Rüzgar farklı esiyormuş!

11 Haziran 2019, Salı 06:01
- A +

Bakan Kasapoğlu, İzlanda yolunda... Fransa maçında elde ettiğimiz sonucun ötesinde oynanan futbol karşısında heyecanını ve coşkusunu bir dakika bile saklayamıyordu. Maçın devre arasında görüştüğümüzde de haklı bir gurur ve hepimizin başını döndüren futbolun keyfini çıkarıyordu. Her golde yanındakilere sarılıyor, çak yaparak sevincini protokolden bağımsız paylaşıyor ve duygularını açığa çıkarmakta bulunduğu makamı bir engel olarak görmüyordu. Sanki O da Konya’da tribünleri dolduran 40 bini aşkın taraftarın yıllardır ertelediği ve özlemle beklediği coşkusuna eşlik etmek istemişti. Taraftar kimliği Bakan kimliğinin önüne geçmiş gibiydi. Evet, Gençlik ve Spor Bakanımız Mehmet Kasapoğlu’ndan bahsediyorum.

Bravo Kasapoğlu

Son olarak İzlanda’da yaşanan ‘rezalet’ üzerine A Milli Takımımız desteklemek üzere son anda İzlanda’ya gitmesini de bir devlet adamı karakterinin öne çıktığını görüyoruz. İzlanda’da yaşananlar sadece futbol değil, futbol üzerinden Türkiye’nin itibarı ve prestiji ile ilgilidir. Kasapoğlu’nun İzlanda seyahatini ben böyle okuyorum. Eski bir profesyonel futbolcu ve Trabzonspor Başkanlığı görevlerinde de bulunan Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak’ın isteği üzerine Avrupa’da çıkış yapması beklenen bazı ülke futbollarını ve altyapılarını incelemeye başlamıştık.

Hayretle izledim

Hatırlayabildiğim kadar önceliği de Belçika ve İzlanda’ya vermiştik. Belçika futbolunun Barcelona’dan çok etkilendiği çok ortadaydı ama esas ilgimizi küçük bir ülke olan İzlanda çekmişti. 300 binin biraz üstünde nüfusu ile bizim birçok ilimizden hatta ilçemizden daha küçük hem de 9 ay kış dönemi yaşayan bir ülkenin nasıl bir futbol sistemi kurduğunu anlatan çalışmaları hayretle takip etmiştim. Bunun detaylarını bir başka zaman anlatırız ama her antrenörün daha küçücük çocuklara 4-4-2’yi, hızlı tek top ve basit oynayan tam bir “Takım oyunu” ile yarattıkları ekolün sonucunda ulusal maçlarda bizi bir şekilde yenmeleri ve Avrupa Şampiyonası’nda elde ettikleri başarıları hep beraber yaşadık.

Aklımdan çıkmadı

Futbol felsefelerini incelerken bütün bunlardan daha çok İzlandalılar’ın şu cümlesi dikkatimi çekmişti: “Tamam futbolun beşiği İngilizler.. Bizim nüfusumuz 300 bin, onlar ise 65 milyon.. Ligleri dünyanın en çok izlenen ve en pahalı ligi. Bizim onlarla baş etmemiz mümkün değil. Ama bizim İzlanda’da rüzgar biraz farklı eser.” Bir bakıma meydan okuma olarak da değerlendireceğimiz, “İzlanda’da rüzgar farklı eser” cümlesi o gün bugündür hiç aklımdan çıkmamış, yarattıkları ekolü ve başarılarını saygıyla izlemiştim.

Onlara yakışmadı

Önceki gün TFF Başkanı Nihat Özdemir ve Yönetimi ile A Milli Takımımız’ı havaalanında 3 saatten fazla bekletmeleri, özel eşyalarına kadar tek tek aramaları, Emre Belezoğlu röportaj yaparken mikrofon yerine bulaşık fırçasının uzatılması... Evet gerçekten İzlanda’da rüzgar biraz farklı esiyormuş. Bu çirkin davranış ve görüntüler olmadı... İzlanda’ya yakışmadı. Fransa karşısında destan yazan A Millilerimiz oyun disiplininden bir an bile kopmayan İzlandalılar’a karşı oyunu 90 dakikaya yayarak doğru rüzgarı öğretmesini diliyorum. Başarılar Türkiye...

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...