Arama

Popüler aramalar

‘’Beton kırıcı‘’

Barış Alper Yılmaz’ın gelişimi göz kamaştırıcı. Galatasaray’a geldiği günden bu yana her sezon üstüne koyuyor, güçlü diyorsun daha da güçleniyor, hızlı diyorsun daha da hızlanıyor, skor yapsa Premier Lig yapar diyorsun daha fazlasını atıyor. Barış, futbol kamuoyunun gözlerinin önünde nefis bir futbolcu gelişim hikayesine imza atıyor. Karagümrük’e attığı ilk golde Torreira’nın ileri doğru vurduğu topu kovaladı, rakibinden söktü, hızıyla fark attı ve çok iyi bitirdi.

Baskıyla başladı

Bu golün şöyle bir önemi vardı; Karagümrük Ali Sami Yen’de beklentilerin çok ötesinde bir baskıyla maça başladı. Bu gole kadar Galatasaray’ı bunalttı, sıklıkla korner kazandı, ceza sahasına akan oyunda 6-7 tane orta yaptı ve kadro zaaflarına rağmen bariz bir üstünlük kurdu. Barış Alper’in, Torreira’nın uzun vurduğu topla başlattığı geçiş hücumunu kusursuz takiple gol yapması bir beton kırıcı etkisi yaptı, Karagümrük’ün direncini azalttı. Barış’la baş edemeyen Marius Toh’un Davinson’a faulü sonrası atılması ise maçın ibresini Galatasaray’a çevirdi.

Dengeli ve kaliteli

Galatasaray’ın dengeli ve kaliteli bir kadrosu var. Karagümrük’e karşı Osimhen, Icardi kenarda beklerken Barış Alper santrforda yine harikalar yarattı. Ne var ki, 16 Eylül’den itibaren Şampiyonlar Ligi grup maçları başlayacak ve orada son 16 ötesi hedefleniyorsa orta saha rotasyonu yönetim tarafından gözden geçirilmeli. Torreira, Lemina, Sara üçlüsünden biri sorun yaşasa arkada Kaan Ayhan ve Berkan Kutlu bekliyor. Bu lig için yeterli görülebilir ama Şampiyonlar Ligi için Okan Buruk’un orta saha rotasyonuna oyuncu katması gerekecek gibi duruyor.

16 Ağustos 2025, Cumartesi 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Olması gerektiği gibi‘’

Fenerbahçe’nin Feyenoord eşleşmesinde favori olmasını sağlayan oyun gücünden önce oyuncu gücüydü. Hollanda’da oynanan maçın ikinci yarısında başlayan reaksiyonun devamını Kadıköy’de görmek belirleyici oldu. Bu sayede Fenerbahçe, oyuncu gününün yanına dün oyun gücünü de eklemeyi başardı. Archie Brown dün gece En Nesyri ile maçın kahramanıydı.

Mourinho’nun 3-4-1-2’sinde kendine yine sol kanat beki olarak yer bulan İngiliz oyuncu kariyerinin ilk kafa golüyle maçın kilidini açtı. Brown’un tüm maç boyunca ileri-geri gidişlerinin akıcılığı Fenerbahçe’yi ön alanda tutmaya yardımcı oldu. Fred’in golünden önce merkeze kadar rakibini kovalayıp topu kazanması, En Nesyri’nin attığı golde yaptığı akıl dolu asist en az attığı gol kadar kıymetliydi. Fenerbahçe bu sezon hedeflerine ulaşacaksa böyle oynamak zorunda. Geride beklemek takımın oyun boyunu çok uzatıyor. Stoperlerin arkadan oyunun boyunu kısaltabiliyor olmaları en az tur kadar değerliydi, Mourinho için. Temel mantalitenin oturuyor oluşu sonraki turda Benfica’ya karşı Fenerbahçe’nin en büyük kozu olacak.

Sahanın her yerinde

Geçen sezonun bazı bölümlerinde 2. Bölgede bekleyip, savunmadan hücuma hızlı geçme çabalarıyla çok zaman ve puan kaybetti Fenerbahçe. Kadıköy’de En Nesyri’nin başlattığı bire bir baskılar dalga dalga sahanın her yerine yayıldı. Faslı santrfor sahaya büyük enerji koydu, Fenerbahçe’nin baskı standardını belirledi. Fenerbahçe için ön alanda santrforlardan başlayan baskının kalitesi Amrabat ve Fred’i de yükseltiyor. Ne var ki, kalecisinden başlayarak arkadan oyun kurulumu hala sorunlu Fenerbahçe’nin. Özellikle İrfancan Eğribayat’ın yediği golden önce oyunu takip etmeyip topu eliyle alması kabul edilir bir hata değil.

13 Ağustos 2025, Çarşamba 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Oyun hafızasıyla‘’

Okan Buruk, Galatasaray’ın başında dördüncü sezonuna başladı. Bu sadece tarihe düşülen bir not değil Galatasaray için. Aynı zamanda çok büyük bir avantaj. Zira Buruk döneminde 3 yıldır biriktirilen bir oyun hafızası dördüncü sezona da taşınmış oldu. O yüzden Galatasaray, Gaziantep deplasmanında bıraktığı yerden başlayabildi. Hem de Osimhen, Icardi gibi üstüne plan yapılan santrforlarını beraberinde getirmemiş olmasına rağmen. Gaziantep deplasmanına santrforsuz gitmek zorunda kalan Galatasaray için beklenenden çok daha kolay bir maç oldu. Barış Alper’in santrforluğunda Sane ile Yunus’u iki kenarda kullanan Okan Buruk, Gabriel Sara’yla bu üçlüyü destekledi. Barış Alper Yılmaz ilk yarıyı öyle bir domine etti ki, sezona en hazır futbolcu olduğunu gösterir gibiydi. Barış’ın takım içindeki rolüne dair çok net görüntülerin olduğu bir sezon açılışıydı aynı zamanda. Osimhen ve Icardi’nin yokluğunda takımın santrforu olmanın yanı sıra bir de Galatasaray’ın penaltıcısı oldu. İki penaltı attı, ikisi de çok iyi vuruşlardı ve golle sonuçlandı. Üstüne bir de Eren’e asist yaptı, sadece ilk yarıya değil maçın tamamına damgasını vurdu. İki buçuk aylık arada futbolu en çok özleyen Alper’di. Adeta topu yiyecek gibi oynadı.

Bu takviyeler şart

Galatasaray ilk maçını rahat kazandı ama Şampiyonlar Ligi’nde hedef kovalamak istiyorsa kaleci ve sol stoper konusuna eğilmeli. Abdülkerim takımın en kıymetli oyuncularından biri ama dün Gaziantep maçında bir kaç pozisyonda ağırlığı dikkat çekti. Sanchez’in geri koşu kalitesinin sol stoperle desteklenmesi Şampiyonlar Ligi için tahmin edilenden çok daha fazla önemli.

09 Ağustos 2025, Cumartesi 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Yanıltıcı olur‘’

Beşiktaş’ın Konferans Ligi ön eleme turunda St.Patricks’e karşı farklı kazanması yanıltıcı olabilir. Rakibine karşı, ‘İlk yarıda 4 gol birden atan Beşiktaş, ikinci yarıyı 1-0 geride kapattı’ diyebilmesi gerekir Solskjaer’in. Zira hala net bir oyun gücünden, doğru bir savunmadan bahsetmek fazla iyimserlik olur. Abraham, ilk yarıda hat-trick yaparak Beşiktaş’ın tarihine geçmiş olabilir, lakin ikinci yarıdaki vurdumduymazlık ve sağ bek kademesi üzerinden yenen gol tüm takıma büyük bir ders olmalı. Maça Svensson ile başlayan Solskjaer, ikinci yarıya Norveçli sağ bekin yerine Tayfur Bingöl ile başlayarak St-Patricks’e yol gösterdi denebilir. Nitekim Tayfur’un arkasına atılan toptan çıkan gol Beşiktaş’ın en büyük zaaflarından birinin sahaya yansımasıydı.

Hedefe götürmez

Beşiktaş şayet şampiyonluk yarışında sezonun sonuna kadar rekabette kalmak istiyorsa kadro planlamasını yeniden ele almalı ve işe beklerinden başlamalı. Ne Jurasek, ne Svensson ne de Tayfur Bingöl Beşiktaş’ı hedefe götürecek bekler. Beşiktaş, ilk yarıda 4-0’ı bulduktan sonra ikinci yarıda topa yüzde 70’lerin üzerinde sahip olmasına rağmen rakibinden daha az rakip ceza sahasında topla buluştu, rakibinden daha az isabetli şut attı ve ikinci 45 dakikanın tabelasını 1-0’la kaybetti. Beşiktaş turu neredeyse garantiledi ama bu eşleşme fazla yanıltıcı olabilir. Beşiktaş yönetiminin beklerden başlayarak, kenar forvete en az 2 transfer yapmalı, Abraham’ın rotasyonunu da genişletmeli, geçen sezonki hataya düşmemeli.

08 Ağustos 2025, Cuma 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Bitirememe hastalığı‘’

Genelde tüm takımlarımız sezonun başlangıç aşamasında oyun gücüne değil oyuncu gücüne güvenerek çıkıyor ön eleme maçlarına. Buna mukabil, Avrupa’nın görece mütevazi takımlarının disiplin, fizik üstünlük ve oyun güçleri galip geliyor temsilcilerimize. Fenerbahçe, Feyenoord karşısına ilk 11’de sadece 1 yeni oyuncuyla çıkarken, kulübede de 2 yeni futbolcu bekliyordu. Mourinho’dan beklenen, geçen yıldan bu sezona sahadaki oyun bütünlüğünün taşınması, yeni transferlerle güçlendirilmesi ve daha akıcı bir plandı. Ne var ki, Hollanda deplasmanında Fenerbahçe sanki dün bir araya gelmiş gibi bir ilk yarı oynadı. İkinci yarı başındaki bire bir baskılar Fenerbahçe’yi önde tutmayı başardı denebilir. İrfancan-Duran, Oğuz-Semedo değişimlerinin ardından baskı kalitesinin artmasından bir gol çıkarabilmek gerekirdi. Amrabat’ın 86’da attığı gol aslında Fenerbahçe’nin ikinci yarının başlama düdüğüyle birlikte takım olarak ilmek ilmek ördüğü bir oyunun getirisiydi.

Zayıf karnı....

Fred’in savunma zaafları Fenerbahçe’nin en zayıf karınlarından biri göründü dün gece. Brezilyalı orta sahadan beklenen ilk şey savunma olmayabilir. Fakat tüm takımın Fred’ten beklentisi oyunun doğru kurulması, savunmadan top çıkışlarında akışkanlığın sağlanması. İsmail Kartal sezonunda Fred yanında İsmail, önünde Szymanski ile bunu kusursuza yakın yaptığı için fark yaratıyordu, lakin Mourinho takımında oyunun kurulumu daha direkt toplarla sağlandığından kafasının üstünden geçen topların sayısı hayli fazla. Bu durumda iş, biraz da Fred dahil santrforun arkasındaki tüm futbolcuların rakiplere temas etmesine, bire bir eşleşmelerde baskı kaliteleriyle ayakta kalmalarına bakıyor. İkinci yarıdaki oyun tam da Mourinho’nun oynamak istediği cinstendi.

07 Ağustos 2025, Perşembe 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Yazık, çok yazık!‘’

Avrupa kupalarında ön eleme oynayan temsilcilerimiz için sezonun başlangıç tarihi çoğunlukla ilk oynanan resmi maçları değil, Eylül ayının başında verilen ilk Milli maç arasının sonrasıdır. Bu durum ülke futbolunun kanayan bir yarası... Arda Turan Shakhtar Donetsk ile Haziran ayında idmanlara başladı, yeni futbolcularıyla tanışması, anlaşması, oyun anlayışını kadroya anlatması derken hayli zorlu bir süreçten geçti ve ilk resmi maçında Beşiktaş’ı Dolmabahçe’de 4-2, rövanşta da 2-0 yenerek turu geçti. Ukrayna ile Rusya 2022 Şubat'tan bu yana savaş halinde, Shakhtar maçlarını ülkesinde dahi oynayamıyorken Arda Turan ve futbolcularının uyumu bir kulüp geleneğinin yansıması. Bu gelenek maalesef bizim birçok kulübümüzde yok, Beşiktaş’ta da olmadığını bir kez daha gördük.

Hızlı aksiyon alınmalı

Solskjaer, Beşiktaş’ı bir geçiş takımı olarak hazırladığı için Gedson’un yokluğu sahada derin bir boşluk yarattı. Gedson’un formu dalgalanıyor olsa da Solskjaer’in topu kazanıp rakip kaleye hızlı gitmeye dayalı oyun modeli için en vazgeçilmez oyunculardan biriydi. Zaten Norveçli hocanın belli ki kafasında Shakhtar’ı rövanşta yeneceğine dair en küçük bir umut ışığı yoktu. Beşiktaş yönetimi hoca konusunda biraz ağır davrandı, sezon bitimiyle birlikte takımın karakterine uygun oyun modeline uygun hoca ile devam kararı almalılardı. Sadece Tammy Abraham, Orkun -ki dün akşam oyuna bile girmedi- ve Rafa ile ne ligde ne Avrupa’da başarılı olmaları kolay görünmüyor. Ligin başlamasına bir hafta kalmışken Beşiktaş yönetiminin çok hızlı aksiyon alması gerekiyor. Çünkü Solskjaer ile olmuyor.

01 Ağustos 2025, Cuma 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Acil eylem planı şart‘’

Beşiktaş, Shakhtar ile eşleştiğinde favori değildi. Oysa Arda hoca daha bir ay önce sözleşmeyi imzalamıştı. Maçın başlama düdüğüyle birlikte taşınan tek şeyin teknik direktör olmadığı Beşiktaş camiasının büyük kadro sorunlarının olduğu gibi Dolmabahçe’ye döküldüğünü gördük. Arda hoca, topa sahip olan bir takım yaratmak istemiş.

3. golden önce yaklaşık 3 dakika boyunca pas yaptılar, maçın her dakikasında oyunun da topun da kontrolünü hiç kaybetmediler. Solskjaer ise geçiş planlarıyla Beşiktaş’a vakit kaybettiriyor. Beşiktaş’ın yediği ikinci golde tam yedi beyaz formalı futbolcu ceza sahasının içerisindeydi. Yeni transfer edilen sol bek Jurasek ortayı çok rahat yaptırıyor, Paulista ve Svensson fizik olarak avantajlı olmalarına rağmen Brezilyalı Eguinaldo‘ya kafayı çok rahat vurduruyor. Beşiktaş 25 milyon Eurolar’ı bulan maliyetlerle yıldız futbolcu almış olabilir ama birkaç oyuncuyla total kaliteyi yakalayamaz.

Ne tur ne lig...

Abraham, Orkun, Rafa gibi kaliteli oyuncular kadro seviyesini bir noktaya kadar çekebilir. Geçen yıl Abraham yoktu ama Immobile vardı Orkun yoktu onun yerine daha vasatları vardı. Kimsenin gözünün yaşına bakmadan sağ bek, stoper, altı numara, sol forvet planlaması yapılmalı.

Doğru analiz için belki biraz daha beklenmeli ama sol bek Jurasek’in, Masuaku’dan fazlasını görmedik. Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür ve Beşiktaş’ın zayıf halkaları bir tane değil maalesef. Kadrodaki bunca probleme ilaveten Solskjaer Beşiktaş için doğru antrenör mü tartışması da yapılmalı? Beşiktaş bu futbolla ne turu geçebilir ne de ligde şampiyonluk mücadelesi verebilir.

25 Temmuz 2025, Cuma 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Milliler'den süper geri dönüş‘’

ABD Milli Takımı, Meksika ve Kanada ile birlikte 2026 Dünya Kupası’nın ev sahibi olacak. 2024 Eylül’ünde takımı Pochettino’ya emanet ettiler ve turnuvaya iddialı hazırlanıyorlar.

Dinamik bir takım ABD ama bize oranla yetenekleri limitli. Buna rağmen maça 2. dakikadaki harika golle moralli girmeyi başardılar. A Milli Futbol Takımımız, Hakan Çalhanoğlu gibi bir kaptandan yoksun olmasına rağmen oyun içinde lider arayışında olmadı. Arda Güler oyuna büyük bir akıl katarak meziyetlerini gösterirken İsmail Yüksek tam bir işçi arı gibi çalıştı. Montella iyi bir taktisyen. Elinde tarihimizin en iyi jenerasyonlarından biri olduğunun farkında. EURO2024’teki santrforsuz oyuna devam ediyoruz, muhtemelen 2026 Dünya Kupası’nda da bunu oynayacağız. ABD karşısındaki santrforsuz oyunda Kenan Yıldız ve Kerem Aktürkoğlu’nun bire bir baskılardaki yönlendirmeleri büyük iş gördü.

Tempoyu düşürünce...

Bir ara ABD ilk yarıda neredeyse tüm oyun kurma aşamalarında dağıldı ve hem Arda’nın hem Kerem’in gollerini bu baskılardan çıkardık. Oyunun ibresi ilk 45 dakika boyunca golü erken yememize rağmen bizi göstermekten vazgeçmediyse bunda ön alandaki bire bir baskıların rolü büyüktü. ABD’ye karşı ilk yarı bunun ekmeğini yedik. Ama ikinci yarıda tempoyu aşırı düşürdük, baskıyı gereğinden fazla izledik. Kabul, kalecimiz ilk kez oynuyor, oyunun kurulumunda doğru pas seçeneklerini bulmakta zorlandı. Ama ikinci yarının neredeyse tamamında ön alan baskılarının şiddeti düştü ve arkada büyük açıklar, akabinde de pozisyonlar verildi.

08 Haziran 2025, Pazar 06:59
YAZININ DEVAMI