‘’Darısı Süper Lig'e‘’
Her halde soyunma odasında uyarı aldı ki, sakinleşti ve birazda toparlandı. Sestak, Mustafa ve Fassel, Fenerbahçe defansına usanmada baskı yaptı. Sarı – Lacivertliler zorunlu yan paslarla topu 2. Bölgeye geçirmek için zorlandı.
Aykut hoca Orhan Şam’a kupa maçlarında sürekli şans verdi. Orhan ise ayağına gelen kısmetlerin kıymetini bilmedi. Ne zaman patlama yapacak. İki bilinmeyenli denklem adeta. Bursasapor iskelet kadrodaki oyuncuları dinlendirmek için farklı bir 11’le sahadaydı. Buna rağmen maça tutunma ve mücadele olarak iyi çizgisine yakın kaldılar. Yeni transfer Edu, Yeşil – Beyazlı ekibe ciddi güç katacağını gösterdi.
Fenerbahçe ikinci bölümde ağırlığını hissettirdi. Salih performansıyla göz kamaştırdı, adrese paslar gönderdi. Takım savunmasına tam destek veren genç oyuncunun direkte patlayan füzesinin çerçeveyi bulmaması tribünleri bayağı üzdü. Sow’la Semih’in birlikte oynaması Fenerbahçe’yi hücumda daha dinamik gösterdi. İkili birbirlerini tamamlamada uyum içindeydi. Keyifli maçta Carson’u yediği 2. Golü izlemeyenler çok şey kaçırdı. Semih’le İbrahim arasında bilardo topu gibi gidip gelen meşin yuvarlağı Carson önleyeyim derken kendi kalesine bıraktı. Kornere tokatlayabilir, olmadı altı pasa indirip kontrol edebilirdi.
Fenerbahçe kupada dörtte dört yaparak işi garantiye aldı. Aykut Kocaman son 15’e girildiğinde altyapıdan Beykan’a jest yaptı. Genç futbolcu hocasını mahçup etmeyip jeneriklik bir gol attı. Tribünler ağlara giden topa müthiş sevgi gösterisi ile karşılık verdi. Ancak Beykan’ın ağabeyleri tarafından omuzlara alınması çok anlamlı bir tabloydu. Fenerbahçe’nin kupa maçları daha heyecanlı aynı zamanda gollü geçiyor. Darısı Süper Lig’e.
‘’Kocaman kararlı‘’
İlk gün beklenmedik bir tempo vardı. Geçmişte kamplar hafif dozda çalışmalarla başlar, sonra program zorlaşırdı. Fenerbahçe maksimum seviyede başladı. Biraz Salih sarsılsa da oyuncu grubu antrenmanı rahatlıkla sonlandırdı.
Dün topla yükleme formülü uygulandı. Her futbolcu meşin yuvarlaklı antrenmanları çok sever. Aykut Kocaman böyle çemberlerden çok geçtiği için bu yolu kullandı. Mücadele, dripling, kısa ve uzun deparların çok olduğu program sonlandığında futbolcular da bitmişti. Doğal bir görüntüydü aslında. Teknik patronun keyiften ağzı kulaklarındaydı. Yorgunlukla birlikte iyi antrenman yapmanın mutluluğu oyuncuların yüzüne yansımıştı. Salih ve Meireles arasında bir fark yoktu. Recep’le Sow arasında da. Tek amaç verileni programı yüzde yüze yakın uygulamaktı. Fenerbahçeli futbolcular bunu yaptılar.
Aykut Kocaman dünkü sohbet toplantısında oyunculardan başarıya gidecek sinerjiyi aldığını söyledi. Biz antrenmandan zevk aldıysak Aykut hoca daha fazlasını görmüştür. Oyuncu grubundaki bu hırs ve inanç Aykut hocayı oldukça etkilemiş ve yeniden işine dört elle sarılmanın önün açmış. Fenerbahçe, Belek kampının ilk günlerinde ikinci yarıda çok başka olacağının mesajını verdi. Aykut Kocaman da başarı için inançlı ve kararlı. Yönetim takımın yanında. Taraftar da bu orkestraya katılacak. İnanmak başarının yarısı olduğuna göre, Sarı-Lacivertli ekipteki bu ayaklanma mutlaka lige yansıyacaktır.
‘’Bildiğim Kocaman...‘’
Taraftar tepkisi camianın Aykut Kocaman’ın görevi bırakmasını istemesi, ikinci derecedeki sebeplerdi.
İstifa süreci Kasımpaşa maçından sonra başladı. Alex’in kadro dışı bırakılıp, sözleşmesinin feshedilmesi ikinci basamak. Bu olaylar sırasında Aykut Kocaman görevi bırakmıştı. Başkan Aziz Yıldırım ve futbolcular kararlı bir tavır koyarak Kocaman’ı tekrar Samandıra’ya çekmede başarılı oldular.
Karabük yenilgisinden sonra Aykut Kocaman, durumunu açıklarken çok kararlı gözüktü. Ancak hemen ardından Fenerbahçe Yönetimi istifayı kabul etmediğini duyurdu. Futbolcular yine Samandıra’da hocalarının etrafında duvar örüp, “Bırakma bizi” diyerek adeta yalvarmışlar. Aslında bu duruma düşecekleri yerde Karabükspor karşısında mücadele edip Aykut Kocaman’ı istifaya zorlamasalardı daha iyi olurdu. Dayanma gücünün kalmadığını dile getirip, görevi bırakan tecrübeli teknik direktörün geri dönüşü imkansız gibi. Tanıdığım Aykut Kocaman bu karardan dönüş yapmaz. 3 Temmuz sürecinde inanılmaz bir duruş sergileyen, hem teknik adam, hem de yönetici kostümü giyen Aykut Kocaman’ın çok yıprandığı kesin. Onun için “Sen bizim Kocaman gururumuzsun” diyenlerin istifa çağrısı yapması Aykut Kocaman’ı en çok yıpratan nedenlerden biri olmuştur.
Samandıra’dan son çıkan haber Aykut Kocaman’ın, istifa kararını bir kez daha gözden geçireceği şeklinde... Ama ben geri döneceğine pek fazla ihtimal vermiyorum.
YALÇIN TÜRK
‘’Yedeklerin işi zor‘’
Teknik patron Aykut Kocaman'ın da bu yönde bir telkinde bulunduğunu sanmıyorum. Orhan devre arası gereken uyarıyı almış olmalı ki ikinci yarıda geriye oynamaktan vazgeçti.
Fenerbahçe maça hareketli başladı, Sivasspor'u kendi sahasında kalmaya zorladı. Salih ve Selçuk'tan başlayan ataklar, isabetli pas trafiği etkili pozisyonlara dönüşemedi. Bunun nedeni final paslarının düştüğü yerlerde Sivassporlu futbolcuların bulunmasıydı. 20'nci dakikadan sonra ibre konuk takım lehine döndü. Gereksiz arkaya pasların yanı sıra Krasiç, Stoch ikilisi çizgilere takıldı ve topun ayaklarına gelmesini beklediler. Mehmet Topuz ile Selçuk'un top kayıpları da Sivasspor'un işini kolaylaştırdı. Sivasspor sakin, ayağa hızlı toplarla pozisyon aradı. Ceza alanı çevresine çok rahat inip Sivasspor'da Erman Kılıç, Kadir ve Chahechouhe son vuruşlarda etkili olamadılar.
Aykut Kocaman mecburiyetten Sow-Baroni ikilisini oyuna dahil etti. Sivasspor yapılan değişikliklere göre paylaşımda gecikince Baroni bu zaafı affetmedi. Aykut Kocaman, Krasiç'i kazanmak için her maç şans veriyor. Sırp oyuncuda ise gelecek için umut gözükmüyor. Mehmet Topuz uzun süre oynamadığından dolayı pas ayarı alışkanlığını kaybetmiş. Stoch hala geçen yılki performansını aratıyor. Aykut Kocaman devre arasını iyi değerlendirip yedekleri hazır duruma getirmek zorunda. Yoksa 3 kulvarda aynı kadroyu kullanmak sıkıntı yaratır. Bu arada Salih'in hakkını vermek lazım. Genç futbolcu top kullanımlarında hatalar yapsa da Mert'le birlikte Fenerbahçe'nin en isteklisiydi. Kumaşı iyi, oynayıp tecrübe kazandıkça Fenerbahçe'ye daha faydalı olacak.
Fenerbahçe Ziraat Türkiye Kupası gruptaki ilk maçını 2-0 kazanarak iyi bir başlangıç yaptı. Ligin yanı sıra kupada da iddialı olduğunu gösterdi.
‘’Fenerbahçe şaşırttı‘’
Fenerbahçe’nin oyun şablonunda merkezde görev alan futbolcular sistemin önemli taşları. Bu pozisyonda oynayan Meireles ile Mehmet Topal görev yaptı. Karşılaşmanın genelinde iki tecrübeli isim vasat çizginin üstüne çıkamadı. Orta sahanın kontrolüne katkı yapmadıkları gibi, Fenerbahçe’yi öne doğru çıkarma gayretleri de yoktu. Sarı Lacivertli ekipte sadece ön liberolar kötü değildi. Baroni, Gökhan, Caner ve hatta Sow bile beklentilerin gerisinde mücadele ettiler.
Galatasaray kendi taraftarının önünde olmanın avantajıyla daha sakin ve kontrolüydü. Pas trafiğinde Fenerbahçe gibi telaşları yoktu. Top kayıpları da Sarı Lacivertlilere oranla daha azdı. İlk yarıda ki skor üstünlüğü, Galatasaray’a daha garantili oynama fırsatı verdi. Top çevirip baskı bindirmelerle skoru büyütmek için hücuma çıktılar. Buna karşılık yenik durumda olan Fenerbahçe rakibini zorlayacak havada değildi. Baskı kuramadılar ve Galatasaray defansını hataya zorlayacak girişimleri organize edemediler. Seçer, Krasiç ve Stoch takviyeleri de Fenerbahçe’yi havaya sokmadı.
Maçtan önce Fenerbahçe’nin bu tempoda oynayacağı söylense kimse inanmazdı. Sarı Lacivertliler son yılların en kötü Galatasaray derbisini yaşattı tesbiti abartı olmaz. Meireles’in kart gördükten sonraki haraketleri tecrübesine ve kariyerine yakışmadı. Halis Özkahya ya da bir parantez açmakta yarar var, Meireles’i attığı pozisyondan bir dakika önce Portekizli ye yapılan faulü görmedi. Sezer’e neden sarı kart gördüğünü de anlıyamadım.
‘’Fenerbahçe adım farkıyla‘’
Mehmet Topal ile Meireles’in merkez paylaşımına Baroni’nin de destek çıkması şart. Bu durumda Sarı-Lacivertliler’in ikinci bölgedeki ağırlığı daha da perçinlenir.
Pas, pas, pas... Fenerbahçe bu eylemde çok ısrarcı. Aykut Kocaman topun Fenerbahçe’de kalmasına çok önem veriyor. Ancak defans ile orta saha arasındaki mesafeyi daraltma da sıkıntı yaşanıyor. Kuyt, Caner ve Cristian, Mehmet Topal ve Meireles’e yaklaşıp top isterse bu açılmayı ortadan kaldırır. Çabuk ayağa pas hamleleri de etkili ataklara dönüşür. Orta alandaki hareketlilik yardımlaşmayı kolaylaştırır. Aynı zamanda rakip ceza alanı çevresinde çoğalmanın önünü açar.
Galatasaray’ın forvet silahları sayısal anlamda Fenerbahçe’den daha önde. Buna karşılık Sarı-Lacivertliler’in de savunma tarafı formda. Bekir, Hasan Ali, Gökhan ve Mehmet Topal milli takımın savunma iskeleti. Yobo tecrübesi ve Meireles var. Kuyt adeta enerji deposu. Takım savunması bağlamında Fenerbahçe’nin ezeli rakibine oranla bariz üstünlüğü var. Bir de Volkan Demirel farkını unutmamak gerekir. Umut Bulut ile Burak Yılmaz çok formda. Ama Sow da istim üstünde...
Fenerbahçe Arena’ya moral yönden de önde çıkacak. Ziraat Türkiye Kupası’nda 1461 Trabzon’a elenen Galatasaray’daki moral motivasyon sıkıntısı Fenerbahçe adına küçümsenmeyecek bir avantaj. Galatasaray bu açığı taraftar desteğiyle kapatmaya çalışacak. Genele bakıldığında Fenerbahçe derbiye ezeli rakibinden daha rahat çıkacak. Fenerbahçe tribünlere kulakları tıkayıp, artılarını 90 dakikalık performansa yayma başarısını gösterirse, Seyrantepe’den Samandra’ya kazanan taraf olarak dönebilir.
‘’Rakibe saygı...‘’
Tam tersi, Sezer 60-70 metre alan kovalayıp, top çaldı. Kuyt, geri pasların tümünde kaleciye pres yaptı. Önceki maçlarda kendini yere bırakan Krasiç, bu kez rakipten gelen müdahaleler sonrasında çimlere düştü. Rekora giden Hasan Ali, Ziraat Türkiye Kupası maçında da iyi savunma yaparken, bindirmelerin tümünde vardı. Meireles, merkezi en iyi şekilde toparladı. Defansif yardımcısı Selçuk, her zaman yanında oldu.
Fenerbahçe takım olarak İzmir temsilcisini ciddiye aldı. Bu “asla bir kaza olmasın” endişesi ya da korkusundan değildi. Rakibi küçümsememenin, Saracoğlu’na yansımasıydı. Galatasaray derbisi öncesinde Fenerbahçe adına yararlı bir deneme maçıydı. Seyir zevki anlamında tribünler keyif aldı.
Yılların Göztepe’si Fenerbahçe karşısında elinden geleni yapmaya çalıştı. Katı defansı, sertliği hiç düşünmediler... Güçleri oranında mücadele ederek, temiz bir 90 dakika çıkardılar. Tabi, bu maç Galatasaray mücadelesi için kesinlikle ölçü olmaz. Ancak, sahada görev alan Fenerbahçeli oyuncuların disiplinleri, maça asılmaları ve karşılaşma boyunca tempo yapmaları en çok teknik direktör Aykut Kocaman’ı sevindirmiştir.
İki gol atıp, bir golün de pasını veren Sezer, Fenerbahçe’nin öne çıkan ismiydi. Genç Recep de, sonradan girmesine rağmen ilk golünü Göztepe’ye attı. Kupa maçında “toparlandım, geliyorum” havası estiren Krasiç de şık bir gol atarak dünkü olumlu performansının meyvesini aldı.
‘’Fener'de şaşırtan düşüş!..‘’
Bir Kayserispor yükleniyor, sonra Fenerbahçe cevap veriyordu. Ev sahibi, özellikle yabancıları ile organize olup, Volkan'ın koruduğu kalede tehlikeler yarattı.
Fenerbahçe, klasik kadro ve sisteminden taviz vermedi. Orta saha oyuncularının, defans bölgesiyle kopukluk yaşaması, ilk yarının en belirgin eksiğiydi. Ayrıca pas alış-verişinde öncelikli tercihler geriye doğru yapıldı. Dikine oyun düşüncesinin eksikliği, pozisyon yaratmada da engel oldu.
Meireles, durgun ve yorgun gibiydi. Baroni, tam kapasitenin uzağında kaldı. Kayserispor defansı ilk yarıda çakılı oynamayı tercih etti. Nunes, Silva ve Nikolas'ın yanı sıra Sefa da bu üçlüye katılarak gol için çaba harcadı.
İkinci bölümde heyecan yükseldi. Baroni kaçırırken, Volkan yüzde 100'leri çıkardı. Fenerbahçe, durgun moddan dinamizme geçebilse, maçı kopartabilirdi. Nedense Sarı - Lacivertliler kendi oyunlarına tempo veremedi. Bölgelerin kopukluğu Fenerbahçe savunmasında sıkıntı yarattı. Hücum çıkışlarında kaybedilen toplar nedeniyle, defans az adamla ve dengesiz yakalandı. Yılların tecrübesi Bobo, bu durumu affetmedi. Fenerbahçe için "maç gitti" derken, duran toptan Kuyt, mucize bir gol yarattı.
Fenerbahçe çıkışa geçmişken, Kayserispor deplasmanında inanılmaz bir şekilde kötü bir futbol ortaya koydu. Sarı - Lacivertli ekipte "şu oyuncu iyiydi", deme şansımız olmadı. Kayseri'de Fenerbahçe 1 puan kazandı. Eğer 3 puan kazansaydı, ezeli rakibi Galatasaray'la puan puana olacak, büyük bir avantaj yakalayacaktı...