‘’Emirhan şov‘’
Öncelikle başta Önder hoca olmak üzere pandemiden mustarip herkese çok geçmiş olsun. Süper Kupa’nın kazanılması sonrası hocaya attığım tebrik mesajına cevaben Emirhan ile 11’de hem de bu kez asıl mevkisi olan ofansif merkez orta sahada devam edileceğine dair güçlü sinyaller almıştım. Halim, Serdar ve Önder hocaların takımdaki eksiklere göre kurguladığı 3-5-2’de sadece Emirhan orjinal mevkisinde santrfor rakibi Pohjanpalo ile beraber sahanın en iyisi olmakla kalmadı, Beşiktaş’a uzun süre oyun ve pozisyon üstünlüğüsağlayan da bu 3-5-2 dizilişi oldu.
Çevireceğinden emindim
Beşiktaş hem daha rahat top çıkarıp oyun kurdu hem de ilk kez Ghezzal yokken direkt rakip kaleye etkili şekilde gitmeyi başardı. Misal daha sade bir santrfor olan Pohjanpalo, daha meziyetli ama yine son vuruşlarda kötü performans sergileyen Batshuayi formaları değiştirip oynasalar maç kaç kaç biterdi? Batshuayi biraz daha sade ama daha etkili vuruşlar yapabilse maç ilk yarıdan skor açısından bitebilirdi. Süper Kupa’nın kahramanı Ersin’in hatası ile skor 1-1’e geldiğinde bile dakikalar ilerledikçe oyuna daha da ağırlığını koyup özel yeteneklerini sergileyen Emirhan’ın maçı yeniden Beşiktaş lehine çevireceğinden emindim.
Eyyama müsait!
Emirhan kendi payına düşeni fazlasıyla yaptı lakin Beşiktaş önce duran toptan saçma sapan bir gol daha yedi. Saçma sapan derken Ersin’den dönen topa yerdeyken vurup gole çeviren Pohjanpalo’nun reaksiyonu 10 numaraydı o ayrı.Saçma sapan olan Pohjanpalo gibi rakibin gole en yakın oyuncusunun o pozisyonda o kadar boş bırakılmasıydı. Montero maçın sonunda adeta tuzağa düştü: O ikinci sarıyı gördüğünde Josef’in takım arkadaşına gösterdiği tepkinin alt metni şu: Türkiye’de hakemler eyyama müsaittir, rakipten birini atar atmaz hemen diğer takımdan birine göz kestirir. Bunu bilen rakipler hemen sarısı olanın üstüne oynar, sen orada hakkını ararken atılabilirsin, o yüzden rakip seni ittiyse yerde kal, maça devam et!
‘’Tebrikler Önder ve Nuri hocalar!‘’
Endüstriyel futboldaki sponsorlar etkisini yok sayarak kupanın Katar’da veya Londra’da yurt dışında oynanmasına ilkesel açıdan karşı değilim. Gerçekçi olduğum için bir maçın adı 'Süper Kupa' ise o maçın oynanacağı statta sadece 3500 kişi olmasına karşıyım. Pandemi döneminde bu kadar uzağa gitmeye gerek yok. Her iki takımımızı da bu kadar eksik, hastalık ile boğuşurken 2 saat oynatmayı başaran Önder Karaveli ve Nuri Şahin hocalarımı tebrik ediyorum. Önder hocanın eksikleri hesaplayarak eldeki malzeme ile kurguladığı oyun, Beşiktaş’ı ilk yarının mutlak hâkimi yaptı. Önder hocanın derin oyun kurucu Pjanic’in önünde iki presçi iç orta saha olarak kullandığı Atiba ve Josef’in ilk yarıdaki çift yönlü oyunları Beşiktaş’a oyun üstünlüğü ile beraber golü de getirdi. Önlerindeki Kenan Karaman-Batshuayi-Larin üçlüsü en azından biraz daha az kötü oynamayı başarsalardı, Beşiktaş maçı uzatmadan ilk 60 dakika içinde bitirebilirdi. Nuri Şahin hocanın Harvard’da okumuş olması artı Harvard eğitim seviyesinin futbol kulübü versiyonları Dortmund, Real Madrid ve Liverpool’da oyun kurucu oynamış olmasının hakkını fazlasıyla verdiği 64’teki oyuncu değişiklikleri maçı dengeledi ve Antalyaspor’a beraberlik golünü de getirdi.
Yeteneği ile maçı değiştirdi
Önder hoca ise mecburi değişikliklerinin yanında yıllardır özene bezene geliştirdiği özel yeteneklerinden 17’lik Emirhan İlkhan hamlesiyle maçı tekrar dengelemeyi başardı. Penaltılar bitmeden son sözümü yazıyorum: Gördüğünüz gibi Emirhan 40 dakikada 4000 dakikadır sözde 'Olgun' oyuncuların yapamadığını yaptı: Yeteneği ile maçı değiştirdi. Kupa kazanılmasa da Önder Karaveli ile işte bu yüzden devam edilmeli. Daha diğer Emirhan Delibaş var, Ege var, Beşiktaş özkaynağında artık varoğlu var! Rosier-Ghezzal’lar ile Emirhan- Ersin’ler sentezi Beşiktaş’ta sürdürülebilir başarının formülüdür!
‘’Üçüncü alanda yeterli değil‘’
Batshuayi'den başlayalım: Kariyerli, belli özellikleri kaliteli bir oyuncu ancak bu Beşiktaş takımına uyumsuz bir parça gibi… Bazen çok etkileyici driplingler yapıyor, önde pres yapılınca dinamizmi ile toplar kapıyor, rakibe etkili basıyor. Lakin Beşiktaş takımca önde pres yapmayınca Batshuayi bir türlü doğru başlangıç pozisyonunu alamıyor, çok fazla ofsayta düşebiliyor. Altay maçında Batshuayi bu kez çok da pas hatası yaptı. Yine de son tahlilde mevcut kadroda Batshuayi'nin gerçek bir alternatifi yok. Belki Kayserispor maçının son bölümündeki gibi Güven ile beraber merkezde arkalı önlü oynasalar Batshuayi daha verimli olacak. Güven zaten Bayer Leverkusen'de santrfor arkasında merkezde 2. forvet mevkisinde yetişti. Dün gece Altay karşısında Önder Karaveli hoca takım tertibi gereği sol önde görev verdi. Aslında Güven biraz sade oynamayı öğrense yeteneklerini çok daha verimli şekilde kullanacak. Yıllarca özkaynak düzeninde büyük emekler vermiş Önder Karaveli oyuncularıyla özellikle genç oyuncularıyla empati kurabilen, onları geliştirebilecek kalibrede bir teknik adam. Güven için Önder hoca bir şans, bu şansı iyi kullanmalı!
Lider stoper lazım
Beşiktaş golü golcüleriyle değil de iki daha defansif karakterli orta sahasının vuruşları sonrasında buldu. Altay savunması soldan Ghezzal'ın kullandığı serbest atışta baraj kurmayıp önünü boş bırakarak yapılabilecek en büyük hatayı yaptı. Josef iyi vurdu, döneni Atiba tamamladı. Beşiktaş'ın Konyaspor ve Altay maçlarında 3. alandaki üreticiliği yeterli seviyede değil. Sergen hoca görevdeyken de benzer sıkıntılar yaşanmıştı. Devre arasında mutlaka bu sorunu çözmek gerekiyor. Tabii golcüden önce genç Serdar'ın yanına lider stoper bulmak gerek, Montero 88 dakika iyi oynadığı bir maçın 2 dakikasında birisi hatalı geri pas diğeri topu tutmuş kalecisine çarpma olmak üzere 2 büyük hata yaptı, Altay’ın net pozisyonlara girmesine sebep oldu. Bir de kupada neden VAR yok? Rosier'in pozisyonuna bakmak gerekirdi.
‘’Yetmedi‘’
Şüphesiz sezonun ilk yarısında beklentilerin en çok üstüne çıkan takım İlhan Palut yönetimindeki Konyaspor. Bu açıdan performanslara bakınca Önder Karaveli teknik direktör olarak maç hazırlığı ve maç başlangıcında üstüne düşeni yaptı diyebiliriz. İlk 45’te her iki takımın da gol beklentisi 1’in altında kaldı, iki takım adeta birbirini kafes dövüşü maçının ilk bölümlerindeki gibi tarttı. Formunun zirvesindeki Serdar Gürler Konyaspor için ne kadar önemli bir eksikse, Rosier de sadece defansif güç açısından değil ofansif açıdan da Beşiktaş için o kadar önemli bir eksikti. Bu Önder hocanın değil kadro mühendisliğindeki hatanın sonucu: Kadroda tek doğal sağ bek Rosier ve Arsenal maçındaki İsmail Köybaşı ve bu sezonki Nsakala’dan sonra Beşiktaş tarihinde ilk 11’de üçüncü kez sağ bek mevkisinde bir solak sol bek oynadı. Yakın zamanda burnu kırıldığı için maskeyle oynamak zorunda kalan Umut Meraş, bir solak en fazla ne kadar sağ bek oynayabilirse o kadar oynadı, mücadele etti.
Kimi isterseniz…
Beşiktaş ikinci yarıda daha net pozisyonlar bulan takım oldu ama yetmedi. Konyaspor maçın sonunda bulduğu net pozisyonu gole çevirdi. Yenilen golde kimi isterseniz eleştirin, sezonun ilk yarısı itibarıyla toplamda bu kadar gol yiyen bir Beşiktaş savunması zaten ideal bir savunma kurgusu değildir.
‘’Herkesi etkiledi‘’
Sergen Yalçın ayrıldıktan sonra yönetim kurulunda bazı isimler yeni teknik direktör seçimi kriterinde profesyonel liyakattan çok Beşiktaşlılık kimliğini öne çıkardılar. Ben, Önder Karaveli’den daha Beşiktaşlı çok az insan tanıdım. Kendisine “Hocam iyi ki Beşiktaşlısınız diyorum” cevap olarak bana “İyi ki Beşiktaş var” diyor. Yani Göztepe maçı sonrası tribünlerle yaşadığı duygusal karşılıklı etkileşim, bazı kendini bilmezlerin iddia ettiği gibi kameraların önünde şov falan değil! Önder Karaveli, Beşiktaş’ı gerçekten sevmeseydi arada görev aldığı diğer altyapılarda ödenen maaştan çok daha altına kameralar onu çekmezken Beşiktaş’ta tekrar çalışmayı kabul etmezdi.
Kalitesini gösterdi
Liyakat kriterine gelirsek: Önder hoca takımı devraldığından beri hep taktisyenlik kalitesiyle maçları çevirdi. Kayseri maçı son bölümünde oyuncu değişiklikleriyle formasyonu değiştirerek, Fenerbahçe maçının ikinci yarısına başlarken oyun stratejisini değiştirerek, Göztepe maçının ikinci yarısına başlarken de oyuncu değiştirmeden oyunu değiştirerek bu açıdan kalitesini gösterdi. Genç yetenek Rıdvan’dan takımın en büyük yıldızı Pjanic’e herkes hocadan etkilenmiş durumda. Devre arasında yeni teknik direktör aramaya gerek yok, tüm teknik direktörlerin makul bulacağı Marcelovari bir sağlam stoper asıl bulunması gereken. Göztepe presine karşı Önder hocanın sahaya sürdüğü Montero’nun ilk 45’teki pas isabetinin yüzde 70’in altında kalması asıl kıstas alınmalı. Önümüzdeki iki maç sadece Önder Karaveli’nin değil bu oyuncu grubunun da aldığı neticeler olacak!
‘’Kolektif reaksiyon‘’
Nestor El Maestro’nun ilk yarıda uygulattığı organize ön alan presi çok başarılı oldu. Beşiktaş ilk 45’te sadece 8 kez rakip ceza alanında topla buluşabilirken, Göztepe 19 kez Beşiktaş ceza alanı içinde topla buluşmayı başardı. İlk yarı bittiğinde Beşiktaş’ta ilk topu kullanmakla görevli stoper Montero'nun isabetli pas oranı yüzde 70'in altında kalmıştı. Santrforu Ndiaye ile Beşiktaş’ın derin oyun kurucusu Pjanic’in top almasını engelleyen, yardıma gelen sarkık oyun kurucusu Oğuzhan’ı da geriye doğru oynamaya zorlayan bu önde baskı planı maçın ilk golünü getirdi. Nihayet ilk yarım saat bittiğinde Ghezzal ve Rıdvan bu Göztepe baskısından sadece düşük tempoda ayağa pasla çıkılamayacağını, baskıyı kırmak için dripling de gerektiğini fark edip, doğru reaksiyonu gerçekleştirdiler. Bu ikilinin driplingleri sonrası Oğuzhan'ın usta işi tek pas asistinde Larin doğru zamanda doğru vuruşu yaparak skoru eşitledi. İlk yarının en kötü performans sergileyeni yönettiği tüm maçlarda olduğu gibi Ümit Öztürk’tü.
Önce oyunu dengelediler
Beşiktaş'ın uzun süre beklenen performansın altında kaldığı ilk yarıda Beşiktaş'ı tabelada tutan isim şüphesiz penaltıyı kurtaran Ersin oldu. Devre arasında ise Önder Karaveli hoca bu kez kademeye girdi: İlk yarıdan farklı olarak 2. yarıda daha direkt oynayan bir Beşiktaş izledik. Beşiktaş önce oyunu dengeledi sonra da Ghezzal’ın üstün yeteneği sayesinde öne geçti. Vida bu maçta daha önceki maçlara göre iyi oynadı, çok iyi mücadele etti. Vida'ya da Arslanagic'e de geçmiş olsun, çok talihsiz bir çarpışma anıydı. Rosier atıldıktan sonra kalanların gösterdiği kolektif reaksiyon 3 puanı getirdi. Göztepe de elinden geleni yaptı, zaten sahanın tek kötü performans sergileyeni yönettiği her maçta olduğu gibi Ümit Öztürk’tü!
‘’Vida'ya önlem almak zor‘’
Beşiktaş bu sezon oynadığı çoğu maçta olduğu gibi daha iyi başlayıp ilk golü yiyen taraf oldu. Larin, penaltı kararı verilen o pozisyonda elini ne yapabilirdi, işte yeni kuralın saçmalığı. Birçok kişi kendi takımı aleyhine penaltı verilmeden kuralın ne kadar saçma olduğunu anlamıyor. Taraftarlar ‘Kardeşim bizim ligde hangi kuralın uygulanmasında standart var ki?’ diye itiraz etseler, yerden göğe kadar haklılar! Beşiktaş bu kez yenik duruma düştükten sonra hemen dağılmadı. Hatta iyi bir reaksiyon verdi: Josef’in skoru 1-1’e getiren iyi şutunda maç başından beri ilk kez Batshuayi savunma arkasına koşu kasmadı, sırtı dönük pozisyon alma akıllılığını gösterdi.
Başka stoper olsa...
Tabii momentumu belirleyen anlarda önemli olan kolektif akıl: Beşiktaş lehine bu sezonki Vida’ya önlem almak, Mesut Özil veya Fenerbahçe’nin herhangi bir hücum oyuncusuna bile önlem almaktan daha zor! Aslında Hırvatistan çok güzel bir ülke, orta sahaları harika, forvetleri çok iyi lakin Beşiktaş’a gelen stoperleri sağlığıma zarar verdiler. Zaten Beşiktaş’ta bu kadar formsuz ve hataya meyilli Vida yerine oynatılabilecek stoper alternatifi olsaydı daha önceki teknik direktörler oynatırdı. O yüzden Önder hoca, ikinci yarıya Can yerine Oğuzhan’la başladı. En son Sao Paulo’da oynarken bir maçta 2 gol atan Josef, 59’da Rıdvan’ın mükemmel ortasında bir kez daha skoru eşitledi.
Çebi dünden ders çıkarmalı
Vitor Pereira’nın aslında ilk 11’de İrfan ile başlaması gerekiyordu ve hatta Galatasaray derbi galibiyetinde olduğu gibi Mert Hakan ve/veya Sosa ile. Bir de Valencia’yı 90 artıda oyuna sokmak Pereira adına adeta tüy dikmek oldu. Maç sonu eleştiri oklarının başkan Ali Koç’a dönmesi de bu açıdan doğal. Ahmet Nur Çebi’nin bundan ders çıkartıp duygusal değil mantığa uygun bir yeni hoca seçimi yapması şart!
‘’Taraftarın hocaya desteği çığ gibi büyür‘’
Bazı kişiler “Pinheiro imzaya geliyor”, bazıları da “Hayır başkanın aklında sadece Şenol Güneş var” diyorlar. Benim anladığım Beşiktaş Yönetimi yeni teknik direktör konusunda kesinlikle fikir birliğine varamadı. Zaten başka türlü bir toplantı 6 saat sürmez, yeni hoca da çoktan belli olurdu. Bu süreçte Kayserispor maçında yaptığı galibiyet getiren hamlelerin ve maç sonunda nasıl büyük bir futbol emekçisi olduğunun kamuoyunca öğrenilmesinin etkisiyle Beşiktaş taraftarının önemli bir kısmı “Neden Önder Karaveli yeni hocamız olmasın ki?” diye düşünmeye başladı. Eğer Beşiktaş, Önder Karaveli yönetiminde Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yenerse taraftarın Önder Karaveli hocaya desteği çığ gibi büyür. Benim naçizane fikrim Önder hocayla uzun vadeli sözleşme yapılıp çok başarılı olduğu U-19 teknik direktörlüğünde devam ettirilmesi ve 2 yıl sonra o kadrodan kendi geliştirdiği oyuncularla beraber Beşiktaş A takım hocalığına getirilmesi.
Beyaz sayfa açılıyor
Önder hoca için şu anda tüm oyuncular birer beyaz sayfa, performanslarına göre bir 11 seçecektir. Bu açıdan bakarsak Josef’in yanında ilk 11’de Oğuzhan’ı görebiliriz. Güven büyük ihtimalle yedek kuvvet olarak sahaya sürülecektir çünkü Güven Leverkusen’de yetiştiği yer olan santrforun arkasında merkezde görev alırken Beşiktaş’a galibiyeti getirdi. Önder hocanın Güven’i tekrar bu şekilde verimli kullanması için takımın formasyonunu değiştirmesi gerekecek, o yüzden direkt derbide bir formasyon değişikliği yapmazsa kendi açısından anlaşılabilir.