İkinci yarıda işi şansa bırakmayan Trabzonspor, gerçek gücünü sahaya yansıtınca farka koştu ve aradığı morali İstanbul’da buldu.
Rakip eksik kaldıktan sonra fark geldi.
Beyoğlu Yeni Çarşı’nın hücum edemeyeceğinin öngörebilir olduğu maçta ilk devredeki sorun daha çok Fenerbahçe’nin “pas hızı”ndaki tavrındaydı.
Siyah-Beyazlılar için kupayı kazanmak demek, Avrupa kupalarına katılmak anlamına geliyor. Beşiktaş, bir yandan Keçiörengücü maçına odaklanmışken, diğer taraftan da özel uçaklar yeni Kartallar’ı getirmek için hazırda bekliyorlar
Derbide kaybeden Galatasaray kupada moral bulmak için görece kolay bir rakip vardı karşısında. Fethiyespor mütevazi kadrosuyla ilk yarıda iyi mücadele etti. İyi savunma yaptı ve Galatasaray’a gol şansı vermedi. Icardi kazanılan penaltıyı iki kere kullanmasına rağmen kaleci Arda’yı geçemedi.
“Bu havada da maç mı oynanır” duygusuyla otobüse binmiş, stada gelmiş bir Galatasaray takımı ile, maçın önemini yönetiminden hocasına, takımından taraftarına, iliklerine kadar sindirmiş bir Fenerbahçe takımı karşı karşıya geldi ve daha çok isteyen, arzulayan ve konsantre olan Fenerbahçe kazandı.
Yarı final maçlarının ‘’iki gösterişlisi’’nden ilk yarı boyunca bolca ön alan acemiliği izledik desem yeridir.
Atatürk Olimpiyat Stadı Süper Kupa’ya ev sahipliği yaparken her zaman ki handikapları futbol adına yaşattı.
Son yıllarda rakibine karşı hem iç sahada hem dış sahada aldığı sonuçlarla ve şampiyonluk alışkanlığının getirdiği psikolojik üstünlükle Galatasaray’ın girdiği bu rekabette, bu kez tablo farklıydı.
Mücadelenin hakemi Halil Umut Meler, maçın kaderini etkileyecek kritik yanlışlar yapmadı. Penaltı beklenen pozisyonlarda devam kararları doğruydu. 43’te Sane’nin, Kerem Aktürkoğlu’nun ayağına bastığı pozisyonda ikinci sarı kart bence daha doğru bir değerlendirme olurdu.
Matteo Guendouzi 7 Ocak’ta Fiorentina karşısında Lazio formasını 90 dakika giydikten sonra İstanbul’a doğru yola çıktı.