Arama

Popüler aramalar

‘’Kazanma baskısı!‘’

Set oyunlarında ısrar edip orta ya da şut yağdırma yerine topu elde tutup kontrollü hücumları tercih eden Beşiktaş yine de pas hızı düşük kaldığı için rakip savunmada gedik açıp, alan yaratmakta zorlandı. Çözümü de iki stoper Oğuzcan Çalışkan ile Wellington’un uykuya daldığı anda pas nitelikli Rıdvan Yılmaz ortasında Abraham’ın antrenman rahatlığındaki kafa vuruşuyla buldu. Ardından top devre bitene kadar ağırlıklı olarak Beşiktaşlılar’ın ayağında öylesine dolandı durdu. İİkinci devre başlangıcında Keçiören biraz öne çıkınca Beşiktaş da aradığı alanları bulmaya başladı. Ve 55’e gelindiğinde Beşiktaşlı çok sayıda oyuncunun ayağına değerek gezdirilen top tıpkı ilki gibi ancak bu kez Taylan Bulut’un pas nitelikli ortasıyla El Bilal Toure tarafından boş kaleye atılan ikinci kafa golü olarak ev sahibi hanesine yazıldı.. Ardından net bir oyun hakimiyeti, atılmaya ramak kalan ancak kaçan goller, bir tane daha atılan gol, iyi bir antrenman ve toparlanmaya çalışan bir takım görüntüsü...

Doğru çalışmak...

Üstelik takımın ilk 11’indeki dört oyuncu alt yapıdan yetişme ve bir de 19 yaşında yeni transfer. Aslında yapılması gerekenler gün gibi ortada ama kazanma baskısı zamana yayılması gereken gelişmeyi her adımda tırpanlıyor maalesef. Yine de takımlar arasındaki güç farkını ihmal ederek söylemek gerekirse Beşiktaş, hem kendi hem de ülkedeki nice takım için ilham alıp ilham verebileceği bir maç oynadı. Bundan sonrası gelişmek için ısrarla çalışmak dahası ‘Doğru çalışmak’tan geçiyor. Bir de şu Rafa Silva sorununu çözebilmeleri gerekiyor elbette.

16 Ocak 2026, Cuma 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Zor oldu ama kazandı‘’

Yerleşik hücumda düşüne taşına yapılan paslaşmalar ceza sahası içi ve çevresine yerleşen ev sahibini yerinden oynatmaya yetmeyince gol girişimleri çoğunlukla şut az sayıda altı pas içi etkinliği olarak kaldı. İİkinci devrede de şutlar, ortalar devam ettikçe etti. Direkten dönenler, kaleciyi hedefleyen şutlar, sağlı sollu ortalara nafile kafa vuruşlarıyla antrenman tonu sürüp giderken Matteo Guendouzi sonrası bir parça hareketlendi Fenerbahçe. Bu arada 77’de Yeni Çarşılı Arif Emre Eren golü atabilse acaba maç başka bir hale evrilir miydi, merak konusu. Ve nihayet 82’de Anderson Talisca maç başladığından bu yana sürdürdürdüğü arayışı o klasikleşen vuruşuyla nihayete erdirdi. Zor oldu ama kazandı Fenerbahçe. Ve emin olun, “Bu takıma en az 3 transfer lazım”cılara gün doğdu. Öyle ya haklı olduklarını daha hangi maçla somutlayacaklardı, değil mi?.

Tribünler bomboş!

Bitirirken şunu da not düşelim… “Futbolun marka değeri” dillerden düşürülmez ama ülkenin en büyük metropolünün göbeğindeki 13 bin 797 kapasiteli güzide stadyumun çoğu maçta olduğu gibi yine tribünleri bomboş! Neden? Çünkü Yeni Çarşı ev sahibi! Bir imzayla çoğu şeyin şıpın işi değişebildiği ülkede şu kadarını halledememek!.. Ne vardı şu maçı herkes izleyebilse ve bunların çoğu Fenerbahçeli olsa? Yeni Çarşı oyuncuları kendilerini daha iyi hissetmez miydi sizce?

15 Ocak 2026, Perşembe 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Guendouzi farkı‘’

Kerem Aktürkoğlu ile Anthony Musaba’ya karşı Barış Alper, Yunus Akgün ve Leroy Sane ya görünmeme ya da ‘‘top ezme’’ konusunda adeta yarışa tutuştu! Haliyle gittikçe sertleşen rüzgar da hesaba katılınca iş şuta kalmıştı ki o da Matteo Guendouzi’den geldi. O pozisyonda Galatasaray’ın orta sahadaki jeneratörü Lucas Torreira ilk topa gidince Guendozi’ye yetişmekte bir ayak boyu geç kaldı ve takımı aleyhine olanlar oldu! Maç başında ‘’takımı yadırgadığı’’ belli olan Guendouzi ilerleyen dakikalarda atak başlangıçları konusundaki marifetlerini hissettirmeye başlayınca Fenerbahçe sahaya daha bir güvenli yayılmaya başladı.

Hem de bu çağda!

İkinci devrenin başındaki gol ve artan rüzgarı da arkasına alan Fenerbahçe hem ‘’güvenlik ayarı’’nı hem de ‘’fırsat kollama modu’’nu açtı. Dolayısıyla tempoyu iyice düşürüp rakiplerinin yükseltmesine de izin vermeyecek biçimde top çevresinde çoğalıp durdular. 65’te de aradıkları fırsatı Levent Mercan’la buldularsa da biraz rüzgar biraz yağmur ama fazlasıyla hücuma yerleşememe sorunları nedeniyle golü atamadılar. Sona doğru sık sık ‘’kas sakatlığı’’ nedeniyle duran maç Fenerbahçe’nin belirlediği ritimle nihayete erdi. Son bir not... Ligde de sık sık yaşıyoruz ama ‘’dijital gösteri çağı’’nda bir maç nasıl 2 dakikadan fazla geç başlayabiliyor, anlamak mümkün değil?

11 Ocak 2026, Pazar 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Tahmin edilebilir bir oyun izledik‘’

Son 5 maçında sadece iki beraberlik alabilen Samsun bu maça üstelik biri Fenerbahçe’ye geçmiş 3-4 önemli oyuncusundan eksik çıkınca ilk devre tahmin edilebilir bir oyun izledik. Samsun ele geçirdiği topları tempoyu düşürebilme adına sadece savunma yapmak için saklarken Fenerbahçe eşit oranda elde tuttuğu topları ısrarla hücuma taşımaya çalıştı. Karşılığında bir gol buldu iki şutu direkten döndü.

Eski Samsunlu Anthony Musaba üzerinden attıkları gol de kurgusal olarak bir gece önceki Galatasaray golllerini çağrıştırıyordu. Devamında golü atan Kerem Aktürkoğlu hücum alanında daha paylaşımcı olmayı düşünüp takım kolektifine katılsa ilk devre skoru daha farklı da olabilirdi. İkinci devre başlangıcında Fenerbahçe ön alan baskısı yapıyor görünse de girişimler sadece topa temastan uzak ‘Gölge baskı’dan öteye geçmedi.

Maçı sorgularlar

Haliyle Samsun oyun kurulumunda rahatlamış göründü. Ancak onlar da oluşan alanlara topu aktarmayı beceremedikleri gibi kenara indiklerinde de Milan Skrinniar üzerine yersiz ortalarla nadir ataklarını eritip, tükettiler. Maç ‘Tam bir orta saha mücadelesi’ olarak durgun akıp giderken Musaba halı saha golüne benzer bir gol daha attırdı Jhon Duran’a ve maç bitti. Devamında Fenerbahçeli oyuncular daha uygun pozisyonda arkadaşları varken neden bu kadar yersiz şut denediler, bilinmez. ‘Herhalde Domeneco Tedesco ekibiyle bu durumu sorgular’ diye düşündüm maç biterken.

07 Ocak 2026, Çarşamba 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Sağ gösterip sol vurdular!‘’

Maç önünde Okan Buruk’un 10 kilo fazla olmasına atıfla ‘’Bu normal, para da sende oyuncular da’’ mealinde konuşan Fatih Tekke takımının savunmada bekleyip fırsat kollayacağı da tahmin edilirdi. Arkadan Davinson Sanchez önünde İlkay Gündoğan’ın oyun kurulumuyla ilk devreyi ağırlıklı olarak sağ tarafı zorlayarak yüklendi Galatasaray. Amaç rakip savunmanın sağ tarafını boşaltmak olarak planlanmış olmalı ki iki golü de sağdan taşıyıp soldan golle tamamladılar. ‘’Belki Trabzon’un ikinci devre için bir planı vardır’’ diye düşünenler vardı kuşkusuz. Üstelik Galatasaray stoperlerinin ‘’uyuduğu’’ 55. dakikada Felipe Augusto ile golü de buldular ancak oyunun hakimi Galatasaray Yunus Akgün’le skor mesafesini kısa sürede yeniden korumaya aldı.

Boş tribün hatası!

Maçın ardından ‘’Takımlar arasında büyük kadro farkı var’’ diyecekler olacaktır. ‘’Oyuncu’’yu ‘‘oyun’’a tercih eden memleketimizde bu tez büyük kalabalıklarca her daim teveccüh görür. Ancak tez kısmen doğru olsa da bu aynı zamanda Galatasaray teknik ekibinin 4 sezonluk gayretini hiçe sayma anlamını da taşır, değil mi!. Ve son not... Antep’te tribün çoğunluğunun Galatasaray’da olacağını öngörmek için ‘’sosyolog’’ olmaya gerek yoktu! Kameraların karşındaki tribünler onlara ayrılsa ve ‘’boş tribün’’ görüntüsü ortadan kaldırılsa fena mı olurdu?

06 Ocak 2026, Salı 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Transferler belirleyici olacak‘’

Eksikleri dolayısıyla özellikle yedek kulübesi daha ‘Boş’ görünen Fenerbahçe neyi ve var neyi yok sahaya sürmüştü. Gerçi Beşiktaş da geri kalır durumda değildi ama yine de yedek kulübesinde kimi maçlarda 11 görmüş oyuncu sayısı ev sahibine göre fazlaydı. Koca devrede iki gol olmasına rağmen ‘Futbol oynandı mı?’ diye soracak olursanız çoğumuzun yanıtı ’Hayır’ olurdu sanırım. Fenerbahçe’nin topa oynayıp baskı kurmaya gayret ettiği fakat kuramadığı ilk yarıda Beşiktaş buhranlı geçirdiği başlangıç vakitlerini sağ salim atlatınca, sakinledi. Nihayetinde kendi rutininde akan maçta Tammy Abraham’ın önüne bıraktığı topu Vaclav Cerny şutladı ve gol… Aynı Abraham bu kez Kerem Aktürkoğlu’nun serbest vuruşunda niyeyse Mert Müldür’ü çekti ve VAR’dan penaltı. Futbol adına az şey gördüğümüz devre 1-1 bitti ama eğer arada hocalara olan biteni sormuş olsaydılar muhtemelen, ‘Rakibe pozisyon vermedik’, ‘Final paslarında daha iyi olsaydık…’, ’Oyuncularımla gurur duyuyuyorum’ benzeri cümleler duyacaktık…

Arayışlarına devam etti

İkinci devre Beşiktaş ilkinden farklı olarak oyuna ’Tavır koyunca’ maç da şenledi. 55 ila 57 arasında Fenerbahçe kalecisi Tarık Çetin üst üste kurtarışlar yaparak takımını oyunda tutarken Beşiktaş arayışları sürüp gitti. Ve hatalı Fenerbahçe pası bu kez Milot Rashica’dan Cerny’e ulaştı, yine gol. Gol de bir stoper olan Jaden Oosterwolde’nin ayakta kalmak yerine kayarak müdahale çabasının sonuçlarını da hep birlikte görmüş olduk. Beşiktaş’ın rakibine göre daha iyi göründüğü ve maçı kazandığı bir ikinci yarı izledik. Şimdi ligin ikinci devresine Beşiktaş neler yapıp, nasıl hazırlanacak göreceğiz. Görüldü ki, takım tıkır tıkır oynuyor ama yine de biliyoruz ki transfercilerin sallayacağı bayrakların rüzgarı çok Eurolar uçuşturacak…

24 Aralık 2025, Çarşamba 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Bunca eksiğe rağmen...‘’

Gerçi gol önce Kasımpaşalı Mamadou Fall’ün kontrol edemediği top kaybıyla başladı. Ardından Barış Alper Yılmaz topu süreklerken bir başka hata John Espinoza’dan geldi! Kasımpaşalı oyuncu topa kapmak için ‘Kestirmeden’ koşmak yerine topu değil alanı kontrol edecek koşuyu yapsa belki Yunus Akgün’e ulaşmayacaktı top! Ama futbolda bu tür ’Bileşik hata’lar oluyor işte. 25 dakika sonrası maçta biri ciddi bir kaç girişimde bulunan Galatasaray’da da Kasımpaşa rakip kaleci Günay Güvenç’i uzaktan dahi olsa göremedi! İkinci devre de Galatasaray’ın arayıp durduğu ancak Kasımpaşa’nın takım olarak kapanmasına bağlı olarak durağanlık için de akıp gitti. Maçı anlatan Ali Ferahbot, ‘İki teknik adamın da bir an olsun oturduklarını görmedim’ dedi bir ara. Okan Buruk’u anladım, takımı gayret gösterip arıyordu ancak Emre Belözoğlu neden oturmamıştı acaba? Maç böyle bitmeyecekti, belliydi.

Estirdikçe, estirdi

Yunus’un, Attila Szalai’ye baskısından Gabriel Sara’ya geçen top onun vuruşunda adeta bir ‘Yapay zeka’’ görüntüsünde gol oldu. Gol oldu olmasına da ‘Sözleşme gündemli’ haberle piyasayı sıcak tutan golcü Mauro Icardi ‘yokları oynarken’ son anda yine golü buldu. O golün de pasını atan ve taraftarının hayli mağdur ettiği Barış Alper ise maç boyu estirdikçe estirdi. Kasımpaşa mı? Onlar da bizim gibi izleyip durdu. Beri yanda Galatasaray nice tartışmaya nice eksiğine rağmen devre arasına ciğerlerine doldurarak girdi!

22 Aralık 2025, Pazartesi 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Yolu çok uzun‘’

Lakin unutulmasın ki çoğu ilk yarı buna yakın geçiyordu ve bu verimsizlik sadece “gedikli oyuncu” yokluğuna bağlanmamalı. Böylesi oyunların ardından teknik adamlar, “Rakibe pozisyon vermedik” diye rahatlatıcı ifadeler kullanmayı yeğlerken eklemeyi de ihmal etmez; “Girdiğimiz iki pozisyon var, birini gol yapsaydık...” Oysa futbol bu tür faraziyelerden pek hoşlanmaz. Bu oyun takımdan antrenmanda çalışılanları sahada yapmayı talep eder ki, dün ilk yarı en azından kazanmak zorunda olan Beşiktaş’ta buna dair ciddi işaretler göremedik. Esasen ilk devre tam da Rize’nin istediği gibi tamamlandı. Çünkü artık onlar da ikinci devre kontratak ya da “geçiş oyunu” fırsatları için maç süresini kısaltmış oldular.

Vasata yakın

Nitekim ikinci devreye güçlü başlayan Rize oldu. Üst üste geliyorlardı ama beklenmedik bir “geçiş”le golü bulan Milot Rashica’yla ev sahibi oldu! Devamında karşılıklı olarak dengesi olmayan girişimler olsa da tercih sorunları nedeniyle gol çıkmadı. Uzatmadaki Rize baskısına karşın Ersin Destanoğlu’nun çıkardığı özellikle bir top maçın süslerinden biri oldu. Ersin takımının maçı kazanmasındaki başat aktör olduğuna göre Beşiktaş’ın yolu hayli uzun demektir. Neticede iki takım da ilk devreyi ihmal edip ikinci devreyi baz alarak konuşursak ülke vasatının üzerine çıktı demeyelim ama en azından çıkmaya gayret etti.

21 Aralık 2025, Pazar 06:59
YAZININ DEVAMI