Sporda da paradigmalar değişecek

05 Nisan 2020, Pazar 06:58 Son Güncelleme: 05 Nisan 2020, Pazar 09:33
- A +

Koronavirüs salgını küresel bir problem olarak karşımızda. Bu asrın musibeti ile tüm ülkeler hem küresel hem de yerel anlamda büyük mücadeleler veriyor. Bugün yaşadığımız izolasyon bir yandan ‘ulus devlet’ örneğinde olduğu gibi ülkeler arasında sınırları kesin bir şekilde ayırırken, bir yandan da ülkeler arasındaki dayanışmanın önemini de ortaya koydu. Sonuçta tüm ülkeler kendi gelenekleri ve imkânları doğrultusunda bu süreçleri yönetecekler; kimileri başarılı olurken, kimileri de büyük bedeller ödeyecekler. Bu sürecin hayatın her alanını; tarım, turizm, teknoloji, ekonomi, bilim, sanat ve eğitim gibi bir çok sektörü etkileyeceği kuşku götürmez bir gerçek. Nasıl kısa sürede ‘online eğitim’ sistemine geçtik ise, gelecekte de tarımda ne yapabiliriz, ihracatımızı düşürmeden nasıl artırabiliriz, turizmin merkezi nasıl oluruz gibi sorulara cevap bulmalıyız.

Tabii küresel bir rekabetin olduğu Türk sporunun da bu süreçten etkilenmemesi mümkün değil. Kriz kapıya dayandı, hayat durdu ve artık bütün bunları düşünmek için de fırsatımız oldu. Geleceği planlamak için düşünmeyi, düşünmek için de ‘zamanı’ bulduk. Bireyler, aileler, toplumlar, kurumlar ve devletler bir an durup ‘nereye doğru gidiyoruz’ diye düşünmeye fırsat bulamıyordu. Bu kriz, hepimizi bir şekilde durdurdu, en azından bizi teslim alan rutini bozdu ve her zaman şikayetçi olduğumuz zaman konusunu cömertçe bize verdi. Bazen durmak iyidir, hele hayat çok hızlı akarken...

Şimdi gerek bireylerin, gerek kurumların, gerekse de devletlerin; gelecek senaryolarını iyi okumaları gerekiyor. Kimileri senaryoyu yazarken, kimileri de başkaları tarafından yazılan senaryonun peşinden koşacak. Burada, geleceği şekillendirecek liderliklere ihtiyaç duyacağız. Bugün Türk sporunun nasıl bu süreçten etkileneceği konusunda simülasyonlar yapma zamanı geldi.

Olimpiyatlar ve Federasyonlar

Olimpiyatlar’ın ertelenmesi ile şimdi yeni bir durum ile karşı karşıyayız. Federasyonlar ne zaman seçime gidecek? 2011 yılında hazırlanmasına benim de katkı verdiğim yasaya göre karşımızda 2 seçenek var: 1- “Federasyonlar 4 yıl için seçilirler...” 2- “Federasyon seçimleri Olimpiyatlar sonrası yapılır...” Bu maddelerin arasında hangi hükmün geçerli olacağı konusunda hukukçular arasında mekik dokuyacağız bir kez daha...

Ama ben Türk sporunun geleceğe yönelik olarak dizayn edilmesi için federasyonlar konusunda seçim tarihi açısından değil de gelecekte Türk sporunun ‘öze dönüşünü’, ‘devleti su kuyusu görmeyecek’, ‘özerkliği sadece harcama yaparken değil de gelir yaratacak’ şekilde yeni bir zihniyeti ve anlayışı ortaya koyacak yeni bir yapıya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Yani, yeni dönemin Federasyon Başkanları’nın birer CEO gibi vasıflara sahip olması gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında artık ithal sporcularla yürüyemeyeceğini ifade eden, adeta bir ‘öze dönüş’ çağrısı yapan ve ‘Federasyonlara balans ayarı’ yapan Bakan Kasapoğlu’nun gelecekte gündeminde federasyon seçimlerinin tarihi kadar federasyonlara yükleyeceği misyon da önemli bir yer tutacak gibi gözüküyor.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...