Arama

Popüler aramalar

‘’VIP İlgi... Şımartıyor muyuz ne!‘’

Bakan, Amerika maçı öncesi basketbolcumuz Yasemin Horasan’a doğumgünü nedeniyle pasta sürprizi yapıyor. Bu jestler kulağa hoş geliyor ama sporcularımızı fazla şımartmıyor muyuz? Sayın Suat Kılıç, benim 20 yıllık meslek hayatımda görmediğim bir ilgi gösteriyor sporculara. Oyunlara rekor sporcuyla geldik. Daha bir madalyamız bile yok ama kendisi her maçta var, her jestte var. Tamam; onlar bizim evlatlarımız, başlarını okşayalım, yalnız bırakmayalım ama böyle de olmaz ki!

Cameron’a: “Sen de ne ayak varmış”
İngilizler düne kadar müthiş gergindi. Nasıl olmasınlar. Neredeyse bir hafta olacak tık yok. Gazetelerin hepsi, ağızbirliği yapmışçasına altın madalya resmi koyup “aranıyor” başlıkları atıyordu. Sokakta, metroda boynumuzdaki, “gazeteci” kartını görenlerin büyük çoğunluğu aynı şeyi soruyor; “Başardık mı? İngiltere madalya aldı mı?” “Maalesef” dediğimizde yüzlerinde beliren ifadeyi tarif edemem. Önceki gün şeytanın bacağını kırdılar. İki altın İngilizler’in gazını aldı. Medya özellikle Wiggins’i göklere çıkarırken Başbakan Cameron’un da kulaklarını çınlattı: “İlk kez oyunları izlemeye gelmedi, madalya aldık. Hiç gelme sayın Başbakan!”



Asker daha ne yapsın!
Biliyorsusunuzdur; İngiltere’ye kürekte ilk altınını kazandıran iki bayandan Heather Stanning asker kökenli. Gazeteler buna geniş yer ayırıp üniformalı resimlerini koyarak espriyi de patlattı: “Bizi koruyorlar, boş koltukları dolduruyorlar, olimpiyat altını alıyorlar. Asker daha ne yapsın.

03 Ağustos 2012, Cuma 12:00
YAZININ DEVAMI

‘’Halter: Atina'da zirvede Londra'da yerlerde‘’

2008 Pekin’den sonra Londra’da da iflas bayrağını çektik. Hatırlarsanız Çin’de Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Taner Sağır, sıfır çekerek elenmişti. Sedat Artuç ve Nurcan Taylan da... 2012 ise ağırlıkların altında iyice ezildiğimiz yıl oldu. Kadroya bakın;

KADINLAR

Aylin Daşdelen (53 kilo)

2012 Avrupa 2.’si, 2011 Dünya 2.’si ve Avrupa Şampiyonu, 2010 Dünya 2.’si ve Avrupa Şampiyonu.

Sibel Şimşek (63 kilo)

2012 Avrupa Şampiyonu, 2011 Avrupa 3.’sü, 2010 Dünya 2.’si ve Avrupa Şampiyonu

Nurdan Karagöz (48 kilo)

2011 Dünya 3.sü ve Avrupa 2.’si

ERKEKLER

Mete Binay (69 kilo)

2010 Dünya Şampiyonu ve Avrupa 3.’sü

Erol Bilgin (62 kilo)

2010 Dünya 3.’sü ve Avrupa Şampiyonu

Hurşit Atak (62 kilo)

2011 Avrupa 3.’sü

Sonuç koskoca bir sıfır. Hadi, bir-iki sporcumuz fazla heyecanlandı, diğeri formsuzdu. Peki bu şampiyonların hepsine birden ne oldu! Oysa hedefimiz 2004 Atina’daki (3 altın 1 bronz) görkemli performansımızı ikiye katlamaktı. Kafilemizi bir saniye yalnız bırakmayan, her maça koşan Bakan Suat Kılıç’ın hiç renk vermese de bu sonuçlara çok içerlediğini biliyorum. Oyunların dönüşünde büyük bir operasyon geliyor. Dikkatinize...

Otur kızım: Yıldızlı pekiyi

Bu çocuklar daha bir ay önce ders sıralarında oturuyorlardı. Şimdi burada, Londra’da madalya için kürsüye çıkıyorlar. Olimpiyatlarda madalya yaşı özellikle yüzmede iyice düştü. Dünya 15 yaşındaki Litvanyalı Ruta Meilutyte’nin altın madalyasını konuşurken şimdi de Çinliler son yıldızlarını vitrine çıkardı: Ye Shiwen... Shiwen, havuzdan iki altın madalya çıkardı... Hem de herkesin gözlerini faltaşı gibi açtıran bir rekorla. Yorumcular onun erkekler kategorisinde yarışabilecek kadar hızlı olduğunu söylüyor. Haksız da değiller...

Çin malı

Peki Ye Shiwenler nasıl yetişiyor. Muhtemelen doğumları havuzda gerçekleşiyor ve hep havuzda yaşıyorlar. Şaka bir yana Çinliler’in dünyaca meşhur spor kampları var. Spor kamuoyunun “Yuh! Bunun adı işkence” diye tabir ettiği kamplarda çok küçük yaşta başlıyorlar kariyer yolculuklarına. Yukarıdaki resme bakarsanız, başdöndürücü rekorların nasıl acılar sonunda geldiğini görebilirsiniz. Kolay mı 1 milyar nüfuslu ülkeden çıkıp madalya almak!

02 Ağustos 2012, Perşembe 12:00
YAZININ DEVAMI

‘’Altın primi: 600 bin Dolar‘’



Kolay iş değil. Bizde olduğu gibi birçok ülke kürsüye çıkacaklara prim veriyor. Madalya avcısı Amerika, Çin’deki fiyaskonun ardından güreş takımının motivasyonunu artırmak için mindere tomarla dolar yığdı. Buna göre altın madalya alan sporcuya tam 250 bin Dolar prim verilecek. “Paraya bak” diyenler, bir de şuna baksın; 1956’dan bu yana altın alamayan Malezya’da bir işadamı, madalyayı boynuna takana 600 bin Dolar değerinde altın vermeyi taahhüt etmiş.



İngilizler de kazıyor ama...

Çinli ve Amerikalı sporcular her branşta boyunlarına altınları bir bir takıyor. Bu normal ve beklenen bir durum. İngilizler de ev sahibi olmanın avantajıyla bu yarışın içinde olmak istiyorlar doğal olarak. Ancak işler istedikleri gibi gitmiyor. Kazıyorlar ama daha altını bulan yok. Yazıyı karaladığım şu saate kadar (10:50) altın madalya haberi gelmedi. Yanılmıyorsam 541 sporcuyla tüm branşlarda mücadele ediyorlar. Mutlaka bir patlama yapacaklar. Ancak medyanın hiç sabrı yok. Bisikletteki umutları Cavendish’in 29’uncu olmasından sonra sokağa çıkamayacak hale getiren tabloid medya, “Yeter artık, bir altın gelsin” manşetleriyle ortamı alevlendiriyor. Cimnastikte 100 yıl sonra gelen bronz bile kesmedi onları. Bronz madalyaya bizdeki çeyrek altın gözüyle bakıyorlar. Yarın-bügün gelen ilk altınla burası festival
alanı olur.



Sessiz olun başbakan uyuyor

İstanbul 2020’de (Ben almamızı garanti görüyorum) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Üsküdar Kısıklı’da bulunan evinin hemen yanında olimpiyatın herhangi bir branşı için maçlar oynanabilir mi? Mümkün değil tabii ki! Ama İngiltere olunca durum biraz farklı. Başbakan David Cameron’un Downing Street’teki konutunun hemen yanıbaşında plaj voleybolu maçları oynanıyor.

İlginç bir durum...



Bunları biliyor muydunuz?

Atina’da 1896 yılında yapılan ilk modern olimpiyatlarda birinciye gümüş, ikiciye bronz madalya veriliyordu. Olimpiyatlarda mücadele eden en yaşlı sporcu Lorna Johnstone’dur. İngiliz sporcu 1972 olimpiyatlarında binicilik dalında yarışırken tam 70 yaşındaydı. (Sporculuk hayatında kaç at değiştirmiştir acaba?)

01 Ağustos 2012, Çarşamba 12:00
YAZININ DEVAMI

‘’Nası yani! karaborsa mı?‘’

Yetkililer topu sponsorlara atıyor. ‘Onlara ayırdığımız koltuklar boş kalıyor’ diyorlar. Rakamlar öyle demiyor ama. Toplamda 8.8 milyon bilet basılmış oyunlar için. Bunun yüzde 75’i sporseverlere, yüzde 12’si olimpiyat komitesine, yüzde 8’i sponsorlara, geri kalanı da devlet erkânına ayrılmış. Salonların yarısından fazlası boş. Sponsorların oranı devede kulak gibi kalıyor. Şimdi askerleri kışlalara yollayıp, çocuklara ve öğretmenlere bedava bilet dağıtacaklar. Bu da çözüm olmayacak gibi gözüküyor. İşte.. Londra, salonları nasıl dondururum diye düşünürken gözüme bir haber ilişti gazetede: “36 ve 39 yaşındaki iki Alman ile 59 yaşındaki bir Manchesterlı karaborsa bilet satarken yakalandı” Şaka gibi değil mi?

Maç uzadı mı? Salonda yat!

Oyunlarda çok geç saatte maçlar oynanıyor. Yerel saatle 22:00... Uzadı mı bittin! Ancak salonda yatarsın. O da izin verirlerse. Bizim Brezilya ile oynadığımız maç da o saatte başladı. Maç uzadı ve 3-2 bitti. Basın toplantısından sonra salondan yerel saatle 01:30 gibi çıkınca bir de ne görelim, amcamlar metroları kapamış, otobüsleri garaja çekmiş. Stratford denen yer bir nevi köy. Taksi yok. Ellerinde çantalar, 3-4 km. yürüyenler oldu. Resmen sefillikti. Şimdi herkes idmanlı. Her medya mensubunun cep telefonunda bir İngiliz taksicinin numarası yazıyor.




Giggs... Bunu nasıl yaparsın!

Londra’da İngiliz sporcular nefes alsa olay. Ne yedi, ne içti? Ne! Yoksa vejeteryan mı? Tabloid basın her şeyden malzeme çıkarıyor. Sansasyonu seviyorlar. Futbol takımlarının Senegalle yaptıkları maç öncesi seremonide ulusal marş esnasında “God save the queen” (Tanrı kraliçeyi korusun) bölümünü söylemeyen aslen Gallerli olan Britanyalı oyuncuları afişe ettiler: Giggs, Bellamy, Taylor, Allen, Remsey. 38 yaşındaki Giggs, senede 70’ten fazla maç oynamasına rağmen tatil yerine olimpiyata koşuyor ancak gördüğü muameleye bakın!




Bunları biliyor muydunuz?

Olimpiyat tarihinde toplam 13 bin 724 madalya dağıtıldı... 1896’da düzenlenen olimpiyatlara 176 sporcu katılmış ve bunların hepsi erkekmiş. 2012’de toplam 11 bin 712 sporcu yarışıyor. Bunun 6 bin 606’sı erkek, 5 bin 106’sı kadın.. Londra dahil, olimpiyat tarihinin en uzun sporcusu: 2.29 cm boyundaki Yao Ming (Çin).

31 Temmuz 2012, Salı 12:00
YAZININ DEVAMI

‘’Isırma oğlum şu madalyayı!‘’

Oyunlarda altın madalya kazananlar, gelenektir deyip madalyaları ısırıyorlar. En çok ilgiyi de bu resimler görüyor haliyle. Birçoğumuzun bilmediği bir şey var. Londra'da madalyalar altın değil, gümüş. Altın kaplamalı gümüş madalya diyebiliriz. Yüzde 92.5 gümüş, yüzde 1.34 altın... Geri kalanı da bakır. İşin daha da ilginç olanı ise bronz madalya ile ilgili. Bronz madalyanın yüzde 97'si bakırdan yapılıyor. "Yahu birader koca olimpiyatı yapıyor, bir altın madalyayı vermiyorlar" demeyin. Tam Olimpiyat Altını, pardon madalyasının 250 gram olduğu söyleniyor. Bunun 6-7 gramı altın. Saf altın olsa fiyatını siz hesaplayın...

2020 temasları tam isabet
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki gün aralarında IOC Başkanı'nın da olduğu 6 olimpiyat komitesi üyesi ile görüşüp 2020 için destek istemesi burada çok konuşuluyor. Başbakan'ın tek tek yaptığı bu görüşmelerden üyelerin fevkalade etkilendiği konuşuluyor. İbrenin tamamen bize kaydığı söyleniyor. Hatta bir İngiliz meslektaşım gündemi bu kadar yoğun bir lider için bunun sıra dışı bir hareket olduğunu söyledi ve ekledi: "2020 olimpiyatları için İstanbul'da hotel rezervasyonumu şimdiden yaptırsam iyi olur."

Londra.. Güvenlik had safhada...
Dünya Londra'da... Burada gerçekten fantastik bir organizasyon var.

Bu güzellik için İngiltere de alarm halinde. Tarihinin en kalabalık dönemini yaşadığı söylenen kentte görülmemiş güvenlik önlemleri alınmış. Şehrin üzerinde 24 saat helikopterler devriye geziyor. Kraliyet hava filosu hazırkıta. Savaş gemisi olimpiyatlar için Londra yakınlarında bekliyor. Şehrin bazı bölgelerinde, resmen mahalle içlerinde karadan havaya güdümlü füzeler olduğu yazılıyor. Olimpiyat köyüne girerken askeri üniformalılar karşılıyor sizi. Gidenler bilir; hani "şekil" olsun diye Londra'da devriye gezen atlı polisler, atlarını ahıra çekmiş, robocopvari silah donanımlarıyla gerçekten kuş uçurmuyor. En ufak bir şüphe gördükleri insana "Van minit" diyorlar. Evet şüphe... Londra'da bu ara bu duygu hakim. Hayat kalitesini düşürmese de özellikle metro ve otobüslerde gerginlik seziliyor. Mesela biri kan ter içinde elinde siyah bir poşetle metroya dalınca herkes gözlerini büyütüp birbirine bakıyor. "Sayın yolcularımız. Çevrenizde şüpheli davranışlar gösteren biri varsa acil olarak güvenlik birimlerimize iletin" anonsları yapılıyor sıklıkla.. Bu anons sonrası paranoyaya tutulup şüphe uyandıran insan ararken buluyorsunuz kendinizi...

Nerede bu millet?
İngilizler müthiş bir aidiyet duygusuyla takip ediyor olimpiyatları. Team GB bir an olsun destekten mahrum bırakılmıyor. Cavendish'in fiyaskoyla sonuçlanan bisiklet yarışı için 1 milyonu aşkın insanın parkurda olduğu söyleniyor. Ancak salonlarda durum aynı değil. Başta yüzme yarışlarının yapıldığı "aquatic centre" olmak üzere birçok arenanın boş kalması yetkilileri şoka uğrattı. İncelemeler sürüyor. Bence İngilizler havaya girmek için birkaç altın madalya bekliyor.

30 Temmuz 2012, Pazartesi 12:00
YAZININ DEVAMI