‘’Ne Konya ne Sivas‘’
İki Anadolu devini karşı karşıya getiren mücadelede muhteşem bir deüllo yaşandı. Konyaspor iki kez öne geçti. Sivas önemli eksiklerine rağmen pes etmedi, tabelayı eşitledi. Muhammet ve Amir’e karşılık Gradel ve Charisis’in golleri sonucu belirledi, 2-2 bitti.
Bytyqi ve Sehic gibi iki önemli eksik varken İlhan hocanın riskli bir tercihle orta sahadan bir kişi eksiltip forveti çiftlediğini gördük. Yeşil-Beyazlılar, geçen haftadan bu yana yaşanan VAR kaosunun öznesi olarak geldiği Konya’da çok bariz şekilde Dia Saba’yı aradı. Yaşlanan kadroyu saha içinde çekip çeviren, yöneten ve enerjisiyle de dinamizm katan yıldız oyuncunun ayrılığı skor katkısı kadar oyuncu gücünü de alıp götürmüş. Rıza hoca o bölgeyi bir an önce benzer kalitede bir isimler doldurmak için gün sayıyordur emimim ki.
Maçın başından itibaren baskıyı rakibine hissettiren ev sahibi, tempoyu hep yüksek tutarak avlamaya çalıştı rakibini. Nitekim Michalak’ın denediği ama ofsayta yakalandığı bir pozisyonun ardından Diouf&Muhammet işbirliği ile golü buldu.
Altın değerinde puan
Bu sezon 5. kez fileleri havalandıran golcü oyuncu, arkadaşının pasını da asiste dönüştürdü. Bu gol müsabakadaki temponun dozunu artırdı.
Erdoğan’ın cezalı olduğu Yiğidolar’da gözler N’jie’deydi. Kamerunlu oyuncu sezon başından beri kendisinden beklenen delici koşularıyla Konyaspor savunmasına yaptığı tehditlerden birinde istediğini aldı, Calvo’yu avlayıp penaltıyı kaptı. Atışı kullanan Gradel ise tabelaya dengeyi yazdı.
Eşitlik tempoyu yavaşlatırken sertliği artırdı maçta. Haliyle sertlik bu kez Konya lehine bir penaltı getirdi. Amir takımını öne geçirdi. 56’daki bu gol ev sahibini yavaşlatırken konuk takımı ateşledi.
Yiğidolar, 79’da Charisis’in güzel golü sayesinde önemli eksiklerle geldiği Konya’dan 2 kez geriye düşmesine karşın altın değerinde 1 puanla dönmeyi başardı.
‘’Hatay fırsat tepti‘’
Ateş hattındaki kritik kapışmada Ümraniyespor’a konuk olan Bordo-Beyazlılar, El Kaabi ve Lobjanidze ile iki kez öne geçtiği maçta skoru koruyamadı. Avounou ve Umut ev sahibine beraberliği getirdi. Recep Uçar’ın takımı 11 puana ulaşırken Hatay hafta içi mesaisini 16 puanla bitirdi.
Tehlikeli bölgenin kaderini erkenden çizecek maçlardan biriydi. İki takımın da 6 puanlık müsabaka olarak değerlendirdiği karşılaşma riskler, pozisyonlar ve goller vadediyordu. Beklediğimiz gibi de oldu. Dünya Kupası arasını son derece iyi geçiren iki takımın mücadelesinde düello vardı ama kazanan yoktu. Volkan Demirel’in takımı hızlı hücumlar ve hücumcularla sonuç arıyordu, golü de öyle buldu. El Kaabi takımını öne geçirdi. Ümraniyespor’da son haftaların formda ismi Avounou ilk yarının son bölümünde tabelayı dengeledi. İkinci yarı da aynı süratte başladı. Ligin en hızlı gol silahlarından biri olan Lobjanidze 53’te Hatayspor’a bir kez daha üstünlüğü getirdi. Recep Uçar ise yaptığı hamlelerle vazgeçmek istemediğini gösterdi. 67’de Umut’un penaltısı yine skoru eşitledi.
Bu kadarı da olmaz!
78’de ev sahibinde Allyson’un gördüğü kırmızı kart ise büyük acemilik. Daha doğrusu vurdumduymazlık... Puana mecbur olan takımını böylesine kritik bir süreçte 10 kişi bırakması akıl alır iş değil. Bu işler bu kadar basit olmamalı. 3 kuruş fazla para almak için FIFA kapılarından ayrılmayan kalitesiz yabancı oyuncuların kulüpleri bu denli kolay şekilde müşkül duruma düşürmeleri altyapıya değer vermenin gerekliliğini gösteriyor bize. Sonuç olarak Hatayspor 18 puana ulaşıp rahatlama fırsatını tepti. Ümraniye ise bu kayıpla kredisini iyice tüketti.
‘’Karadeniz'de zafer Giresun'un‘’
Puana değil puanlara ihtiyacı olan iki takımın maçında Giresunspor'la Gaziantep karşı karşıya geldi. Müsabaka öncesi takımların oyun anlayışları zaten kısır bir karşılaşma vadediyordu. Defansif yönleri güçlü olduğu kadar hücum hattında sıkıntılı olan iki ekibin mücadelesi aynı beklendiği gibi denk bir kapışmaya sahne oldu. Giresunspor yaşadığı ekonomik buhran içerisinde ayakta çalışan bir takım. Sigorta ve vergi borçlarını büyük zorluklarla kapatıp kulüp lisansı alabildiler. Bulundukları konum ve verdikleri mücadele bu nedenle anlaşılabilir. Ancak Gaziantep için aynı şeyleri söyleyebilmek pek mümkün olmasa gerek. Geçen sezondan bu yana transfere harcanan paralarlar şişen borç hanesinin karşılığında gözle görülür hiçbir başarı yok. Tatmin eden bir oyun da izleyemiyor taraftarlar. Erol Bulut'a gelen tepkiler bu yüzden biraz da.
Düşme potasına yakın mesafe
24'te Serginho'nun golüne karşılık Veliu'nun 51'de gelen sayısı tabelayı dengeledi. Son sözü ise uzatmada Bajic söyledi. Boşnak golcü, aynı geçen hafta olduğu gibi takımını ipten aldı. Hakan Keleş büyük tebrik hak ediyor geçen sezondan bu yana. Ancak gidişat açısından değerlendirildiğinde düşme potasına 3 puan mesafe var Antep'te. Kesinlikle daha yukarılarda olması gerekiyor.
‘’Alanya'nın dirilişi‘’
Alanyaspor’un inişli çıkışlı grafiği devam ediyor. Öldürmeyen ama aynı zamanda güldürmeyen bir performans bu. Oyun istikrarını bir türlü oturtamayan Farioli’nin sonuçları da öngörülemiyor doğal olarak. 3 maçtır yaşadıkları kayıplarla çıktıkları Kayseri maçı bu yüzden mutlak galibiyet gerektiriyordu. Konuk takım için ise yönetim değişikliğinin ardından Dünya Kupası arasının sonrasını da bay geçmek adeta dezavantaja dönmüş. Yaklaşık 50 gün sonra sahaya ayak basmaları takımın temposunu bir hayli etkilemiş. Bununla beraber Thiam gibi önemli bir hücum gücünden yoksun kalmaları da önemli eksiklik.
Nitekim ilk yarıda hücum gücünü rakibine hissettiren ev sahibi, Ahmed Hassan’ın enfes golüyle öne geçmeyi başardı. Savunma arkalarındaki boşlukları belli ki iyi analiz etmiş İtalyan hoca. İkinci gol de 36’da Yusuf’un ayağından güzel bir tuzak ve kaliteli bir aşırtmayla geldi.
Erken hamleler geldi ama...
Bu skor, Çağdaş hocayı erken hamelelere itti haliyle. Ali Karimi’yi devreye sokan genç teknik adam, karşılığını da çabuk getirdi. 59’da Karimi, klas bir vuruşla farkı 1’e indirirken takımını da diriltti. Ancak beraberlik için alınan riskler yine ev sahibinin işine yaradı. 72’de kazanılan penaltıda topun başına geçen Efecan sonucu belirledi. Üst üste 2 yenilgi Kayserispor için transfer tahtasının açılması adına büyük çaba harcanan dönemde kötü oldu.
‘’Ankaragücü'ne şok!‘’
Ankaragücü, neredeyse 20 günü bulan Antalya kampını çok iyi geçirmişti. Kamp esnasında Antalya’da oynadığı kupa ve Antalyaspor maçlarını da kazanıp morallenmişti. Ümraniyespor karşısında da iç sahada favoriydi ama haftanın sürprizini Başkent’te izledik. İstanbul temsilcisi daha maçın başında geriye düşünce ‘maç erken kopar’ diye de düşünenler olmuştur. Ancak çok hızlı bir cevap geldi. Daha 9. dakikada Avounou skoru eşitledi. Oyunun hakimiyeti ev sahibindeydi. Ankaragücü topa daha fazla sahip oldu, fazlasıyla şut denedi ama üretme konusunda beceriksizdi. Yüzde 38’le topla oynayan Ümraniye ise hızlı hücumlarla sonuç ararken yine Avounou ile zorlu deplasmanda öne geçti. 55. dakikada geldi bu gol. Ankaragücü’nün skoru değiştirme şansı fazlaydı ama Ümraniye izin vermedi.
Başarırsa destan olur
Başkent ekibi kazansa en azından tehlikeli bölgeden uzaklaşmış olacaktı. İstediğini alan taraf Ümraniyespor oldu. Umutlarını yeşerten bir galibiyetti konuk takım için. Evet, işleri hala çok zor. Hatta mucizelere ihtiyaçları var. Fakat devreyi 10, 12 puanla bitirip bunu başaran çok takım gördük bugüne kadar. Boğaziçi mezunu, 32 ülke görmüş, yabancı diller bilen, futbol kültürlerini yerinde deneyimleyen Recep Uçar zaten bu ligde kalır ama takımıyla kalırsa destan yazmış olur.
‘’İtalyan işi!‘’
Adana Demirspor kamp dönemini iyi geçiren takımlardan. Güçlü test maçları yaptılar. Montella takımın hem fiziksel kapasitesini hem de taktiksel sadakatini yükselmiş. Pirlo ise 3 oyuncuyla yolların ayrılmasının ardından biraz daha dar bir kadroyla önceliği rakibin kenarlarını durdurmaya verdi. Nitekim Akintola ve Onyekuru’ya alınan önlemler Emre Akbaba’nın ofansif meziyetlerini sergilemesine önemli imkanlar sağladı. Viviano’nun yerine kaleye geçen Batuhan Şen’in de 11’deki ilk maçında büyük hatası Emre’nin sert şutuyla tabeladaki dengeyi bozdu. Karagümrük, Borini ile 19’da eşitlese de oyun ve atak üstünlüğü tamamen ev sahibindeydi. Daha devre olmadan sonucu belirleyen de yine Emre’ydi. Adana Demirspor haklı bir galibiyetle zirve yarışında söz sahibi olacağını gösterdi bir kez daha... Bir parantez de Samet’e açmak lazım. Transfer haberleri kafasını ciddi bulandırmış görünüyor. Hazırlık maçlarında olduğu gibi lige de iyi başlamadı.
Karagümrük’ün yalnızlığı...
Karagümrük’e gelince... Kırmızı-Siyahlılar, sürekli bir oyuncu sirkülasyonu içerisinde. Sezona başlarken eldeki oyuncu grubuyla lig biterkenki kadro arasında büyük değişiklikler oluyor. Pirlo’nun en büyük dezavantajı ise; stadı geçtim, idman yapacak yeri dahi yok. Takım atletizm sahasında antrenman yapıyor. Süleyman Hurma bu şartlarda takımı ligde tutarak saygı duyulacak bir iş yapıyor. Ancak bunu sürdürülebilir hale getirmek adına destek görmesi elzem.
‘’Hatay'da kazanan yok‘’
Tehlikeli bölgeden uzak durmak isteyen iki takımın maçı kısır bir mücadeleye sahne oldu. 90 dakika sona erdiğinde tarafların 4’er isabetli şutu, buna karşılık son bölümde karşılıklı atılan 1’er gol izledik. Oyunun başından sonuna kontrolü elinden bulunduran ev sahibiHatayspor’du. Nitekim maç sonunda rakibine neredeyse yüzde 500’lük bir pas üstünlüğü kurdu Bordo-Beyazlılar. Ancak gerek kilit paslar gerek ise son toplardaki beceri yetersizliği tabelayı kısır bıraktı. İkinci yarı risklerin biraz daha arttığı maçta kilidi açan gol ise Bertuğ Yıldırım’la geldi. Volkan Demirel’in, “Yeni Haaland” dediği 20 yaşındaki golcü, hocasının yakıştırmasını onaylarcasına bir vuruşla takımını öne geçirdi. Giresun’un kontra planlarına maç boyunca izin vermeyen, özellikle Sainz’ı etkisiz hale getiren Hatayspor savunması, 75’te atılan golü ancak 87’ye kadar koruyabildi.
VAR olmasaydı...
Rijad Bajic, Sergingo’nun ortasında tam bir 9 numara örneği sunduğu kafa vuruşuyla tabelayı dengeledi.Her ne kadar pozisyon esnasında ofsayt bayrağı kalkmış olsa da VAR’da çıkan gol kararı sonucu da tayin etmiş oldu. Hatayspor 45 günlük arada daha farklı bir takım haline gelmiş, bu bariz. Volkan hoca oyunu biraz daha yönlendiren taraf olmaya çalışıyor. Zor zamanlardan geçen, puan silme cezasından ise son anda kurtulanÇotanaklar için ise geriye düştükleri deplasmanda alınan 1 puan altın değerinde
‘’Antalya'da kazanan yine Fenerbahçe‘’
İtalyan ekibi Salernitana ile kozlarını paylaşan Fenerbahçe, İrfan Can, King ve Batshuayi'nin golleriyle galibiyetlerine devam ederken, takım olarak da lige son derece hazır bir görüntü verdi. Jesus bu maçta da yine çift forvet denedi.
Alanya ile oynanan hazırlık maçında yoğun yağış ve ağırlaşan zemin nedeniyle Sarı- Lacivertliler adına taktiksel zor bir test oldu. Dün ise yine aynı statta futbol için mükemmel bir hava vardı. Nitekim Jesus'un, King ve Serdar'la önde bir kez daha ikili denediğini gördük. Rakip Salernitana, oyunu dar alanda oynamaya çalışan, sert bir takım. Ligde kendisine kapanan çok sayıda takip beklerken uygun bir provaydı. İlk yarının genelinde oyun kurmakta zorlanan İrfan Can, geniş alanda bulduğu tek fırsatı harika bir golle sonuçlandırdı. Görünen şey şu; Jesus önde daha kalabalık ve baskının şiddetini artıran bir takım izletmek istiyor. İkinci yarı başında gelen King golü de bunun habercisi. Gireniyle çıkanıyla sahadaki her oyuncu iştahlı ve takımın vücut dili bu konuda çok agresif. Batshuayi uzatmada penaltıdan sonucu belirledi.
İrfan Can Eğribayat: Jesus yine kalede onunla başladı. Özellikle savunmadaki oyun kurulumunda ekstra bir stoper gibi temiz ayağı var. Altay'ın eleştirildiği süreçte güçlü bir alternatif olacağını gösterdi.
Serdar Dursun: Alanya maçındaki gibi şov yapamadı belki ama Jesus'un ona bakışının değiştiği belli. Fiziksel olarak çok iyi durumda. Mental olarak da öyle. Şans istediği açık.
Lincoln Henrique: Ara pasları, savunma arkasına ustalıkla yolladığı toplar ve dar alandan başlattığı ataklarla maçın en iyilerindendi. Takımın kalitesini yükseltiyor. Dün yine sol kenardaydı.
Bruma: Fiziksel olarak çok diri gözüküyor. Ancak kendisini kabul ettirme baskısı topla buluştuğunda yanlış seçimler yapabilmesine neden oluyor. Tam olarak geçer not alabileceğini sanmıyorum.















