‘’Sonuna kadar Beşiktaş'ı istedi‘’
Amir Hadziahmetovic, Türkiye’ye 18 yaşında geldi. Önce Başakşehir’de denendi, beğenilmedi. Ardından Aykut Kocaman’ın Konyaspor’unda görücüye çıktı. Kocaman onu 18 yaşında Beşiktaş’la oynadıkları kupa yarı final maçında sahaya attı. O günden bu yana da hep istikrarıyla öne çıktı. Çok sayıda teknik adamla çalıştı. Kocaman’dan sonra Sergen Yalçın, Bülent Korkmaz, Hamza Hamzaoğlu, İsmail Kartal, İlhan Palut gibi teknik adamlar gelip giderken o hep vazgeçilmezdi. Aslında bugünkü ışıltısı o günlerde vardı ama biraz skora uzak kalıyordu. Özellikle İlhan Palut döneminde tabela da yapmaya başlayınca tüm dikkatleri üzerine çekti.
Sorunsuz karakter
Hiçbir zaman bir sorunla adını yan yana getirmedi. Sahada kimseyle sürtüşmedi. Son dönemde transferler için yapılan moda karakter analizleri var ya hani, işte Amir için ona gerek yok. Çünkü Beşiktaş bu konuda hiçbir zaman sıkıntı yaşayamayacağı bir oyuncuyu kadrosuna kattı. Transferin perde arkasına gelince... Amir için önce Burnley teklif yaptı. Ardından Beşiktaş fiyat verdi. Galatasaray iddiaları da vardı ama Sarı-Kırmızılılar, geçtiğimiz pazar gününe kadar hiç masada değildi. Telefonla yapılan görüşmede Konya’yı cezbedecek bir rakam önerilince Beşiktaş bir kez daha fiyatı artırdı.
Çizgisi hep Kartal’dan yanaydı
Yine de Amir’in burada en başından beri Beşiktaş için kulübüne diretmesi transferin Siyah-Beyazlılar’ın lehine sonuçlanmasına önemli etkendi. Boşnak oyuncunun Şenol Güneş tarafından bu kadar istenmesinin ana nedenleri; iki ceza sahası arasını çok iyi oynaması, topsuz oyundaki alan kullanma becerisi ve en önemlisi baskı altında stoperden aldığı topu oyuna sokma kabiliyeti. Amir, Beşiktaş’ta çok daha fazla gelişim gösterebilecek, katkı sağlayabilecek bir isim.
‘’İşte gerçek Sivas!‘’
Ekol peşinde olan, inandığından vazgeçmeyen, bunu tekrar deneyen teknik adamlar dünya futbolunda söz sahibi. Çünkü futbol bir tekrar oyunu. Tekrarların da ezbere ve sonuca döndüğü bir oyun. Farioli de bu yoldan gitmek istiyor. Ancak örnek aldığı modellerin sahip olduğu imkanlarla kendi elindeki kalitenin farkını kabullenemiyor bir türlü. Bu yüzden doğru baskı yapabilen her takıma karşı sıkıntı yaşıyor. Hele hele Sivasspor gibi adam adama pres uygulama alışkanlığı üst seviye olan takımlara karşı hiç şansı yok. Maçın çözüldüğü ilk golde olduğu gibi aynı. Stoperin çıkarken kaptırdığı top ve Yatabare'nin rahat bitirişi. Oyun ya da hücum gücünüz buna üstün karşılık verecek düzeyde değilse alınan riskler farkın da açılmasına neden oluyor. Nitekim Uğur'un asisti, yine Yatabare'nin sonuçlandırma beceriyle daha devrede koptu maç. İç sahadaki sonuçlarla ligde rahat konumda görünen Alanya'nın; bu galibiyetle düşme potasından çıkan Sivasspor'la arasındaki fark sadece 4... Yani çok da rahat değiller. Gerçi bu rahatlığı yaşayan tek isim Farioli belli ki; gerçekleri görmemekteki ısrarından dolayı.
Rahatlama adımı
Gelelim Sivas'a... Avrupa'da tarihi bir başarıyla yola devam ediyorsun. Müzene ilk kez götürdüğün kupada yine çeyrek finaldesin. Sıkıntılı başladığın ligde 'Ben rahatım' diyen takımlara karşı uzaklığı 2 galibiyet kadar. Bu dar kadroyla, bu kadar eksikle, bu kadar sıkışk fikstürde Sivasspor 3 sezondur ligin en başarılı takımıdır. Rıza Çalımbay da en başarılı 3 hoca sayılacaksa bir tanesidir.
‘’Başakşehir çeyrek finalde‘’
Olimpiyat, Esenler, şimdi de Esenyurt... Karagümrük’ün göçebeliği devam ediyor. Süper Lig’de oynayan tarihi bir kulübün bu durumu Karagümrük’ün değil Türk futbolunun ayıbı aslında. Sadece stat değil, idman yapacak sahası dahi yok İstanbul ekibinin. Olimpiyat Stadı’nın yanındaki atletizm sahasının ortasında yeşil alanda çalışıyorlar.Nizami bir futbol sahası bile değil. Pirlo takımına taktik çalıştırırken biraz ileride cirit falan atıyorlar. Böyle şartlara karşın ligdeki durumları alkışlık. Kupada ise Başakşehir gibi mükemmel şartlara sahip, alternatif kadrosu dahi ligde zirveye oynayacak bir takıma karşı 2 kez öne geçtikleri maçta hakem kararlarına kurban gidip elendiler. Oyuna gelince... Topu tamamen rakibe bırakıp alanları organize şekilde koruyan kompakt bir Karagümrük izledik.
Levent’in şanssızlığı
Rakibi daha çok kenar ortalarına mahkum edip hızlı hücum aradılar. Diagne ile 68’de golü de buldular. 3 dakika sonra Levent kendi ağlarını sarstı ve maç uzadı. Bitime giderken Kerim Frei bir kez daha öne geçirdi ev sahibini. Ancak bu golün sevinci de kısa sürdü. Kendi ağlarını sarsan Levent bu kez de penaltıya neden oldu ve Deniz maçı penaltılara taşıdı. Beyaz nokta üzerinde sevinen ise Başakşehir oldu.
‘’Tüm büyükler istedi, Fenerbahçe'yi seçti‘’
Samet Akaydın transferini duyuran ilk isim olan editörümüz Ömer Necati Albayrak, sürecin perde arkasını yazdı:
3. Lig’den Süper Lig’e, oradan A Milli Takım’a, son olarak da Fenerbahçe’ye uzanan bir hikaye... ‘Bu yaşa kadar neredeydi?’ diyenler olabilir. Savaşçı oyun karakterini, cesaretini, fiziksel gücünü ve çalışkanlığını bugüne kadar göremeyenlerin düşünmesi gereken bir mesele o... Sancaktepe’de ilk izlediğimde 23 yaşındaydı. O gün de belliydi tırmanacağı en tepelere. Belki İsmail Yüksek kadar şanslı olamadı, doğrudan 3. Lig’den Fenerbahçe’ye transfer yapamadı. Ancak bugün tırnaklarıyla kazıyarak istediği, hayal ettiği yere ulaştı. Sancaktepe’den gittiği Keçiörengücü’nde sergilediği performansla aslında dikkatleri üzerine çekmişti. Hatta dönemin Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’e de önerilmişti. Yaşından ötürü kabul görmemişti. Pes etmedi, çalışmaya devam etti. Adana Demirspor’la beraber Süper Lig’e geldi.
Montella’yı mecbur bıraktı
İtalyan teknik adam Montella’nın elinde yabancı alternatifler de varken formayı aldı ve bir daha geri vermedi. 1.5 sezonluk Süper Lig serüveninde ortaya koyduğu form grafiği A Milli Takım’a kadar yükselmesini sağladı. Zaten Milli Takım çağrısı aldıktan sonra artık bir büyük adım daha atmaya çok yakın olduğunun kendisi de farkındaydı. Galatasaray’la adı anıldı, Beşiktaş ciddi bir adım attı. Memleketi Trabzon da onun için nabız yoklayan takımlardan biriydi. Ancak o tercihini Fenerbahçe’den yana yaptı.
Elinden gelenin fazlasını yapar
Çünkü onunla en samimi şekilde ilgilenen takım Sarı-Lacivertliler’di. Ali Koç bizzat başkan Murat Sancak’la görüştü. Bu temas daha ilk milli arada gerçekleşmişti. Dünya Kupası arasına girerken ise resmi görüşme yapıldı. Transfer daha 45 günlük aranın başında bitti. Neler katabileceğine gelince... Eldeki stoperler üzerinden değerlendirirsek Szalai’nin partneri olarak Serdar’dan da Gustavo Henrique’den de daha iyi. En azından sahada elinden gelenin fazlasını yapabilecek kadar heyecanlı.
‘’Antep'e geçit yok‘’
Fatih Tekke değerini bulamamış hocaların en başında geliyor. Oyunun her anını bir plan dahilinde oynatmaya çalışıyor. Özellikle Dünya Kupası arasında bunda önemli mesafe de kat etti. Ancak çare bulamadığı, aşamadığı şey ise planı uygulayacak bireysel kalite eksikliği. Takımın başına geldiğinden bu yana yaşadığı bireysel hatalar çok farklı yerde olmasını engelledi. Dün de Gaziantep karşısında öne geçeceği net fırsatlar yakaladığı maçta bitirme becerisi gösteremedi takımı. Kornerden ise çok basit bir adam kaçırmayla topu filelerden çıkardı. Bu tarz oyuncu grupları geriye düştükten sonra dönmekte çok daha zorlanıyor. Gaziantep de galibiyete hasret bir ekip. Mutlak 3 puan parolasıyla oynadıkları müsabakada kazanma arzuları sonucu çağırıyordu. Jevtovic'in kafasıyla öne geçtikten sonra ise tempoyu düşürüp oyunu kontrol etmeye çalıştılar. Başarılı da olduklarını söyleyebiliriz.
Savunmadan geçit yok
Kalabalık savunma zaten bireysel becerisi kısıtlı İstanbulspor hücumcularına geçit vermedi. Ta ki uzatmanın son anlarına kadar 90 artı 10 oynanırken artık can havliyle saldıran İstanbulspor çabasının karşılığını şansının da yardımıyla aldı. Kazanılan penaltıda Ethemi attı, puanlar paylaşıldı.
‘’Ankaragücü süper döndü‘’
Kayserispor transfer yapamayan tek takım. İyi bir 11'i, buna karşılık çok dar bir kulübesi var. Thiam ve Gavranovic gibi isimlerin sakatlanması Çağdaş Atan'ı bu zorlu deplasman öncesi ürküten en önemli faktörlerdi. Ancak Sarı Kırmızılılar o kadar güçlü bir başlangıç yaptı ki ev sahibi Ankaragücü adeta neye uğradığını şaşırdı. Rakibe bu denli güç hissettirmek sonuçla birleşince anlamlı oluyor. Nitekim daha 15. dakikada öne geçmeyi de başardı İç Anadolu ekibi. Cardoso'nun golü ofsayt bayrağına takılsa da VAR müdahalesi tabelayı değiştirdi. Golün ardından tempo kısan Kayserispor'a karşı geniş alanlar yakalamak adına çizgilere kadar açılan Ankaragücü hücumları izledik. Kayserispor ise tuzağa düşmemek adına topsuz oyunda kompakt kalabilmek adına elinden geleni yaptı. İlk 15 dakika konuk takımın yaptığı baskının daha da şiddetlisini Ankaragücü uygulamaya başlayınca beraberlik golü de kaçınılmaz oldu. Marlon'un ortası, Ali Sowe'un golüyle skora denge geldi. Tabeladaki eşitlik oyuna da yansıdı.
Harika asist, sert bitiriş
Dengede geçen ikinci devrenin 65. dakikasında yine Ali Sowe sahnedeydi. Mükemmel bir vücut çalımı, akıl dolu bir asist ve tüm bunların hakkını verircesine sertlikte bir şutla gelen Emre Kılınç golü. Kayserispor 15 dakikalık oyununun süresini en az 50-60 dakikaya çıkaramadığı sürece çok sıkıntı yaşar. Çağdaş Atan üst üste 4 kez kaybederken sezon başındaki sükseli başlangıcın verdiği krediyi tüketmeye başladı iyice. Ömer Erdoğan için ise içeride kazanmak çok önemliydi.
‘’Hatay'da sessiz sinema‘’
Nuri Şahin'in üzerindeki baskı artıyor.Haji Wright gibi bir en uç oyuncun, Fernando gibi komple bir orta saha virtüözün, birçok Anadolu takımından daha iyi bir savunma 4'lün varkenHatayspor'la aynı puanda olmak net başarısızlıktır. Özel taç antrenörleri, uyku koçları, maç bitince sahaya girip dakikalarca oyuncularla Guardiola gibi taktik konuşmak vs... Bunların hepsi çok değerli şeyler. Ancak takım kalitesiyle puan tablosu bu kadar ters olunca kimse kusura bakmasın bir anlam ifade edemiyor. Yönetim hiçbir yerli hocaya göstermeyeceği sabrı sergiliyor ama kredi de tükeniyor. Bu genel tablo.
Volkan Demirel farkı
Maç özeline gelince... Volkan Demirel, ligin en zayıf kadrosundan taktiksel sadakati yüksek bir takım çıkardı ortaya. Antalya kampında istediği seviyeye getirdi oyuncularını. Hatta Lazio ile oynadıkları hazırlık maçından sonra Sarri'nin dahi övgüsünü aldı bu açıdan maçtan sonra.Nitekim dün de 2 net pozisyon verseler de yıkılmadılar. Bu anlarda Erce'nin performansı çok değerliydi. İki büyük kurtarışla takımını ipten alırkenHatayspor'un ise Bertuğ'la 2, El Kaabi ve Ze Luis'le kaçırdığı fırsatlar var.
Nuri Şahin'den paraşütsüz düşüş
İki takım 17'şer puanda. Volkan Demirel için 1 puan çok değerliyken, Nuri Şahin için başarısızlık hanesine atılan bir çentikten ötesi değil. Nuri Şahin'in bir anda göklere çıkarılan teknik adamlık başlangıcı paraşütsüz bir düşüş içerisinde. Yeniden nasıl ayağa kalkacağını açıkçası çok merak ediyorum.
‘’Demir Yumruk!‘’
Adana Demirspor'u zirve yarışında tutan en önemli özelliği hiç kuşku yok ki agresif hücumları... Ligin hem en süratli hem de en tehditkar hücumcularına sahip olan Montella, amiyane tabirle dikine oyunun hakkını veriyor fazlasıyla. Takım boyunun uzaması, arkada verilen boşluklar elbette bu riskli oyunun defoları ama sonucu bulmaya devam ettiği sürece 'kazanan haklıdır' dedirtiyor. İstanbulspor karşısında rakibin puana muhtaç oyunu ve riskler almak zorunda kalışı işlerini daha da kolaylaştıran faktördü. Fatih Tekke oyunun her anını planlamaya çalışan bir teknik adam. Özellikle Dünya Kupası arasından sonra da futbola dair çok olumlu şeyler izletiyor. Ancak planlayamadığı, daha doğrusu engelleyemediği tek problem bireysel hatalar.
Bireysel kalite farkı
Doğal olarak bireysel oyuncu kalitesi eksikliği yansıyor sahaya. Penaltıya sebebiyet veren büyük hata maçın da kaderini tayin etti. İkinci yarı ev sahibi temponun ayarını belirleyen taraftı. Boğalar'ın beraberlik çabalarına karşılık tecrübesiyle topu iyi karşılayan, hızlı hücumlarla da fişi çekmeyi arayan anlayış galip geldi. Yusuf, Onyekuru (2), Ndiaye ve Töre farkı getirdi. Montella eldeki oyuncu grubundan en fazlasını almakla kalmıyor, lige damga vurmaya devam ediyor. Yerli hocaların ondan öğrenmesi gereken çok şey var















