Özdemir'in kararı ve liderlik...

10 Mayıs 2020, Pazar 06:58 Son Güncelleme: 09 Mayıs 2020, Cumartesi 22:08
- A +

“Entellektüeller uluslararası sistemlerin çalışmasını analiz ederler; devlet adamları ise, bu sistemleri kuran kişilerdir. Analist hangi sorunu inceleyeceğini kendisi seçebilir; devlet adamı ise sorunları önünde bulur. Analist üzerine risk almaz. Devlet adamı ise, bir tek tahmin yapma hakkına sahiptir; yaptığı yanlışlardan geri dönüş yoktur.” Henry Kissinger’in meşhur ‘Diplomasi’ kitabından aldım bu cümleyi. Bu sözleri sadece siyasette değil bir çok alanda hatta spor yönetimi içinde de kullanabiliriz!

İlk yılında büyük zorluklar...

Bugün sporun bir numaralı maddesi de futbol ve futbol liglerinin başlatılması olduğu için analistleri gazeteci/spor yazarı, devlet adamını da TFF Başkanı olarak okuyabiliriz. TFF Başkanı Nihat Özdemir göreve geldiği ilk günden itibaren yayınıcı krizi, Yıldırım Demirören zamanında başlayan kulüplerin borç yapılandırmaları yine kulüplerin mali kurallara uygunluğu doğrultusunda kulüplere transfer limitleri konması gibi sorunlarla boğuşurken, bir yandan hakem hataları nedeniyle kendisine atılan okları göğüslemeye çalıştı! Ve bu mayınlarla döşenmiş yolda ilerlerken, A Milli Takımımız'ın Avrupa Şampiyonası’na katılma sürecini yönetti, Şenol Güneş ve oyuncularına rahat bir çalışma ortamı yarattı! Daha başkanlığının ilk yılında bu kadar zorluklarla uğraşırken şimdi de tüm dünyayı teslim alan koronavirüs tehdidi geçmişte futbolda yaşanan tüm zorlukları mumla arattı.

Kesin hüküm veremeyiz

Liglerin ertelenme kararının verilmesi de maçların oynanma kararı da elbette zor kararlardır! Biz yazarlar bu konuyla ilgili değerlendirmeler yapabilir, kimimiz kararın doğru, kimimiz yanlış olduğunu söyler yazarız.. Kimimiz ‘şöyle olsun, böyle olsun’ diye yazarız! Hatta sevgili Mehmet Demirkol gibi; "Ben Federasyon Başkanı olsam bu kararı almazdım" da diyebiliriz veya ülkemizin en önde gelen yorumcularından Rıdvan Dilmen gibi gelecekte yaşanacak muhtemel sorunları ve duyduğu endişeleri sıralarken "Sizin kararınız ne olurdu?" sorusuna -ekran başında dahi - "Ben ortadayım" da diyebiliriz. Yine ünlü yorumcumuz Erman Toroğlu gibi endişelerimizi sıralar ve Sağlık Bakanlığı’nın da devreye girmesini tavsiye edebiliriz ama yazımızın sonuna "Evet lig oynansın" ya da "Hayır lig oynanmasın" diye kesin bir hüküm de veremeye(bilir)iz. Riskler göze alınır Kissinger’in dediği gibi risk de almayız. Ancak, yaptığımız analizlerle yaptığı yanlışlardan geri dönüş şansı olmayan karar verici makamların zihinsel beslenmelerine katkı yaparız. Ama günün sonunda bir karar vermesi gereken sorumlu makamlar olacaktır! Yine Kissinger’in dediği bu kişiler için tek bir tahmin yapma hakkı vardır ve riskleri göze alırlar! Elbette Nihat Özdemir de bu kararı alırken son 1 aydır futbolun tüm paydaşları ve kamu kuruluşlarıyla da görüştükten sonra terazinin bir tarafına artıları diğer tarafına da eksileri/riskleri koyarak artının fazla olduğunu gördüğü için bir karar almıştır. Çünkü bir çok görevde de olduğu gibi TFF Başkanlığı da bu ülkede çok ama çok zor bir görevdir. Zor kararlar liderlik ister Bu zorlu görevlere gelenler işte böyle fırtına, tsunami içinde giden gemiyi limana sağ salim yaklaştırmak için vardırlar. Burada altını çizmek istediğim konu kararın doğruluğu veya yanlışlığı değil... Ortada alınması gereken zor bir karar var ve liderler bu zor kararları almak için vardır. Bunu yaparken de geleceğe yönelik alternatifli projeksiyonlar yaparlar ve bunlar için de simülasyonlar yaparlar! Daha başkan seçilmeden önce yine bu sütunlarda ‘Futbolda Nihat abi modeli’ yazımda geçmişte tenis ve golf oynayan Özdemir’in karşılacağı zorlukları ve bunlara nasıl göğüs gereceğini anlatmıştım:

Pes etmeyecektir

“Agassi’nin bir boks maçı olarak değerlendirdiği ve gerçek bir düelloyu ifade eden tenis bilinenin aksine çok büyük bir mücadele ve fiziksel/mental dayanıklılık ve de strateji isteyen bir branş. Boksta olduğu gibi teniste de duruş çok önemlidir. Çünkü bir sporcunun hücum ve savunma gücü ile hızı, dengesine ve harekete her an hazır olmasına bağlıdır. Özdemir bu özelliklerinin yanında her topun peşinden koşan karakteri ile de kolay pes etmeyeceğinin işareti olarak görüyorum. TFF Başkanlığı'nda da ‘strateji, dayanıklılık, mücadele azmi, pes etmemek’ gibi özelliklerini de yansıtacağını düşünüyorum. Golf branşı ile de dayanıklılık ve stratejinin yanına bir ‘Gandh’i sabır’ eklediğini de görüyoruz. Saatlerce süren golf oyununda üst düzey kondisyon ve sabır gerekiyor. TFF Başkanlığı’nda da ‘adalet’, ‘pes etmemek’ ve ‘strateji’nin yanında en çok ihtiyacı olacağı şey; en iyi bildiği özelliği olan ‘sabır’ olacak.”

Strateji ve sabır

Sizce tüm hayatını strateji üzerine kurmuş Nihat Özdemir bu kararı alırken duygusal davranmış olabilir mi? Özdemir alması gereken riski almış ve liderlik göstermiştir. Bu kararı alırken de elbette tek başına değil kamu otoritesi ile istişare ettikten sonra ve birlikte görev yaptığı Yönetim Kurulu Üyeleri’nin oy birliği ile almıştır. Bir de şöyle soralım; ligleri oynatmama kararı ile ligleri oynatma kararının sorumluğu ve riski aynı mı! Elbette aynı değil, AVM’leri kapatmak kolay ama açmanın daha zor, yine okulları kapatma kararının kolay ama açma kararı almanın ne kadar zor olduğunu, THY’nin uçuşlara ara verme kararı mı uçuşları tekrar başlatma kararının daha mı zor olduğunu düşünürsek, Özdemir zor olan kararı seçmiştir.

'Hata değil, çare bulun'

Biz yazar ve yorumcular gibi ‘ortadayım’ deme hakkı olabilir mi Özdemir’in.. Veya bir an böyle ‘ben de ortadayım’ dediğini düşünelim.. Ne olurdu? Yer yerinden oynayacağına eminim. Açıkladığı ilk dakikadan liglerin biteceği son dakikaya kadar en zor durumda olacak belki de geceleri en çok uykusu kaçacak kişi de yine Özdemir olacak. Bakalım bu gelişmelerden sonra Basketbol, Voleybol ve Hentbol Federasyonları nasıl bir karar alacak!

Günün sözü: Hata değil, çare bulun! (Henry Ford)

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...