Abdullah hoca ile Beşiktaş nereye kadar?

27 Ekim 2019, Pazar 00:11
- A +

Son Yılların başarılı Türk antrenörlerinden Abdullah Avcı ile yine son yılların başarılı futbol takımlarından biri olan Beşiktaş’ın 2019/20 sezonunda başlayan beraberlikleri için bir çok futbol otoritesi gibi eski Başkan Fikret Orman da 'Rüya birliktelik' olarak düşünüyordu herhalde.

Acaba sayın Orman sadece bir antrenör tercihi mi yapmıştı yoksa antrenör ile birlikte farklı bir futbol ekolünü mü de bilerek veya bilmeyerek tercih ediyordu?

Ne demek istediğimi anlamak için, iki farklı futbol ekolünün temsilcileri olan Abdullah Avcı’nın ve Beşiktaş Futbol Takımının son on yıllarındaki başarılarına bir göz atalım.

Abdullah hocayı Mayıs 2005 yılında U-17 Futbol Milli Takımı'nı Avrupa Şampiyonu yaptığından beri takip ediyorum. A Milli futbol Takımı ile 2011/13 yılları arasında yaşattığı hayal kırıklığından sonra 2014’ten 2019 Haziran’a kadar Başakşehir'de başarılı 5 sezon geçirdi.

Başakşehir'e oynattığı Barcelona'daki Guardiola ekolü, kaleciden başlayan kısa paslar, kendi yarı sahasında enine bol paslar, sabırla hücum etme, topa daha fazla sahib olmaya çalışma, fazla aksiyonu olmayan ve bazen sıkıcı olan bu ekol ile Avcı başarıyı yakaladı. Gerçi son 5 sezonda Avcı’nın Türkiye Süper Ligi'nde şampiyonluğu, Türkiye Kupası'nda finali yok. Ancak Türk antrenörleri arasında tırnakları ile kazıya kazıya bu kariyeri yakalamış birisidir. Uzun çalışmalar sonunda bu sabırla, kısa pas futbolunu içselleştirmiş ve seyircisiz Başakşehir'e önemli katkıları olmuştur.

Beşiktaş'ın son 10 yılda kendi yarı sahasından hızlı çıkan, dikine rakip kaleye giden, beklerinin kanatlardan bindirdiği ve kanat ortaları bol olan ofansif futbolu tercih eden Mustafa Denizli, Slaven Bilic, özellikle son 4 sezonda çok başarılı olan Şenol Güneş gibi isimlerle çalıştı.

Beşiktaş, Şenol Güneş ile 2015/16-2016/17 sezonlarında 2 Süper Lig Şampiyonluğu yaşadı. Yine Türk Futbol Tarihinde ilk defa Beşiktaş 2017/18 Şampiyonlar Ligi'nde gurubundan 14 puan toplayarak namağlup çıktı.

Kısa analizimden de anlaşılacağı gibi başarılı bir teknik adamdan ve başarlı bir futbol takımının farklı futbol yapılarından bahsediyoruz.

2019/2020 sezonunun başında Beşiktaş'ın başına Şenol Güneş’in yerine Abdullah Avcı’yı tercih eden eski Başkan Sayın Orman ne yaptığının farkında mıydı?

Hazırlık maçlarında yaşanan facia görülmemezden gelindi. Lig maçları arkasından Avrupa kupası maçlarında gelen başarısız sonuçlar başarıya alışmış Beşiktaş seyircisini harekete geçirdi. Beşiktaş’ın Göztepe’ye karşı oynadığı maçı seyretmiştim. Abartısız söylüyorum son otuz yılda seyrettiğim en kötü Beşiktaş futboluydu.

Beşiktaş futbol ilahlarının, çok uzun süre geçmeden kurban isteyecekleri netti. Sayın Orman bu kadar farklı iki futbol ekolünün (gece ve gündüz gibi farklı) kısa sürede birbirlerine uyum sağlamayacağını nasıl düşünemezdi. Ve bu düşünemezliğinin sonucu olarak koltuğunu Sayın Çebi’ye bırakmak zorunda kaldı. İlahlar ilk kurbanını almıştı bunla da kalmayacaklar.

Uzun çalışmalar sonucunda Beşiktaş, seyircisi ve camiası hızlı, heyecanlı, bol gollü, başarılı ofansif futbolu içselleştirdi.

Yeni Başkan sayın Çebi, Abdullah hocayla devam edeceklerini söyledi. Peki bundan sonra Beşiktaş’ta neler yaşanır?

1-Abdullah hoca kendi ekolünü terk eder ve Beşiktaş’ı eskisi gibi oynatmaya çalışır. Nitekim kaybedilen bir maç sonu bunu dile getirdi. Bu da Abdullah hocayı sıradanlaştırır. Sıradan bir Abdullah hoca Beşiktaş’ı başarıya götüremez.

2-Biraz ondan ( Avcı Ekolü ) biraz bundan ( Beşiktaş Ekolü ) oynamaya çalışan Beşiktaş, işleri Arap saçına çevirir. Burdan kurtulmak Siyah-Beyazlı ekibin senelerine mal olur.

3-Ocak'ta Beşiktaş takımının yarısı gönderilir. Onların yerine Abdullah hocanın futboluna uyan oyuncular transfer edilir. Yaklaşık 2,8 milyar lira borcu olan bir kulüp için çok pahalı bir çözüm. Çünkü Ocak ayında alınan oyuncular yetmeyecek, yeni sezonun başında yine transferler gerekecektir. Fenerbahçe örneğinde görüldüğü gibi.

Avrupa kupalarına katılamayan Beşiktaş’taki mali delik daha da büyüyerek devam edecektir. İnşallah Beşiktaş, Seba döneminin öncelerine dönmez.

4-Umarım “Zararın neresinden dönülürse kardır” atasözünü Beşiktaş başkanı sayın Çebi uygulamaya sokar ve Beşiktaş’ın ve Avcı’nın daha fazla yıpranmasına müsaade etmez. Beşiktaş’ın ekolüne uygun bir teknik adamlar en kısa sürede çalışmayı tercih eder. Abdullah hocanın kendi isteği ile istifa edeceğini tahmin etmiyorum.

Peki Siz Beşiktaş Başkanı olsanız tercihiniz ne olur?

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...