Arama

Popüler aramalar

‘’Havlu atmak üzereydi!‘’

Fenerbahçe’nin evet önemli eksikleri var ama daha önemlisi ciddi bir özgüven sorunu var takımda. Kazanmayı çok istiyorlar ancak bu istekle oynadıkları futbol örtüşmüyor. Bana göre en büyük zaafları takım savunmasında inanılmaz kırılganlar. Dün gece Samsunspor, neredeyse birbirinin kopyası 2 gol atarken, 2 tane yine hızlı hücumla gol pozisyonu yakaladı atamadı. Orta alanda Guendouzi, bütün açıkları kapatmaya çalışıyor ama nereye kadar…

Kante dünyanın en iyi orta sahalarından birisiydi ama şimdi değil. Oysa Kante’den maçı kazandıran oyuncu olması bekleniyor. Fransız yıldızın böyle bir özelliği yok yani. Ama alınırken öyle bir sansasyonel hava yaratıldı ki sırf bu sebepten gerçek ihtiyaç olan golcü alınmadı. Dün gece ilk yarıda şunu net gördük ki Fenerbahçe’nin savunma ve forvet sorunu var bu yanlış transfer politikasının sonucu böyle bir tablo ortaya çıktı. Kısaca taraftarı karamsarlığa iten bir ilk yarı oynadı Fenerbahçe… İkinci yarıda reaksiyon göstermesi beklenen Sarı-Lacivertliler’in beklentinin altında kaldı. Özellikle Tedesco hamlelerle bütün tuşlara basarak skoru değiştirme çabalarına rağmen sadece baskı vardı.

Takibe devam

Samsunspor ise bu baskıya direnç gösterirken, panik yapmadı ve ayağa toplarla Fenerbahçe’nin tempo yapmasını önledi. Dün gece şunu net gördük Samsunspor golcü forvet açısından Fenerbahçe‘den daha zengindi. Fenerbahçe’de Guendouzi’nin yarısı kadar diğer futbolcular performans gösterse belki de istenilen sonuç alınabilirdi ama Samsunspor’u tek bir futbolcunun gayretiyle yenmek biraz zordu. Ama futbol böyle bir şey. Hakem bitiş düdüğünü çalmadan maç bitmiyor. Önce Nene ateşledi ardından Sidiki Cherif uzatmalarda attığı golle inanılmaz bir golle takımını galibiyete taşıdı. Unutulmaz maçlardan birini izledik Kadiköy’de belki de Fenerbahçe beraberliğe razıyken şampiyonluğa havlu atacağı bir maçı son saniyelerde iki genç yıldızıyla lehine çevirdi ve takibe devam dedi…

09 Mart 2026, Pazartesi 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’10 kişilik mücadele!‘’

Her maçın başka hikayesi vardır, hele bir derbiyse bambaşkadır. Dün gece de iki büyük takımın düellosü vardı Tüpraş Stadı'nda. Maç öncesi çok şey konuşulur ama son sözü sahada futbolcular söyler her zaman. Lider Galatasaray çok önemli bir virajı hasarsız geçmek istiyordu, Beşiktaş ise son haftalardaki performansı ve yeni transferlerin göze girmesiyle evinde 3 puanı alabilecek güçteydi. 45 dakikaya baktığımızda sahaya iyi yayılan ve baskıya rağmen topa sahip olan telaş yapmayan bir Galatasaray izledik. En çok merak edilen, 'Orta alan üstünlüğü kimde olur?' sorusunun net cevabı Galatasaray rahatlıkla diyebiliriz. Özellikle Torreira, tam bir pas istasyonu oldu ve savunma ile forvet arasında bağlantıyı çok iyi sağladı. Siyah-Beyazlılar özellikle kanatlarda hücumdan çok savunma yapmak zorunda kaldı ve ister istemez ofansif anlamda yetersiz kaldı. Galatasaray’da Sane kritik pas hataları yaparken kaptırdığı toplarla takımına sıkıntı yaşatırken Osimhen'in golünde yaptığı şık asistle kendini affettirdi diyebilirim.

Anlamsız bir faul!

İkinci yarıya Galatasaray skor avantajıyla başladı ama 60. dakikada hesapları bozan Sane’nin kırmızı kartı oldu. Tecrübeli isim, takımını anlamsız bir faulle 10 kişi bırakınca konuk ekip adına çok gergin ve zor bir 30 dakika hatta uzatmalarla 40 dakika oldu. Artık tamamen savunma yapan ve 1-0’ı korumaya çalışan Galatasaray’da sahneye Uğurcan çıktı. Başarılı eldiven, sayısız kurtarışla Beşiktaş’a gol izni vermedi. Gerçekten 10 kişi kalarak mücadele etmek kolay değildi. Okan Buruk yorulan takımı savunma ağırlıklı hamlelerle ayakta tutmaya çalıştı ve şampiyonluk yolunda çok değerli bir 3 puanla sahadan ayrıldı.

08 Mart 2026, Pazar 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Artık hata lüksü yok‘’

İnişli-çıkışlı bir grafik çizen Fenerbahçe, kupada yoluna devam etmek için kazanmak zorunda olduğu bir maça çıktı. Tedesco’nun hastalığı nedeniyle yine takımının başında olmayışı bir handikaptı. Teknik direktöründen yoksun çıktığı Antalyaspor karşılaşmasında kenar yönetimin yetkisizliği, haklı eleştirileri de beraberinde getirmişti. Tabii ki bu maçın sonucu, sadeçe Fenerbahçe’yi ilgilendirmiyordu, ev sahibi ekip için de önemliydi üstelik.

Kendi sahasında beraberliğin yeterli olması, karşılaşmayı daha çekişmeli hale getirdi ister istemez. 3-1-4-2 düzeninde sahaya yayılan Fenerbahçe, forvet hattında değişken bir yapı içinde farklı isimlerden gol aradı. Aslında maça atak başlayan, gole yaklaşan taraf Gaziantep olsa da Fenerbahce önce oyunda dengeyi kurdu sonrasında da Musaba ile öne geçmeyi başardı. Her ne kadar sahaya bir kupa 11’i çıksa da Fenerbahçe'de dikkat çeken en büyük eksiklik, net bir golcüsünün olmaması. Belki bu açığı farklı ofansif rotasyonlarla telafi eder gibi gözükse de bu açık sezon sonuna kadar sorgulanacak gibi.

Moralsiz geldi, moralli döndü

Oysa oyun olarak disiplinli, agresif bir takım var sahada. Bence önemli bir artı ama hedefi şampiyonluk olan Fenerbahçe’nin bundan sonra lig bitimine kadar puan kaybına tahammülü olmadığını düşünürsek her maçı final niteliğinde olacak. İkinci yarıda Sidiki Cherif ile gelen 2. gol, Sarı-Lacivertliler'i iyice rahatlattı. Tabii ki bu golde aslan payını Kerem Aktürkoğlu’na yazmak lazım. Tecrübeli forvet nefis asistiyle al da at dedi genç golcüye. Özetle Fenerbahçe, maç öncesi ligdeki puan kayıpları nedeniyle moralsiz geldiği Antep’ten hem moralli hem hem de galibiyetle dönüp kupada yola devam dedi.

05 Mart 2026, Perşembe 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Radikal kararlar‘’

Hem Avrupa’da hem de ligde yoluna devam eden Galatasaray dün gece Alanyaspor karşısında zorlanma ihtimali olan bir maça çıktı. Nitekim ilk yarıda bunu çok net gördük ve Alanyaspor etkili hücumlarla Galatasaray savunmasını fazlasıyla zorladı. Okan Buruk kadroda yorulan yorulan oyuncuları düşünerek bazı isimleri ilk 11’in dışında tutarken Sallai ve Yunus gibi isimleri de ufak tefek sıkıntıları nedeniyle kadroya almamıştı. İlk yarıda topa hakim olan ve set oynamaya çalışan taraf Galatasaray gibi gözükse de 3. bölgede gol alanlarında istediklerini yaptırmayan bir Alanyaspor vardı. Orta alanda bütün yükü Torriera’nın üzerine bırakan Buruk’un adeta 4-1-5 oynatma düşüncesi ister istemez top rakipteyken sıkıntı yarattı. Tabii ki bu sorunun yaşanmasına sebep isim Sara’ydı. Brezilyalı oyuncu belki çok koşuyor ama bal yapmayan arı misali hatalı paslarıyla takımı oyundan düşürdü. Artık ilk yarı beraberlikle biter derken Boey’nin golüyle soyunma odasına önde gitti ev sahibi ekip...

Geliyorum dedi

İkinci yarının başında geliyorum diyen Alanya'nın golü geldi çünkü bu savunma anlayışıyla bu maçı gol yemeden bitirmesi mümkün görünmüyordu. Dün gece anlayamadığım şuydu; bir takım oyunun bir tarafını iyi oynar ama Galatasaray iki tarafta da yetersiz kaldı. Neyse ki gecenin yıldızı bitmez tükenmez enerjisiyle Torriera takımı adına her şeyi yaparken bir de gol atıp Galatasaray’ı öne geçirdi. Sonuçtan bağımsız Okan Buruk kadroda daha radikal kararlar almalı. Bu kararların içinde oyuncu da olabilir oyun taktiği de diyebilirim. Çünkü bugünden sonra sezon sonuna kadar zorlu bir fikstüre giriyor. Bazı oyuncuların bu dönemin hâlâ farkında olmadığını düşünüyorum gösterdikleri performansla. Aksi halde bu oyun sürdürülebilir değil, sonu hayal kırıklığı olur.

Son söz röportajında söylediği gibi Victor Osimhen gerçekten bu takımda kalbiyle oynuyor, dün gece de bunu ispatladı ve Torriera’dan sonra geceye damgasını vuran isim oldu

01 Mart 2026, Pazar 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Favori olan kazandı ama!‘’

Trabzon’da tribünler boştu. Bilet fiyatlarının en düşüğünün 950 lira oluşu, ayrıca tribünlerin aldığı ceza! Boş tribünler nedeniyle mi Trabzonspor maça motive olamadı. Gerçekten koskoca bir 45 dakikada ev sahibi adına, Onuachu golünün dışında olumlu söyleyebileceğimiz bi aksiyon yoktu. Öte yandan ligde son sırada bulunan Karagümrük hadlerini bilerek güçlerini sahaya yansıtmaya çalıştılar ve ofansif anlamda Trabzonspor’a göre daha etkiliydiler. Nitekim bu ofansif istek bir de beraberlik golü getirdi. 3 Stoperle sahaya çıkan ama Batagov’u sol bekte oynatan Fatih Tekke, dün gece Ozan Tufan’ı savunmanın sağında oynattı. Daha önce de bu bölgede oynamış olan Ozan, Onuachu’nun kafa golünde nefis bir orta yaparak tecrübesini gösterdi. İkinci yarının hemen başında üst üste duran toplardan gelen iki kafa golü, devre arasında futbolcuların soyunma odasında Fatih Tekke’den gereken mesajları aldıklarının göstergesiydi!

Eleştirim skordan ziyade...

Özellikle sakatlıktan çıkan Zubkov’un yerini almasıyla kanatlar çalışmaya başladı. Ancak bu hareketlilik rakip ceza alanında etkili olmaya yetmedi sadece baskı vardı. Karagümrük açısından bakarsak ilk yarı bitimi soyunma odasına umutlu girdiler ama ikinci yarıda gelen erken goller sonrasında puan alma şansları bir anlamda tükendi. 90 dakikanın özeti favori olan kazandı ama ev sahibi adına 3 kafa golünden başka yazacak bi şey bulamadık. Belki rakip son sırada motive olmak zordur denilebilir ama ben bu görüşe pek katılamıyorum. Eleştirim skordan ziyade oyuna, gol pozisyonu açısından daha zengin bir maç beklerdim...

28 Şubat 2026, Cumartesi 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Kötü oyunla yüreklendirdik‘’

Böyle bir ilk yarı bekliyor muydunuz derseniz, bekliyordum. Çünkü rakibin İstanbul’da aldığı 5 gollü yenilgiden sonra kaybedecek bir şeyi kalmamış bir takım olarak oyuna böyle başlaması çok normaldi. Nitekim baskının yanı sıra sertlik dozunu bilinçli olarak artırıp Galatasaray’ı sindirmeyi başardılar. Özellikle hücumlarda uzun toplarda dönen topların hepsini hemen hemen Juventuslu oyuncular kazandı.

Açıkcası yediğimiz baskıdan çıkmayı başaramadık ve gol geliyorum dedi. Özellikli geriden çabuk çıkıp topu kanatlara taşıyan ev sahibi ekip yan ortalarlarla gol pozisyonları ararken son vuruşlarda başarılı olamayınca uzun süre maçı golsüz götürdük. Ancak ilk yarıyı yine de istediğimiz gibi bitirmeyi planlarken Sanchez’in bu seviyeye yakışmayacak hatası sonucu gelen penaltı ve soyunma odasına 1-0 yenik girdik.

Utanılacak futbol

Kısaca iyi bir ilk yarı oynamadık, Allah’tan Uğurcan kalesinde başarılı kurtarışlarla geçit vermedi. Bizim için kötü olan oyunumuzla rakibi yüreklendirdik… İkinci yarının hemen başında rakibin 10 kişi kalmasıyla büyük bir avantaj yakaladık. Ama gel gör ki sanki 10 kişi biz gibiydik resmen ezildik. Nitekim 10 kişiyle 2. golü bulan Juventus karşısında gerçekten utanılacak bir futbol oynadık. Ardından rakibin coşkusu 3. golü de getirince demoralize olan Galatasaray adeta sahada tel tel döküldü. Bu maçın uzatmalara kalmasına sevindiysek ortada dramatik bir durum var demektir Galatasaray adına.

26 Şubat 2026, Perşembe 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Bu zafere bu sonuç!‘’

Juventus’a, Rams Park’ı dar eden Galatasaray rotasyonlu kadrosuyla çıktığı Konya deplasmanında ilk yarıda sıfır çekti. Hadi oynamayanları anladık ama devamlı oynayanların hali neydi. Kısaca akıllar salı günkü maçta kalmış. Juventus maçı sonrası maç yazımda Yunus’tan 10 numara olmaz demiştim. O görüşümü de revize edeyim, burada da olmaz. Yunus Akgün ya kanat oynar ya da kulübede oturur çünkü orta alanda sadece oynar gibi yapıyor ve takıma zarar veriyor. Peki, dün ilk 45 dakikada sadece Yunus mu kötü oynadı? Elbette hayır. Trabzonspor’un bana yaramaz diye gönderdiği Konyaspor’un sol kanadında Arif ve Olaigbe ikilisine karşı Bayern Münih forması giymiş iki isim Boey ve Sane bir tane kanat akını yapamadı. Hal böyle olunca kanatların yok, orta alanın zayıf ve rakibin baskısından devamlı kaleci Uğurcan’a dönüyorsa koca bir ilk yarıyı çöpe atıp soyunma odasına giden bir Galatasaray izledik. İlk giden bir Galatasaray izledik. İlk yarının bir başka yıldızı, çok kötü yönetimiyle Atilla Karaoğlan... Türk hakemliğinin Avrupa’da neden olmadığını başarıyla gösterdi!

Hocaya yazar

İkinci yarıda 3 değişiklik yapan Okan Buruk’un hamlesi bir nebze olsun hareket getirse de rakip ceza alanında yine de aradığını bulamadı. Bu arada ilginç bir gol iptali izledik. Sane’nin şutunda ‘VAR’ ne gördü gerçekten merak ettim. İlhan Palut, ‘Önce durdurdum şimdi de galibiyet zamanı’ dedi ve önce Kramer sonra Bardhi’yi oyuna alarak hedefi 3 puan olarak değiştirdi. Nitekim bu düşüncesini hayata geçiren gol duran toptan geldi. Gecenin özeti, Juventus zaferinin üzerine ne bu futbol ne de bu sonuç yakışmadı Galatasaray’a bence… Bu mağlubiyet Okan Buruk’a yazar çünkü koskoca bir ilk yarıyı anlamsız bir kadro değişikliği yüzünden heba edersen, ikinci yarı paniklersin ve tuzla buz olursun. Konyaspor’u kutluyorum, oyunun başından sonuna kadar taktik disiplinle oynadılar ve hak ettikleri bir 3 puan aldılar.

22 Şubat 2026, Pazar 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Unutulmaz gece‘’

Şampiyonlar Ligi’nde ilk 16 mücadelesinin ilk ayağında evinde avantajlı bir skor için sahaya çıktık. Kağıt üzerinde güç dengelerine bakarsak Juventus tercih ettiğimiz bir rakipti. Ama gerçekçi olmak lazım, bu ligde seviye başka ve vitesi ve oyun kalitenizi yükseltmeniz gerek. Okan Buruk herkesin tahmin ettiği bir 11 sahaya sürerken, biraz iç saha kadrosu diyebiliriz. Aslında başlangıç olarak istediğimiz gibi golle başladık öne geçtik ancak öne geçmenin tadını çıkaramadan beraberlik golünü kalemizde gördük. Yediğimiz golün küçük bir analizini yaptığımızda Barış Alper’in acemice yediği çalımla başlayan atak savunmayı da oyundan düşürdü ve Juventus’un golü geldi.

Toparlanmaya başladığımız anda bu defa sahanın etkisi ismi Yunus kaptırdığı topla başlayan atak ve 2. golü ağlarımızda gördük. Aslında bu dakikaya kadarki görüntü Lemina olmayınca manzara bu dedirtti. Çünkü bu seviyede top rakipteyken de karakter koyacaksınız, temaslı oynayacaksınız, sadece top bizdeyken yetmiyor. İkinci yarı aynı 11’le sahaya çıkarken, Okan Buruk sanırım hamlesini oyunun gidişatına bırakmıştı. Lang ile gelen beraberlik golü umutlarımızı tekrar tazeledi ve hem çok güzel bir dakikada. Psikolojik üstünlüğü yakaladığımızda oyunsal anlamda da havamızı bulduk ve duran toptan gelen Sanchez golü ile de öne geçtik.

Rehavet yok

Açıkçası ilk yarıda ligde bir rakibe karşı gibi oynarken, ikinci yarıda rakibimiz Şampiyonlar Ligi’nde olduğunu anladık bana göre. Okan Buruk’un, 70 dakika Yunus’u oyundan tutması da düşündürücüydü. Öne geçtikten sonra rüzgarı arkamıza alırken Juventus‘un 10 kişi kalması bizim için büyük bir avantajdı… Geceye damgasını vuran Lang attığı gollerle mücadelesiyle taraftarın gönlünde taht kurdu. Bu maçın ikinci ayağı da var, rehavete kapılmak yok. Ancak ikinci yarıdaki ciddiyetimizi İtalya’da sahaya koyarsak bu skor avantajıyla turu geçip ilk 16’da yolumuza devam ederiz. Boey ile gelen 5. golle tarihi bir gece yaşarken tebrikler Galatasaray, tebrikler Okan Buruk, tebrikler taraftar.

18 Şubat 2026, Çarşamba 06:59
YAZININ DEVAMI