Arama

Popüler aramalar

‘’Türkiye sizi izliyor!‘’

Rosenheim’da iki gün geçirdim. Sahayı izledim, oyuncuları izledim ama en çok bir hayalin sahaya nasıl indiğini izledim. Sedat Aydemir’in yıllardır bu proje için nasıl çalıştığını, nasıl kapı kapı dolaştığını, nasıl inandığını bilen biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bu iş tesadüf değil. Almanya’daki Türk çocukları yıllardır sistemin dışında kalıyor. Yeteneği olan var ama doğru göz, doğru organizasyon yok. Rosenheim’da gördüğüm tablo bu boşluğun dolmaya başladığını gösterdi. Disiplin vardı, plan vardı, en önemlisi samimiyet vardı.

Otyakmaz’ın katkılarıyla…

Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz’ın bu süreçteki desteğini de ayrı bir yere koymak gerekiyor. Türk futboluna uzun yıllardır önemli katkılar sunan Otyakmaz’ın Sivas’ta hayata geçirdiği akademi modelinin karşılığı bugün net şekilde görülüyor. Bu vizyonun Avrupa’ya taşınması ve böyle bir organizasyonun desteklenmesi, işin değerini daha da yukarı çekiyor. Bu işin en kıymetli tarafı şu: Bu çocuklara “sizi görüyoruz” deniyor. Bazen bir oyuncunun ihtiyacı olan tek şey budur.

10 Nisan 2026, Cuma 07:00
YAZININ DEVAMI

‘’Samsun zora soktu‘’

Panathinaikos maçları ve Fenerbahçe ile oynanan Süper Kupa yarı finali eklendiğinde Samsunspor dün gece bu sezonki 41. maçına çıktı. Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek finaldeler. Süper Lig’de tehlikeli bölgenin 11 puan uzağındalar. Beşiktaş’ın ön eleme aşamasında dışarıda kaldığı, Başakşehir’in geçen yıl 24 takım arasına kalamadığı Konferans Ligi’nde ise son 16 izletiyorlar. Üstelik lig aşamasının yarısında zirvede yer aldılar. Sezon başı 1’e aldıkları Musaba’yı 3.5 ayda 6 katına sattılar.

Rotasyonu dar bir Anadolu temsilcisi olarak böylesine yoğun bir trafikte ortaya çıkan tablo bu. 27 yıl sonra Edirne ötesini görmüş bir takım için bu saydıklarımız o kadar değerli ki Rayo Vallecano karşısında her türlü olumsuz sonuçta dahi alkışı hak ettiler fazlasıyla. Yani 90 dakikayı yazmadan önce bunları hatırlatalım ve emeği geçen herkese hakkını teslim edelim öncelikle.

Rövanşta daha zor

Maça gelirsek… Baştan sona mücadeleden vazgeçmeyen bir karakter. Birkaç an dışında tam konsantrasyon ve avantajı kazanma arzusu. Karşılarında ise otomatik oyun hafızası kabul edelim ki bize göre daha güçlü bir rakip. Buraları oynamayı kulüp hafızası olarak bizden çok daha iyi bilen bir takım. Oyun kurarken tecrübe kurbanı olarak yenen 3 gole karşılık Mouandilmadji’yle fileleri havalandırmak tur için az da olsa umutlanmamızı sağladı. Elbette rövanşa kaldı çeyrek final bileti ve küçük çaplı bir mucizeye ihtiyacımız olacak İspanya’da. Elense de canı sağolsun Atatürk’lü armanın. Çünkü bu sezon fazlasıyla kabardı göğsümüz onlarla.

13 Mart 2026, Cuma 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Başakşehir tırmanıyor‘’

Nuri Şahin, kendi kurmadığı ve enkaza doğru giden bir kadro devraldı Çağdaş Atan’dan. Bugün ise ayağa kalkmış, fabrika ayarlarına dönmüş bir Başakşehir izliyoruz. Birçok oyuncunun performansının yukarı çıktığını gözlemlemek mümkün. Bunun perde arkasında muazzam bir mesai ve detaycılık var. Oyunun her anını planlı bir şekilde oynama gayretinde olan, saatlerce analizler ve taktiksel güncellemelerde bulunan Şahin, modern teknik adamlığın önemli bir örneğini sergiliyor İstanbul ekibinde.

Yenilenen futbol jenerasyonu, yeni bir jargon bekliyor hocasından artık. Güncel bir futbol dili ve çalışılanların sahada çıktığını görmek istiyor. Elbette Burak Yılmaz için de benzer şeyler söyleyebilirdik. Her şey yolundayken iki üç kendini bilmeze kızıp takımının gelişimine sekte vurmasaydı, duygusal yapısını profesyonelliğinin önüne geçirmeseydi. Ancak belli ki süreç konsantrasyon açısından ciddi şekilde etkilemiş Gaziantep’i.

Mental çöküş

Hücum aksiyonlarını mental olarak zayıf rakibi karşısında kusursuzca işleten Nuri Şahin’in takımı çabuk çabuk 3-1’e getirdi skoru. Antep 10 kişi kalınca da 5-1’lik ezici bir galibiyet geldi. Maçın istatistiklerine bakılsa aslında bu kadar büyük bir fark yok ama bir türlü oyunun içine girmeyi başaramayan KırmızıSiyahlılar, çaresizce golleri izledi.

23 Aralık 2025, Salı 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Kuzey'in kralı sona bıraktı‘’

Samsunspor bu maçtan ne sonuç alsa başımızın üzerinde koskocaman bir yeri var. Zira Konferans Ligi’nde 5. hafta maçına herhangi bir İstanbul takımımız lider çıkmış olsa ülke futbolundaki gürültüyle Samsun’un yapmış olduklarına gösterilen ilgiyi kıyaslarsak genel anlamda mahçubiyetimiz var bence Karadeniz ekibine. Elbette galibiyet alarak ilk 8 garantilemek harika olacaktı. Hele hele iç sahada daha 4. dakikada Musaba’nın şutu ile öne geçtikten sonra buna epey de yaklaşmışken fırsatı kaçırmak burukluk vermedi değil. Tabii ki sonuçtan ziyade almamız gereken derslere odaklanmak ilerisi için daha doğru olur. Özellikle ikinci yarıdaki kopuk oyuna kenardan müdahalenin gecikmesi, AEK’in bariz şekilde geçişlerde bulduğu geniş alanlarla golü çağırırken buna karşılık koyamamak Thomas Reis’in üzerine düşüneceği eksiklerdir. Çünkü tanıdığımız ve oynadığı oyuna dair bize de yorum ezberi kazandıran kompakt özelliklerinden uzaklaşan bir Samsunspor vardı bu anlarda.

Ceza çabuk kesildi!

Nitekim, otomatikleşen oyundan ne kadar şaşırırsak yolu, o denli faturanın önümüze gelme hızı da artıyor. Hal böyle olunca 2-1 kaybettik. Son maça girerken ilk yenilgi ve sadece ikinci puan kaybı. Maçtan önce, Samsun deplasmanına gelen bir Avrupalı teknik adamın, “Buradan 1 puan almak büyük başarı” dediği bir güce kavuşmak bile başlı başına Samsunspor’u ne kadar alkışlamamız gerektiğini gösteriyor. Canın sağolsun Kuzey’in kralı. Biliyoruz ki çok daha iyilerini izleyeceğiz sayende.

 

12 Aralık 2025, Cuma 07:00
YAZININ DEVAMI

‘’Başarıya giden yol, baskıyla değil vizyonla olur‘’

Türk futbolu, yıllardır çözüm bekleyen yapısal sorunlarla boğuşurken, Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) 3. Lig’de aldığı yeni bir karar tartışmaların odağına oturdu: 25 yaş üstü oyunculara sınırlama getirildi. Gerekçe açık: Genç futbolculara daha fazla şans tanımak. Ancak yöntem, tartışmasız şekilde hatalı.

Söz konusu karar, yalnızca sahadaki oyunu değil, yüzlerce profesyonel futbolcunun hayatını da doğrudan etkiliyor. Öyle ki karar sonrası Riva’da siyah kıyafetlerle toplanan futbolcuların sessiz ama çarpıcı protestosu, bu düzenlemenin sosyal ve insani boyutunu gözler önüne serdi. Bu bir maç öncesi yürüyüş değil, bir meslek grubunun haykırışıydı. Geleceği karartılan insanların sessiz isyanıydı.

Yaş Sınırı Değil, Vizyon Gerek
25 yaş üstü oyuncu sayısını kulüp başına 5 ile sınırlamak; sadece futbolcuya değil, kulübe de müdahaledir. Bu, futbolun doğasına aykırı bir mühendislik çabasıdır. Çünkü futbol, sadece gençlikle değil; tecrübeyle, liderlikle, oyun aklıyla ve saha içi dengeyle oynanır. Tecrübeli oyuncular; gençlerin gelişimine yön veren, onları saha içinde ve dışında besleyen mentorlar, rol modellerdir. Onları kenara itmek, gençleri yalnızlığa terk etmektir.

Bu karar, teknik adamların özgürlük alanını daraltırken, kulüplerin rekabetçi kadrolar oluşturma hakkını da ellerinden almaktadır. Başarı, yaşa göre değil, niteliğe göre gelir. Bu düzenleme; yetenekli ve çalışkan, ancak 25 yaşını geçmiş yüzlerce futbolcuyu sistem dışına atmak anlamına geliyor.

Niyet Güzel, Yöntem Yanlış
Genç futbolculara daha fazla şans verilmesi elbette önemli ve değerli bir hedef. Ancak bunun yolu, yaşa dayalı kısıtlamalar getirmek değil; altyapıya yatırım yapmaktan, tesisleri geliştirmekten, eğitimi öncelemekten geçer. Bu ülkede gençler forma bulamıyorsa bunun nedeni “yaşlı” oyuncular değil, eksik altyapı sistemleri, yetersiz antrenör kadroları ve günü kurtarmaya odaklı plansız yönetimlerdir.
Genç oyunculara şans vermek istiyorsak; onları nitelikli antrenörlerle eğitmeli, fiziksel ve mental olarak hazırlamalı, rekabetçi ortamlarda pişirmeliyiz. 25 yaş üstünü dışlamak, gençleri geliştirmek değil, sadece yer açmaktır. Ve boşlukla gelişim olmaz.

Çözüm Var, Yeter ki Uygulansın 1. Performansa Dayalı Teşvik Sistemi:Kulüpler, 23 yaş altı oyunculara süre verdikçe oynadıkları dakika başına maddi teşvik alabilir. Bu sistem İsveç, Norveç ve Belçika gibi liglerde başarıyla uygulanıyor. Böylece genç oyuncu oynatmak bir zorunluluk değil, rasyonel bir tercih haline geliyor. 2. Mentor Oyuncu Modeli:25 yaş üstü oyunculara “mentorluk” rolü verilebilir. Bu oyuncular; gençlerin gelişiminde rehberlik edecek, kulüplerin oyun kültürünü taşıyacak ve saha içi dengesini koruyacak figürler olur. 3. Altyapı Teşvik Sistemi:Profesyonel lisans alacak kulüpler için altyapıya yatırım, antrenör eğitimleri ve altyapıdan A takıma oyuncu çıkarma kriterleri zorunlu hale getirilmeli. Başarı burada ölçülmeli. 4. Lig Yapılarının Gözden Geçirilmesi:Alt liglerin yapısı yeniden planlanmalı, kulüplerin mali sürdürülebilirliği için federasyon destekleri artırılmalı ve genç oyuncu gelişimini önceleyen programlar hayata geçirilmeli.

Peki Avrupa Ne Yapıyor? • Almanya (3. Liga & Regionalliga):Yaş sınırı yok. Genç oyuncu teşvikleri doğrudan kulüp altyapı sistemine bağlı. Kulüplerin antrenör eğitimi, tesis kalitesi ve oyuncu üretkenliği federasyon tarafından denetleniyor. Başarılı olan kulüpler ödüllendiriliyor. • Hollanda (Eerste Divisie):Ajax, PSV gibi kulüplerin genç takımları (Jong Ajax, Jong PSV) ikinci ligde mücadele ediyor. Gençler üst düzey rekabetin içine doğrudan katılıyor. Yanlarında ise mutlaka birkaç tecrübeli oyuncu bulunuyor. • İspanya (Segunda B & RFEF Ligi):B takımlar sistemiyle gençler profesyonel deneyim kazanıyor. Aynı takımda 30 yaşında da, 18 yaşında da oyuncu forma giyebiliyor. Çünkü saha yaşa değil kaliteye bakıyor.

Saha Kaliteye Bakar, Yaşa Değil
TFF’nin bu kararı, futbolcuları “genç” ve “yaşlı” diye ayırıyor. Oysa futbol sahası bu ayrımı tanımaz. Saha, kim daha iyi oynuyorsa ona yer verir. Yaş dayatması, kaliteyi değil kimliği hedef alır. Bu karar, Türk futbolunun gençleşmesini sağlamaz; aksine futbolun doğasına müdahale ederek tüm paydaşları mağdur eder.
Futbol, adalet ister. Adalet ise fırsat eşitliğiyle başlar. 25 yaş üstü sınırı kaldırılmalı; futbolculara kariyerlerini sürdürebilecekleri adil, sürdürülebilir bir ortam sunulmalıdır. Aksi takdirde ne genç oyuncular gelişir, ne de Türk futbolu ilerler. Geriye sadece kırılan hayaller ve bitirilen kariyerler kalır.
Özetle: Niyet doğru olabilir. Ama yol yanlış.Ve yanlış yolda hiçbir hedefe varılmaz.

21 Mayıs 2025, Çarşamba 15:42
YAZININ DEVAMI

‘’Kayseri rahatladı‘’

Kayseri ve Konya’nın karşılaştığı maçta gerilim hayli yüksekti. Burak Yılmaz yönetiminde çok önceden rahatlaması gereken Kayseri son viraja sıkıntılı bir şekilde girince Konya’nın da kazanma mecburiyeti tansiyonu tavana çıkardı. Gerginlik Kadir Has Stadı’nın her yerine hakimdi adeta. Oyuncuların da bu baskıda futboldan çok stratejik bir maç oynadığını söylemek zor olmaz. Özellikle Nazon’un atılmasıyla yeni bir skandalla daha burun buruna geldik. Rakibine bariz şekilde yumruk attığı için kızardı deneyimli oyuncu. Ancak iki gün önce hakemlere ve federasyona destek açıklaması yapan Kayseri Başkanı Ali Çamlı bir anda kabadayıya dönüşerek sahaya atladı. Polisler izin verse belki Faruk Koca’dan daha fazlası yaşanacaktı. Halil Umut Meler bu maçtan sonra ne düşünür bilmiyorum ama Türk futbolunun bu yöneticilerden temizlenmesi gerektiği artık gerçek.

Kavga ve gürültüyle

Maça dönersek golü bulan 10 kişi Kayseri’ydi. Konya’nın cevabı gecikmedi. 1-1’lik eşitlik heyecanı artırırken ikinci yarıda da birer gol geldi ve maç 2-2 bitti. Konya rakibinin 10 kişi kalmış olmasını değerlendiremedi. Kayseri ise deyim yerindeyse kavga ve gürültüyle 1 puanı söktü aldı, ligde kaldı.

19 Mayıs 2024, Pazar 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Pendik hayata tutundu! ‘’

Antalyaspor’da maddi sıkıntılar olduğu artık ciddi şekilde duyuluyor. Sergen Yalçın’ın da yeni sezonda devam etmemek üzere opsiyonunu kullanmama kararı almasındaki en büyük faktör bu. Ayrılacak oyuncu sayısı oldukça fazla. Durum böyle olunca Pendikspor gibi kazanma mecburiyeti olan bir rakibe karşı hiç karakter koyamadılar. Çoğu oyuncu ‘bitse de gitsek’ modundaydı. Takımı 10 kişi bırakan Van de Streek’in de ülkesine dönme acelesi bu yüzden. Konuk takım ise ara transferdeki hamlelerini tabelaya bir türlü yansıtamamanın sıkıntısını yaşayarak son 4 maça geldi. Pendik maçı da dahil tüm maçlarını da kazansa yine rakiplerine bağlı kalacak Pendikspor... O yüzden işleri çok zor. Badou Ndiaye’nin yaptırdığı akılalmaz penaltıyla geriye düşerek havluyu atmak üzere ringin kenarına da geldiler ama Thiam’ın VAR kontrolüyle gelen uçurumun kenarından geri çevirdi İbrahim Üzülmez ve öğrencilerini.

Mucizeye ihtiyaçları var

Halil Akbunar’ın devre bitmeden önce takımını öne taşımasıysa sıkıcı bir ikinci yarının habercisiydi. Çünkü Antalya zaten gerek teknik ekibiyle gerek ise oyuncuylarıyla kafada bitirmiş sezonu. Skoru çevirmek gibi bir düşüncelerinin olmayacağı belliydi. Nitekim öyle de oldu. Maç 2-1 Pendik’in galibiyetiyle bitti. Küme düşme potasının en zayıf halkası olan Pendik için dirilişin fitilini ateşleyen bir galibiyet olmak zorunda. Zira tek beraberlik yaşarak 3 maçtan 7 puan alsalar dahi ligde kalmaları hala mucize.

07 Mayıs 2024, Salı 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Başakşehir ters gelir‘’

Çağdaş Atan’ın Başakşehir kariyeri sancılı başladığı kadar iyi devam ediyor. Yeni nesil teknik adamlar içerisinde oyunu bir plan dahilinde oynamaya çalışan isimlerden birisi. Yani ülke futbolu içerisinde sabır gösterilmesi gerekenlerden. Göreve geldiğinde inşa etmeye başladığı oyun anlayışını kusursuza yakın işlemeye başladığı bir dönem içindeyiz. En önemli özelliği oyun dinamizmi. Fiziksel kalitesi oldukça yüksek bir takım ortaya çıkardı genç hoca. 7 maçlık yenilmezlik serisinde ise takım savunması çok net öne çıktı. Defans 4’lüsünün hepsi oyun kurmakta, atak yönlendirmekte kalite koydular ortaya. Fenerbahçe’nin ön alan baskısına karşı belki de topla oyun kurma becerisi en ciddi takım olarak sahaya çıkacaklar. Zaten topu 2. bölgeye taşıdıktan sonra geniş alan oyuncularını çok iyi kullanarak sonuç üretebiliyorlar. Deniz Türüç, Ömer Ali ve Figueiredo bu anlamda Fenerbahçe savunmasını zorlayacak isimler.

Taktiksel detaylar değerli

Fenerbahçe’ye karşı olmasa da İsmail Kartal’a en ters gelen takım Başakşehir. Teknik adamlık kariyerinde en fazla yenilgiyi onlara karşı yaşadı. Diğer yandan Çağdaş hocanın da bugüne kadar Fenerbahçe’ye karşı ligde galibiyeti yok. Taktiksel detayların fazlaca değerli olduğu bir maç bizi bekliyor.

24 Ocak 2024, Çarşamba 06:59
YAZININ DEVAMI