Arama

Popüler aramalar

‘’Bir senaristin kaleminden çıkmış gibi‘’

Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu, sezon boyunca kurulan oyun planının ve bu planın kritik anlarda korunabilmesinin sonucu olarak okunmalı.

Yerleşik hücumda çizgiyi genişleten yapı, merkezde üçüncü adam bağlantıları ve top kaybı sonrası ilk baskı, takımın ritmini belirleyen temel başlıklardı. Geçiş anlarında mesafe disiplininin korunması ve savunma hattının önde kalabilmesi de oyunun kontrolünü çoğu bölümde Galatasaray lehine çevirdi.

Ancak sezonun her anı bu kadar akıcı değildi. Özellikle bazı maçlarda ilk baskının kırılmasıyla takım boyu uzadı, merkezdeki mesafeler açıldı ve top rakibe daha kolay teslim edildi. Yerleşik savunmada ikinci toplara verilen reaksiyonun geciktiği, hücumda ise merkez üretiminin düştüğü anlarda oyun genişliğini korusa da tempo ve tehdit seviyesi geriledi.

Bu nedenle üst üste gelen 4. şampiyonluk, yalnızca güçlü oynanan bölümlerin değil; ritmin düştüğü, planın aksadığı ve oyunun zaman zaman kırıldığı anlarda verilen doğru reaksiyonların da sonucu olarak kayda geçti.

BİR SENARİSTİN KALEMİNDEN ÇIKMIŞ GİBİ

Şampiyonluklardan sonra genelde akıllarda hep son dakikalarda atılan goller gelir. Galatasaray'da bu eksikti. Hikayesi bol sezonun eksik olan bu golü de Victor Osimhen'den hem de şampiyonluk maçında geldi. 2025/2026 sezonu Galatasaray için adeta bir senaristin kaleminden çıkmış gib film gibiydi...

10 Mayıs 2026, Pazar 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Skor 4-1 ama mesaj çok daha ağır‘’

Galatasaray, kazanması halinde şampiyonluğunu ilan edeceği maçta Samsunspor’a deplasmanda 4-1 mağlup oldu. Skor çok ağırdı ama oyunun anlattığı şey daha ağırdı! Galatasaray sahada kontrolü kaybetti. Oyunun aklı tamamen Samsunspor’daydı. Maça bakarsanız Galatasaray pas yaptı, denedi, kenarlara indi evet, fakat bütün bunlar gerçek bir tehdit üretmeye yetmedi. 13 şut attı ama sadece 3’ü kaleyi buldu. Galatasaray adına üzerine asıl düşünülmesi gereken ise 7 şutun Samsunspor savunması tarafından engellenmesiydi. Bu veri, Galatasaray’ın ne kadar sıkıştığını net gösteriyor.

Samsunspor maçı geçiş oyunuyla kazandı

Samsunspor’un planı aslında çok netti. Kompakt kal, merkezi kapat, topu kazanınca hızlı çık. Galatasaray hücum ederken genişledi ama top kaybında aynı hızla daralamadı. Beklerin arkası boş kaldı, stoperler sürekli geriye koşmak zorunda kaldı. Mouandilmadji ve Ndiaye bu alanları çok iyi kullandı. En dikkat çekici detay şu: Galatasaray’ın 7 şutu engellenirken, Samsunspor’un hiçbir şutu engellenmedi. Bunun en büyük sebebi ise motivasyon!

Kırmızı sadece sonucu değil, dağınıklığı büyüttü

Günay Güvenç’in kırmızı kartı maçın tamamen kopmasına neden oldu. Ancak Galatasaray o ana kadar da zaten oyunun dengesini de kontrolünü de tamamen rakibine vermişti. Kırmızı kart, zaten kırılgan olan yapıyı tamamen dağıttı. Leroy Sane’nin çıkıp kaleci değişikliğinin yapılmasıyla Galatasaray’ın hücum gücü azaldı. Samsunspor ise bu dakikadan sonra oyunu daha rahat yönetti ve skoru büyüttü. Bu maç Galatasaray için basit bir yol kazası değil. Şampiyonluk kapısında gelen ciddi bir uyarı. Çünkü sorun sadece skor değil; hücumda plansızlık, savunmada geçiş zaafı ve merkezde kontrol kaybıydı. Galatasaray şampiyonluğu yine kazanabilir. Ama Samsun’da Galatasaray'a ve Okan Buruk'a verilen mesaj şuydu: Büyük hedeflere sadece yıldızlarla değil, doğru dengeyle gidilir. Son olarak; Thorsten Fink ve öğrencilerine böyle güzel bir oyun izlettikleri için teşekkür etmeliyiz.

03 Mayıs 2026, Pazar 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Fenerbahçe şah çekti, Galatasaray mat etti‘’

Maçtan önce ilk 11'ler açıklandığında, sahada aynı anda hem Sidiki Cherif hem de Anderson Talisca'yı görmeyi düşünmemiştim. Normalde şampiyon olmak için kazanmak zorunda olan Fenerbahçe'nin skor gelmemesi halinde maçın son 20 dakikasında risk almasını beklerdim, ama Konya'daki 120 dakikalık yıpratıcı maç, Tedesco'ya takımınının son bölümde bu tempoyu yapamayacağını düşündürdü. O da maçın başında, takımın enerjisi daha tazeyken skoru almak için böyle bir 11'i sahaya sürdü. İşler de planladığı gibi gitti. Ama kaçan penaltı ve ardından Galatasaray'ın oyuna ağırlığını koyması tüm planları bozdu. Kısacası Tedesco şah çekti, Okan Buruk mat etti.

Maçın Kırılma Anı: 13. Dakika

Fenerbahçe için maçın en kritik fırsatı 13. dakikada geldi. Anderson Talisca penaltıyı değerlendirebilseydi maçın senaryosu tamamen değişebilirdi. Ama kaçan penaltı sonrası psikolojik üstünlük Galatasaray’a geçti.

Bu dakikadan sonra Galatasaray; topa daha fazla sahip oldu, oyunu Fenerbahçe yarı sahasına taşıdı, orta sahada daha sert ve daha organize kaldı, Fenerbahçe’nin geçiş hücumlarını kontrol etti. Fenerbahçe ise erken gol fırsatını kaçırdıktan sonra oyuna ortak olmakta zorlandı.

Galatasaray Neleri Doğru Yaptı?

Galatasaray’ın en büyük artısı oyunu tek bir bölgeye sıkıştırmamasıydı. Hücum yönleri oldukça dengeliydi: Yüzde 33 sağ kanat, yüzde 31,9 sol kanat ve yüzde 34,3 merkez. Bu dağılım çok önemli. Çünkü Galatasaray hücumda tahmin edilebilir olmadı. Fenerbahçe savunması bir bölgeye yoğunlaşamadı.

Özellikle merkezde Torreira ve Lemina’nın fiziksel üstünlüğü, Galatasaray’ın ikinci topları toplamasını sağladı. Bu da baskının sürekliliğini artırdı.

Net Skor

Galatasaray bu maçı sadece skorla değil, oyunla da kazandı. Fenerbahçe erken penaltıyla büyük bir avantaj yakalayabilirdi ama bu fırsatı kaçırdı. Galatasaray ise daha sonra oyunu sakin şekilde kontrol etti, merkezi ele aldı ve hücum çeşitliliğiyle farkı buldu.

Maçın yıldızı Leroy Sane

Galatasaray'da bugün sahada birçok oyuncu gerçek anlamda iyi bir performans sergilese de maçın adamı net şekilde Leroy Sane idi. Sezon başından beri 2-3 maç dışında kalitesini gösterme konusunda sıkıntılar yaşayan Alman yıldız derbiye adeta imza attı. Statslook verilerine göre, Leroy Sane tek başına bütün Fenerbahçeli oyuncular kadar başarılı dripling yaptı. Her an, her saniye maça adeta damga vurdu.

27 Nisan 2026, Pazartesi 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Okan Buruk bu 94 pası düşünsün‘’

Galatasaray dün akşam sahasında, ilk yarısında isabetli şut bile atamadığı maçta rotasyon ağırlıklı bir kadroyla sahadan 2-0 mağlubiyetle ayrılarak Türkiye Kupası'na havlu attı, ancak şunu da söylemek lazım ki Gençlerbirliği'nin de as 11'inden en az 6 oyuncu ilk 11'de yoktu.

GENÇLERBİRLİĞİ 94 PASLA KAZANDI

Ankara temsilcisi ligde Galatasaray'a karşı oynadığı maçtakine benzer bir sistemle sahadaydı. Merkezi kapatarak Galatasaray'ı sık sık kenarlara yönlendirdiler. Galatasaray'ın kenardan yaptığı ortaları da ceza sahası içinde kalabalık bir şekilde karşıladılar. Galatasaray - Gençlerbirliği maçı ilk yarı ve ikinci yarıda eklenen sürelerle toplamda 98 dakika oynandı. Gençlerbirliği toplamda 94 başarılı pasla Galatasaray'ı 2-0 mağlup etti. Dakika başına bir başarılı pas bile etmiyor. Pas başarı yüzdesi ile yüzde 55! Gençlerbirliği neredeyse her iki pasından birinde hata yapmış. Galatasaray buna rağmen kaybediyorsa, bu Okan Buruk'un uzun uzun düşünmesi gereken bir konu.

PAZAR GÜNÜNÜN TELAFİSİ YOK

Sonuç itibariyle Galatasaray, Türkiye Kupası'na veda etti. Pazar günü derbiyi kazanır ve şampiyon olursanız kimse bu maçı hatırlamayacak. Ama tersi bir durumda fatura biraz ağır olur. Galatasaray adına dün akşamdan çıkarılacak tek mutluluk Osimhen'in geri dönmesiydi. Artık Okan Buruk ve öğrencileri sezonun kaderini çizmek için Pazar günü sahaya çıkacak. Bu maçtan dersler çıkararak ama mağlubiyete de takılıp kalmadan mental olarak hazır olmak öncelikli hedef olmalı.

23 Nisan 2026, Perşembe 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Sezonu taçlandırma fırsatı ayaklarına geldi‘’

Galatasaray puan farkını yeniden dört puana çıkarabileceği kritik bir maçta sahadan galibiyetle ayrılmayı bilen taraf oldu. Bu maçın ardından puan farkı dörde çıktı ve ligi taçlandırma şansını büyük oranda artırma fırsatı da ayağına geldi. Bir konuya da değinmek lazım, Türk futbol tarihi değil, dünya futbol tarihi Batuhan Kolak ve VAR Abdullah Buğra Taşkınsoy'un iptal ettiği golün bir benzerini görmedi. Türkiye Süper Ligi dışında da böyle bir şeyi bir daha göreceğimizi sanmıyorum. Şimdi oyuncuların performansına gelelim...

İLK YARI OYUNUN TEK HAKİMİYDİ

Galatasaray ilk 45 dakikada, ilk golün erken de gelmesiyle çok rahat bir yarı oynadı. Hücum setleri, oyuncuların isteği Okan Buruk dokunuşunun izlerini verdi. Özellikle Torreira, yeniden kendini bulmaya başladı. Bir parantez de Yunus Akgün'e açmak lazım. O iyi oynadığı zaman Galatasaray için hücumda işler daha kolay oluyor. Dün gece hücuma yön veren isimdi. Leroy Sane topla birlikte gerçekten kaliteli, ancak pas tercihlerinde çok hata yapıyor. Dün de buna devam etti. Barış Alper ise oyunun son bölümüne ağırlığını koyan isimdi.

HER ŞEY BELLİ OLACAK

Galatasaray gelecek hafta sahasında Fenerbahçe ile karşı karşıya gelecek. Okan Buruk ve ekibinin şampiyonluk modunu açıp açmadığı da bu derbide belli olacak. Umarım Türkiye Futbol Federasyonu, o kadar FIFA kokartlı hakem olmasına rağmen her maça yabancı dil bilmeyen ve yönettiği her maçta tartışmalı onlarca karara imza atan Yasin Kol'u atamak gibi bir hataya düşmez. Top artık Okan Buruk ve öğrencilerinde, sezonu taçlandırmak onların ellerinde...

19 Nisan 2026, Pazar 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Okan Buruk'un geri dönmesi lazım‘’

Galatasaray iki puan kaybetmedi, bir puan kazandı dün akşam kendi seyircisi önünde Kocaelispor ile oynadığı maçta. Göztepe maçının ilk yarısını bitiren düdük çaldığından beri oynanan üç devrede de Galatasaray hiçbir şekilde sahada yok. Galatasaray dün akşam ilk yarıda da iyi bir oyun sergilemedi. Skorun 1-0 olması kimseyi aldatmasın.

NOA LANG GİRDİ KOCAELİSPOR RAHATLADI

Sallai her ne kadar oyunda kaldığı süre içerisinde hücumda aksasa da savunmada sorun yaşatmadı. Ne zaman ki o bölgeye geriye dönüşleri sorunlu Noa Lang girdi. Kocaelispor daha çok o bölgeyi işlemeye başladı. Jakobs hemen hemen her pozisyonda ikiye bir kaldı.

OKAN BURUK’UN GERİ DÖNMESİ LAZIM

Ligde artık bitişe doğru yaklaşıyoruz. Galatasaray bu oyunla şampiyonluğu geçtim ikinci bile olamaz. Bir an önce fabrika ayarlarına dönmeleri lazım. Ama her şeyden önce Okan Buruk’un geri dönmesi lazım!

13 Nisan 2026, Pazartesi 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Barış Alper ile çözülen denklem‘’

Yorucu ve yıpratıcı bir Trabzonspor maçının ardından ligin en sert deplasmanlarından birinde Göztepe'ye konuk oldu Galatasaray. Bundan haftalar önce birisi bu maç için "Galatasaray bu deplasmana Osimhen, Abdülkerim, Torreira ve Sara olmadan çıkacak" deseydi, sanırım herkes bu maça puan kaybı yazardı.

Öncelikle şunu söylemek lazım ki, özellikle ilk 45 dakika için Galatasaray rakibini çok iyi analiz etmiş. İlk 45 dakika bittiğinde tabelada 0-4 yazsa maçı izleyen kimse şaşırmazdı. Özellikle Sallai ilk 45 dakikada iki çok net pozisyonu harcadı.

İKİNCİ YARIDA İŞLER DEĞİŞTİ

İkinci yarıda Galatasaray, yoğun maç trafiğini, sakat ve formsuz oyuncuları da düşünerek oyunu düşük tempoda götürerek maçı bitireceğini düşündü, ancak erken gol planları alt üst etti. Taraftar desteğini de arkasına alan Göztepe, Galatasaray kalesinde çok ciddi tehlikeler yarattı. Okan Buruk'un Jakobs ve Sara hamlelerinin ardından topa daha fazla sahip olan Galatasaray, Göztepe'nin hızını düşürdü. Üstüne bir de Lemina'nın golü gelince maç koptu.

BARIŞ ALPER PROBLEMİ ÇÖZDÜ

Icardi oynadığı zaman Galatasaray'ın yapmaya çalışıp yapamadığı ön alan baskısı rakipler için büyük bir avantaja dönüşüyordu. Okan Buruk buna da Barış Alper Yılmaz hamlesiyle çözdü. Yanlıştan döndü. Leroy Sane yine sahanın en kötülerindendi bir an önce kendisi toparlayıp sorumluluk almazsa sezon sonu transfer haberlerinin başrol ismi olabilir.

09 Nisan 2026, Perşembe 06:59
YAZININ DEVAMI

‘’Teşekkürler Galatasaray‘’

Galatasaray, Rams Park'ta Liverpool'u elerken Anfield Road'da da rakibine mukavemet gösterebileceğinin işaretlerini vermişti. İlk maç 1-0 bitmiş olsa da skor daha farklı da olabilirdi. İngiltere'de maçta Okan Buruk farklı bir şey denemek istedi. Fiziksel mücadelenin ve atletizmin çok daha fazla öne çıkacağı bir maç olacağını düşünerek Sacha Boey ve Sallai hamleleriyle başladı.

İLK YARI 10 KİŞİ GİBİYDİ

Hesapta olmayan bir şey yaşandı. Osimhen bileğinden sakatlandı. Burada hem Osimhen'de hem de Okan Buruk'ta hata var. Osimhen kendini denemek için çok fazla bekledi ve bu sürede Galatasaray adeta 10 kişi oynadı. Hem de Liverpool'un tempolu oyunu karşısında takım epey yıprandı ilk 45 dakikada. Liverpool topu o kadar hızlı çeviriyordu ki bu hıza yetişmek imkansız gibiydi.

UĞURCAN KUSURSUZDU

Evet tabelada belki 4-0 yazıyor, ancak Uğurcan Çakır kusursuz bir performans sergiledi. İşte dün gece Anfield Road çimlerindeki Galatasaray o kadar kötüydü. Uğurcan Çakır kalesine gelen biri penaltı olmak üzere 15 isabetli şutun 11'ini kurtardı. Bu muazzam bir performans.

İLGİNÇ HAKEM OYUNLARI

Szymon Marciniak'ın sakatlığı günler öncesinden belliydi. UEFA bunun önlemini almak yerine bu kadar kritik bir maçı son dört senede bir tane Şampiyonlar Ligi maçı yönetmemiş Polonyalı Pawel Raczkowski'ye yönettirdi. İlk yarıda verdiği, vermediği kararlarla zaten Galatasaray'ın gardını düşürdü. Sonrasında da kalite farkıyla Liverpool istediğini aldı. Bodo/Glimt ve Galatasaray elendiğine göre UEFA da rahatlamıştır.

Her şeye rağmen Galatasaray bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olmuştur. İki Liverpool, Ajax, Bodo/Glimt, Juventus, galibiyetlerinde takdire şayan bir performans sergilendi. Şimdi hedef gelecek sezon en az çeyrek final!

19 Mart 2026, Perşembe 06:59
YAZININ DEVAMI