayılara kadar getirdi, devre bitimine 3 dakika kala rakip farkı eritse de devre 48-44 lehimize bitti.
İkinci yarıda Sırbistan oyunun içinde kalmayı başardı, hatta öne geçmek için tüm gücünü ortaya koydu. Olumlu yönde 22 hücum ribaunt alıp, ikinci şansta 19 sayı buldu, şutlarını iyileştirdi ancak buna rağmen 12 Dev Adam zaman zaman ‘nefeslense’ de durmadı. Şehmus ve Ercan’nın katkısında 3. çeyrek de 76-63 bizimdi. Son bölümde ise kapanışı Cedi yaptı. Sırbistan’ın geri dönüşüne izin vermeyen Türkiye galibiyeti sonuna kadar haketti.
‘’Geleceğe bir atlayış‘’
Milano-Cortina 2026 Kış Olimpiyat Oyunları’nın 3. gününde, Türk sporcularımız kayakla atlamada boy gösterdi. Kayakla atlamanın öncü isimlerinden Fatih Arda İpcioglu 3. kez olimpiyat sahnesine çıkarken Muhammed Ali Bedir de ilk olimpiyat heyecanını yaşandı. Normal tepe yarışında Fatih Arda İpcioglu 98.0m’lik atlayış ve 111.1 puanla 44., Muhammed Ali Bedir de 87.0m’lik atlayış, 93.1 puanla 48. sırada yer aldı. İki sporcumuz da ilk 30 sporu arasına giremediği için final turuna kalamadı. Tabii, kayakla atlamada ilk kez iki sporcuyla yer aldığımız 2026 olimpiyatında önümüzde büyük tepe ve süper takım yarışlarımız var. Final gelirse, tarihi bir başarı olacak. Gelmese bile, kayakla atlama gibi bir branşta, büyük bir geçmişe sahip ülkeler arasında iki Türk bayrağının, sporcunun bulunması çok kıymetli. Çünkü onların yaptığı her atlayış gelecek nesil için bir seviye olacak, emekler için teşekkürler.
Yeni rampalarda, yeni nesil sporcular mı!
Peki, Türkiye için emekleme sürecinde bir branş olan kayakla atlamanın geleceği nasıl olacak!... Erzurum 2011 Üniversite Oyunları’yla başlayan hikayede, olimpiyata katılma hakkı kazanacak seviyede sporcu yetiştirmeyi başardık. Ancak bu 14 yıllık dönem inişler-çıkışlar, zorluklar, eksiklerle geçti. Haliyle yeni bir branşla tanışmak da bu durumu doğurur... Bu branş için kazandırılan ve gelecek için velinimet diyeceğim atlama kulelerimiz vardı. Maalesef 2014’te toprak kayması nedeniyle pistler kullanılamaz hale geldi. Sonra tekrar yapıldı. Yapıldı ancak uluslararası standartları yoktu. Daha da vahimi, sporcuların iniş yaptığı bölüm adeta ölüm tehlikesiydi. Bu nedenle kullanılamadı. Uzun bir zaman alsa da, atlama kulesindeki rampalar, uluslararası standartlara (Uluslararası Kayak ve Snowboard Federasyonu -FIS- onaylı) göre, doğru malzemeyle yeniden onarıldı. FIS onaylı garantisi veriliyor. Umarım en kısa zamanda da denemeler yapılır ve nasıl bir randıman alacağımızı görürüz. En önemlisi de yaz-kış kullanıma olanak sağlayacak olması. Çünkü bu sporcular için yaz idmanları büyük önem taşıyor. Türk sporcuların antrenman yapmak için yurtdışına gitmesine gerek kalmayacak. Tabii ki, bundan sonrası için de atlama kulelerini altyapıya yeni sporcular yetiştirmek adına en verimli şekilde kullanmak. Ayrıca spor turizmi açısından da bu tesisleri nasıl kullanacağımızı planlamak önemli.
‘’Büyük Britanya 7. kez Avrupa’nın zirvesinde‘’
Konya Velodrom’da ilk kez düzenlenen 2026 Avrupa Pist Şampiyonası sona erdi. 2010’dan bu yana büyükler seviyesinde yapılmaya başlanan Avrupa Şampiyonası’nda Büyük Britanya 2 yıllık aranın ardından yeniden zirvedeki yerini aldı. Kapanış gününde, sprintin dünya rekortmeni Matthew Richardson, keirinde inanılmaz bir atakla, bu şampiyonadaki 2. bireysel altın madalyasına ulaşırken aynı zamanda Büyük Britanya’nın da toplam altın madalya rekorunu egale etmesini sağladı. 7. kez (2010, 2011, 2014, 2015, 2020, 2024, 2026) Avrupa’nın zirvesine çıkan Büyük Britanya en son 2024’te ülke sıralamasında 1. olmuş ve 2011’de en çok altın (7) madalyaya uzanmıştı.
‘’Ramazan Yılmaz potansiyeli gösterdi!‘’
Konya Velodromu’ndaki 2026 Avrupa Pist Şampiyonası’nda 4. günde geride kaldı.. Dünkü yarışlarda, 5. dünya rekoru kırılırken, erkekler bireysel sprint disiplinin dünya rekortmeni Matt Richardson performansı heyecan yaratırken, 4 disiplini (Scratch, tempo, eleme ve puan yarışı) içinde barındıran omniumda ülkemizi temsil eden ve bireyselde olmasa da bu kez eleme yarışında, potansiyeli gösteren milli sporcumuz Ramazan Yılmaz umut verdi...
Ramazan Yılmaz ominumun eleme yarışı 6. bitirdi!
İlk gün, iddialı olduğu eleme yarışında çıkan Ramazan Yılmaz, iyi bir yarış çıkardığı sırada hakemler tarafından hata yaptığı gerekçesiyle elenmiş ve 2025 Avrupa’daki derecesini (10.’luk) tekrarladı. Daha iyi bir derece için çıktığını Ramazan ominumun 3. etabı olan eleme yarışında gösterdi. Ve ominumun eleme yarışı 6. sırada bitirerek, 30 puanı hanesine yatırdı. Genel klasmanda ise toplam 66 puanla, Avrupa 13.’lüğü elde etti.
Richardson başka bir seviye
Konya Velodromu’ndaki 5. dünya rekoru ise bireysel kadın takip elemelerinde geldi. Büyük Britanyalı Josie Knight 4:19.461’le yeni rekorun sahibi oldu. Bireysel erkekler sprintte de başka bir seviye olduğunu bir kez daha gösteren dünya rekortmeni Matt Richardson taktik ve tekniğini konuşturdu, finalde Hollandalı rakibine 1 yarış verse de 2-1’le Avrupa altınını boynuna astı.















