‘’Aynı hatayı tekrar yapmaz‘’
Ligin son iki haftasına en yakın rakibi Fenerbahçe’nin 4 puan önünde lider giren Galatasaray şampiyonluğa çok yakın ve 50 bin taraftarı önünde üst üste 4. zaferini bu akşam ilan etmek istiyor. Geçtiğimiz hafta Samsunspor’a deplasmanda 4-1 gibi ağır bir skorla yenilen Okan Buruk’un takımı elindeki fırsatı iyi değerlendirememişti. Rakibi karşısında son derece kötü bir oyun ortaya koyan Galatasaray, rehavete kapılmanın bedelini ağır ödedi. Samsunspor karşısında hiçbir varlık göstermeyen lider, futbolda ciddi olmadığın ve sahaya en iyi performansını yansıtmadığın zaman karşısında kim olursa olsun kazanamayacağını bir kez daha tecrübe etti. Galatasaray bu kez taraftarını da arkasına alarak sahip olduğu büyük avantajı iyi değerlendirmek istiyor. Camia olarak şampiyonluğa odaklanan Aslan bu karşılaşmaya geçtiğimiz haftanın aksine büyük bir konsantrasyonla çıkacaktır.
Torreira yüzünü güldürdü
Hafta boyunca yapılan antrenmanlarda ilk 11’ini bulmaya çalışan Okan Buruk son kararını maç günü verecek. Savunmanın sağında Sallai formaya en yakın aday olsa da Boey de önemli bir alternatif durumunda. Savunmada da benzer bir durum söz konusu. Son haftaların formsuz ismi Sanchez yine bir adım önde olsa da Singo da göreve hazır bir şekilde şans bekliyor. Buruk’u en fazla zorlayacak bölge ise orta saha olacak. Sakatlığı nedeniyle Sara’nın oynamayacağı kesin. Ağrıları nedeniyle takımla antrenmanlara hiç katılmayan Lemina’nın da oynaması zor. Başarılı teknik adam için ise Torreria’nın bir sorununun olmaması tek sevindirici durum olarak gözüküyor. Okan hocanın orta alan seçimleri maçın kaderini belirleyen en büyük unsur olacak.
Ciddiyet olmazsa olmaz...
Geçtiğimiz hafta yaşanan hezimetin ardından taraftarının önünde şampiyonluk turu atmak isteyen Galatasaray’ın bu kez aynı hataya düşmeyeceğini düşünüyorum. Antalyaspor da ligde kalabilmek adına her ne kadar hayati bir maça çıkacak olsa da SarıKırmızılılar taraftarının itici gücüyle mutlu sona ulaşacaktır. Tabii ki bunun için de ciddiyet ve konsantrasyon şart.
‘’Futbolda rehavete yer yok‘’
Fenerbahçe derbisinde alınan skordan öte maç boyunca ‘bu ligin en iyi ve en güçlü takım benim’ mesajı son düdüğe kadar hissedildi. Bu şaşalı galibiyet sonrası Samsun deplasmanında şampiyonluğun ilan edilmesi bekleniyordu. Kazanan takımı bozmayarak çıkan Okan Buruk’un bu tercihi mantıklıydı. İlk bölümde disiplinli ve motive bir görüntü sergileyen Galatasaray, Yunus’un ayağından bulduğu golle öne geçmeyi de başardı. Skoru erken bulan Buruk’un takımı, ‘kazandık ve şampiyon olduk’ havasına girdi.’ Aslında bu durum sezonun özeti gibiydi. Okan Buruk’un öğrencileri rakiplerine gereken ciddiyeti göstermediği her karşılaşmada benzer sorunları yaşadı. Bazı rakipleri cezayı kesemese de Samsunpor liderin karizmasını çizdi. Sahadaki durum o kadar kötüydü ki 4-1’lik skor Galatasaray adına ucuz atlatılmış bir durumdu.
Dersler alınmamış
Daha önce kaybedilen birçok maç sonrası ‘gereken dersleri alacağız’ diyen Okan hocanın aslında dersine çalışmadığı bu 90 dakikada görüldü. Oyuncularını böylesi maçlara bir türlü motive edememesi de Buruk’un çözmediği sorunlardan biriydi. Derbi sonrası şampiyonluk kutlamalarının başlaması ve devamında Rams Park’ta taraftara açık antrenmanla devam eden süreç konsantrasyonu tamamen bozdu. Fenerbahçe maçı sonrası kutlamalardan çok da memnun olmadığını dile getiren Buruk’un daha büyük bir organizasyona neden izin verdiğini anlamak da zor. Antalyaspor’u kendi evinde ağırlayacak olan Galatasaray çok büyük ihtimalle şampiyonluğa taraftarı önünde ulaşacak. Son yıllardaki hegemonyasını bir şampiyonlukla daha taçlandırmaya çok yakın olan Buruk ve takımının önümüzdeki sezon için şimdiden dersine çok iyi çalışması gerekiyor.
Yeni bir omurga şart
Son üç yılı zirvede tamamlayan ve dördüncü şampiyonluk için gün sayan Galatasaray bu başarıya kurduğu sağlam kadro ile ulaştı. Dört sezon önce büyük bir atılım ile güçlü bir omurga kuran Cim Bom yıldız transferleri ile de gücüne güç kattı. Bu başarılı yapılanma içerisinde zaman zaman bekleneni veremeyen isimler olsa da fotoğrafın genelinde yüksek bir verim alındığı kesin. Üç sene üst üste kazanılan şampiyonluğun yanı sıra Ziraat Türkiye Kupası’nı ve Süper Kupa’yı da müzesine götüren Galatasaray son olarak Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalin kapısından döndü. Fakat özellikle bu sezon ortaya çıkan tablo gösteriyor ki artık yeni bir yapılanmanın zamanı geliyor. Eşyanın tabiatı gereği değişim ve dönüşüm kaçınılmaz. Önemli olan bunu doğru zamanda yapabilmek. Galatasaray için de doğru zamanın kazanılacak dördüncü şampiyonluk sonrası olduğunu düşünüyorum. Manevi doyuma ulaşmaya başlayan kadronun miadını doldurduğunu söylemek yanlış olmaz. Dengeli bir değişim süreci yaşanması durumunda bu başarılı durumun daha uzun yıllar sürmesi sürpriz olmaz.
‘’Ayrılıklar da sevdaya dahil‘’
Galatasaray, Liverpool’a elenerek Şampiyonlar Ligi’ne veda ederken çeyrek final kapısından döndü. Alınan 4-0’lık yenilgi her ne kadar ağır ve üzücü olsa da Sarı-Kırmızılılar için asıl üzücü olan Lang ve Osimhen’in sakatlıkları oldu. İki oyuncu da son derece ciddi ve uzun sürebilecek sağlık sorunları yaşadılar. Tabii ki hemen hemen her Galatasaraylı’nın aklındaki soru belli. Bu iki ismin yeri nasıl dolacak? Lang’ın sahalara dönüş tarihi Osimhen’e oranla daha kısa süreceği için Okan Buruk bu bölgeyi daha kolay idare edecektir. Fakat Osimhen için aynı şeyi söylemek mümkün görünmüyor. Ligin son bölümüne yetişme ihtimali olan yıldız oyuncunun eksikliği fazlasıyla hissedilecek gibi.
Güven vermiyor
Nijeryalı oyuncu her ne kadar golcü kimliğiyle ön plana çıksa da saha içerisindeki dinamizmi ve hırsa ile adeta takımı için itici güç durumunda. Okan Buruk’un bu bölgedeki eksikliği kapatmak için aslında elinde Icardi gibi çok önemli bir golcüsü var. Fakat yıldız oyuncunun son dönemdeki form düzeyi ve ruh hali güven vermekten uzak. Yedek kalan ve zaman zaman ikinci alternatif dahi olamayan Arjantinli yıldız mutsuzluğunu çok da gizleme gereği duymuyor. Takım sevinçlerinde geri planda duran hatta bazen katılmayan, oyuna girmekte isteksiz olan Icardi’ye, Okan Buruk’un formayı vermesi çok kolay değil. Fakat yıldız oyuncunun Buruk’la kazanılan ilk iki şampiyonluktaki katkısı asla unutulmamalı. Attığı ve artırdığı gollerle başarıdaki en büyük paya sahip olan Icardi belki de bir çok küçük çocuğun da Galatasaraylı olmasını sağladı. Arjantinli, sadece saha içinde değil dışında da büyük hizmetler verdi. Buna karşın Galatasaray da oyuncusuna her zaman sahip çıktı.
Yine başrolde olmalı
Yaşanan uzun sakatlık sürecinde başta Okan hoca ve başkan Dursun Özbek her anlamda Icardi’nin yanında oldular. Yıldız golcü aynı desteği özel hayatındaki zor günlerinde de gördü. Yani hem Galatasaray hem de Icardi bir birine çok şey kattı. Muhtemel odur ki sezon sonu bir ayrılık yaşanacak. Gelinen bu noktada sözleşme yenileme konusunda iki taraf da istekli olmayacağa benziyor. Fakat şimdi asıl önemli olan bu ayrılığın unutulmayacak güzellikte olması. Yani şampiyonlukla. Bunun için de Icardi tekrar sorumluluk alıp tıpkı ilk iki sezonda olduğu gibi başrolde olmalı. Bu da tamamen onun elinde olacak. Şimdiden Galatasaray’ın efsaneleri arasına giren Mauro güzel bir şekilde hatırlanmak için yine ‘Aşkın Olayım’ şarkısını sezon sonuna kadar tüm Galatasaraylılar’a söyletmeli. Eğer bu birliktelik sezon sonunda bitecekse mutlu bir ayrılık olmalı. Çünkü ayrılıklar sevdaya dahildir.
‘’Oyuna giremedik‘’
Şampiyonlar Ligi son altı turu rövanş maçında Liverpool’a konuk olan Galatasaray mücadeleye beklenen on biri ile çıktı. İngiliz ekibi mücadeleye ön bölge presi ile başladı. Karşılaşmanın ilk düdüğü ile yarı alanımıza yerleşen Liverpool kanat ortaları ve duran toplarla kalemizde gol aradı. Slot’un takımı maalesef aradığı gollü duran top organizasyonundan bulurken savunmamız adam paylaşımı konusunda sınıfta kaldı. Bu golle ev sahibi daha cesaretlense de Buruk’un takımı orta alanda dengeyi kurmaya çalıştı. Fakat geriden oyun kurarken yaptığımız pas hataları üçüncü bölgeye geçmemize engel oldu. İlk yarı boyunca büyük baskı altında kalan temsilcimiz, Salah’ın uzatma dakikalarında kaçırdığı penaltı sonrası soyunma odasına 1-0 yenik giderken bu skor hiç de fena değildi!
Dönen toplar sorun oldu
Liverpool ikinci yarıya aynı iştahla başalarken maalesef biz aynı konsantrasyonda değildik. İngilizler 52 ve 54’te iki golle farkı üçe çıkartırken savunmamız çok acemice hatalar yaptı. Defansımızın uzaklaştırmaya çalıştırdığı hemen hemen bütün topları kapan Kırmızı-Beyazlılar bu yarıda baskısını iyice arttırdı. Salah 62. dakikada skoru 4-0’a getirirken aslında söylenebilecek çok da bir şey kalmamıştı. Bu devrede de takım olarak bir tepki koyamazken sonuç bizim için kaçınılmaz oldu. İngiltere’de rakibine karşın ilk maçın aksine her anlamda geride kalan kalan Galatasaray çeyrek final kapısından döndü. Özellikle ikinci yarı gösterdi ki bu arenada ufak gibi görünen hatalar büyük problemler çıkartıyor. Bu sezon Avrupa’da çok önemli galibiyetler alan Okan Buruk ve takımı kendi ligine dönerken bu macerada akıllarda kalacak birçok güzel anı bıraktı.
‘’İşin sırrı takım olmak‘’
Başakşehir’i 3-0 yenerek en yakın iki takipçisi ile puan farkını yediye çıkartan Galatasaray, şampiyonluk yolunda çok büyük bir avantaj yakaladı.
Son derece zorlu bir fikstürden geçen Sarı-Kırmızılılar'ın maç trafiğine bakılınca aslında bu süreçte rakipleri ile aradaki farkın kapanması sürpriz sayılmazdı.
Fakat Okan Buruk’un takımı bu döneme son derece formada ve konsantre girdi.
Mücadele ettiği her kulvarda rakip ayırt etmeksizin aynı ciddiyeti ve güçlü oyununu sahaya yansıtan Galatasaray, bileğinin kolay kolay bükülmeyeceğinin mesajını verdi.
Tabii ki bu durumda güçlü ve derin bir kadronun kurulmuş olmasının payı büyük. Ama kaliteli ve geniş bir kadroya sahip olmanız her zaman hedefinize ulaşacağınızı göstermez.
Zirveye çıkmak ve orada kalabilmek için bir takım olmanız gerekir. Bunun için de hem teknik heyete hem de futbolculara önemli görevler düşüyor. Özellikle de yıldız oyunculara...
Okan Buruk forma adaletini sağlayarak tüm takımın güvenini sağlamış durumda. Yedek kulübesinde forma şansı bekleyen kariyerli oyuncular da Buruk’un kararlarına saygı duyup sırasını beklemeyi kabul etmiş durumda.
Belki de başarının en büyük nedeni de bu.
Şampiyonluk dansı...
Bununla beraber kadronuzdaki yıldız isimlerin sorumluluk alması belirleyici unsurlardan biri.
Osimhen, Sanchez, Barış Alper, Abdülkerim, Lemina, Torreria gibi oyunun kaderine direkt etki edebilecek kapasitedeki isimlerin maç ayırt etmeksizin kazanmak için sahaya her şeylerini koyması Buruk’un işini bir hayli kolaylaştırıyor.
Gerek Şampiyonlar Ligi, gerek Süper Lig, gerekse de Türkiye Kupası’nda galibiyete doymayan, hep daha iyisini isteyen Sarı-Kırmızılar'ın başarılı olması aslında son derece olağan bir durum.
Başakşehir maçındaki bir görüntü adeta her şeyi özetler nitelikteydi.
Takıma ara transfer döneminde katılan Nhaga’nın golü sonrası farkı üçe çıkartan Galatasaray’ın gol sevinci, takım içerisindeki bağın, sevgi ortamının ve birlikte oynamaktan ne kadar keyif alındığının ispatı gibiydi.
Genç oyuncunun gol sonrası kenara koşup Lemina, Singo ve Osimhen ile yapmış olduğu dans, Galatasaray'ın neden başarılı olduğunu gösteriyor.
Bu dans belki de şampiyonluk dansı olacak.
Bir takımda forma adaleti, kaliteli kadro ve bir aile ortamı varsa başarılı olmak hiç de zor olmuyor.
‘’Rotasyon değil ciddiyetsizlik‘’
Konya deplasmanından 2-0’lık yenilgiyle dönen Galatasaray şampiyonluk yarışındaki tüm kredisini tüketti. Hatta ligdeki yakın tarihli maçlarına bakılınca Sarı-Kırmızılılar için işlerin zorlaştığını söylemek doğru olur. Juventus zaferinin ardından alınan bu ağır mağlubiyet aslında Galatasaray’da yazılı olmayan fakat hep tekrar eden bir kural haline dönüştü. Şampiyonlar Ligi öncesi ve sonrası Okan Buruk’un takımı puan kaybederken kazandığı maçlarda dahi son derece kötü bir oyun ortaya koydu. Bu durumun en büyük sebebi rehavet ve ‘nasıl olsa yeneriz’ düşüncesinin getirdiği ciddiyetsizlik elbette. Bu maçlarda yapılan rotasyonu ise tablodaki en düşük etken olarak görüyorum. Özellikle Galatasaray’ın Konyaspor karşısındaki kadrosuna baktığımızda yine sahada yıldızlarla dolu bir ilk on bir görüyoruz. Hatta buna sonradan oyuna dahil olan isimleri de eklemek gerekir.
Bedeli ödememek için
Rakibinden üç dört gömlek üstün bir oyuncu grubuna sahip olan Sarı-Kırmızılar’ın sahadaki başarısızlığının temel sebebi ciddiyetsizlik. Okan Buruk’un Konya karşında eleştirebileceğim tek tercihi Osimhen’in yokluğunda Barış Alper’in yedek kalması olur. Çünkü Osimhen gibi ön alan baskısını başlatan ve fizik kapasitesi yüksek bir isim yoksa bu açığı kapatacağınız kişi Barış Alper olabilirdi. Öte yandan Buruk’un bazı maçlarda yine farklı kadrolarla sahaya çıkıp oyuncularını dinlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü elinde son derece geniş ve kaliteli bir kadro var. Giren-çıkan oyuncular arasında şu anda büyük bir kalite farkı yok. Sonuçta bu kadro planlaması bu sebeple yapıldı. Büyük bir avantaj kaybeden Buruk ve öğrencileri bu kez gereken dersi almalı. Sahada gereken ciddiyeti göstermezsen sezon sonunda bedelini şampiyonluktan olarak ödersin.
‘’Aslan favori‘’
Ligin ilk yarısını en yakın rakibi Fenerbahçe’nin üç puan önünde lider kapatan Galatasaray zirveyi rakibine kaptırmadı. Son haftalarda gerek üst üste gelen sakatlıkların ve cezalı oyuncuların fazlalığı gerekse Afrika Kupası’na giden isimlerin oluşu SarıKırmızılılar’ın sahaya ideal kadrosundan uzak çıkmasına neden oldu. Bu olumsuzluklara rağmen ciddi bir problem yaşamayan Okan Buruk’un takımı beklentileri karşıladı.
Şimdi ise hedef Süper Kupa. Trabzonspor ile yarı final mücadelesinde Gaziantep’te karşılaşacak olan Galatasaray’da eksik oyuncuların çoğu takıma döndü. Buruk’un elinde artık daha fazla oyuncusundan yararlanabileceği bir kadro var. Başarılı hoca için en büyük handikap Osimhen’in milli takımda oluşu olsa da Eren, Kaan, Uğurcan ve Lemina göreve hazır durumda.
Başlangıçta risk almaz
Fakat yine de Buruk’un sakatlıktan yeni dönen ve maç eksiği olan isimleri ilk 11’de değerlendirmesi sürpriz olur. Okan hoca bu mücadelede ilk bölümde risk almaktan kaçınacaktır. Her kulvarda olduğu gibi bu kupada da kazanmayı isteyecek olan tecrübeli hocanın güçlü rakibi karşısında alışıla gelmiş oyun anlayışından ve taktiksel dizilişinden taviz vermeyeceğini düşünüyorum. Güçlü kadrosu ile kupayı hedefleyen Galatasaray’ın finale ulaşması sürpriz olmaz. Özellikle de Trabzonspor’da çok önemli oyuncular eksikken...
‘’Şampiyon taviz vermedi‘’
Haftalar öncesinden şampiyonluğunu ilan eden Galatasaray ligin son maçında Başakşehir’i konuk etti. Okan Buruk beklendiği gibi yedek ağırlıklı bir kadro ile sahaya çıkarken, Muslera ve Mertens son kez SarıKırmızılı forma ile ilk on birde yer aldı.
Mertens kilidi açtı
Mücadele karşılıklı faullerle başlarken, bu sertlik ilerleyen dakikalarda da sürdü. Sarı-Kırmızılılar ilk bölümün ardından oyunun kontrolü kendinde tutmayı başardı. Galatasaray 15. dakikada ‘VAR’ incelemesinin ardında penaltı kazandı. Atışı kullanan Mertens topu ağlara gönderdi: 1-0. Sarı-Kırmızılılar 25’te Mertens ile gole bir kez daha yaklaştı. Başakşehir ön bölgede baskı yapmak istese de konuk takım orta alanda çoğalamadı. Buruk ve öğrencileri oyuna yön veren taraf olmayı başarırken, soyunma odasına Mertens’in penaltı golü ile 1-0 önde gitmeyi başardı.
Osimhen golle kapattı
Başakşehir ikinci yarıya Ba-Deniz değişikliği ile başladı. 50. dakikada Ömer Ali kafayı vurdu, Muslera son anda yaptığı müdahale ile gole izin vermedi. Konuk takım bu yarıda daha fazla ön bölgede kaldı ve pozisyon aradı. 65. dakikada Ahmet uzaktan sert vurdu, kaleci son anda çıkarttı. 67’de ise Galatasaray bu kez Osimhen’le gole yaklaştı fakat sonuç alamadı. 70’ten sonra oyunda tempo düşmeye başladı. 81. dakikada Kaan ortaladı, Osimhen kafayı vurdu farkı ikiye çıkarttı: 2-0. Bu gol maçın da skoru olurken, Galatasaray sezonu üç puanla kapattı ve şampiyonluğunu perçinledi.















