Baştaki hesabını verir...

11 Nisan 2010, Pazar 04:30
- A +

Tam 11 saat yol yaptıktan sonra telefonumu açtım. Açmaz olaydım. Sanki markette iki sepet alışveriş yapmışım da kasadan geçiyorum. Telefon saniyede bir dıtlıyor, mesaj üstüne mesaj yağıyor. 15 yılda 5 defa mesajlaşmadığım dostlarıma kadar onlarca.

Önce bu kadar çok mu özlendim diye saf saf düşünürken, konu iki dakikada belli oldu. Galatasaray’ın resmi sitesinden Fanatik Gazetesi’ne bir açıklama yapılmış ki, eyvah eyvah öyle böyle değil.

Yorgunluk, saat farkı derken bu açıklamayı Türkiye saati ile cumartesi sabah 10 gibi okuma fırsatı bulabildim.

Sayfayı bir açtım ki, gazetecilik rezaletinden tutun, namussuzluğa, karalama kampanyasından spor ahlakına. Okuyorum okudukça sinirleniyorum. Karşımda site, yanında Jo, taraftara GSM satmaya çalışıyor. Spor ahlakından nasibini almamış bizleri okurken, maç sonrası alemcisi Jo’ya takılıyorum. Kendi kendime ne alakası var desem de Jo’ya kızgınım herhalde. En çok da ben 45 gündür ağzıma bir bardak bira bile koyamazken onun Fenerbahçe mağlubiyetini şampanyalı kutlamasına takıyorum galiba. Yani kıskançlık.

Tabii o gazla sarıldım telefona indim lobiye. Odada çoluk çocuğu rahatsız etmeyeyim diye. Karşımda gazetedeki haylazlar. Başladım bağırmaya.

- Namussuz herifler, spor ahlakından nasibini almamış gazeteciler sürüsü ne yaptınız çabuk söyleyin diye.

Ses yok...

- Evet cevabınızı bekliyorum dedim. Nasıl bir ahlaksızlığa karıştınız. Rakip gazetelerin editörlerine kasti hata yapıp kötü sayfalar çıkartsınlar diye Louis Vuitton çantalar mı hediye ettiniz.

Tık yok karşıdan.

- Gazetede olmaması gereken insanlara başka isimlerle sayfa mı yaptırdınız.

Ses çıkmıyor.

- Şu muhabire görev vermeyin, bunlara görev verin, falanca haberi falanca seçimlerden sonra mı yapın dediniz.

Hatlardan sandım ama değil.. Karşıdan hiç ses yok.

Belli ki suçlular.

Tabii onların bu haltları yemesi bizlerin sorumluluğunu hafifletmiyor.

Aslına bakarsanız önceki gün yapılan açıklama tarihi bir ders niteliğinde. Sorumluluk sahibi mevkilerde olan arkadaşlara sorumlulukları hatırlatması bakımından.

Metni yazan arkadaş her kim ise haklı. Biz bir takımız. Ve bu sorumluluktan kaçamayız. Serdar’ın bir hatası varsa benim hatamdır ve özür dilerim.

Bundan sonra böyle... O tutamadı, o idare edemedi, o pası veremedi, o cezalı oyuncu oynattı, o çantayı verdi yok.

Baştaki hesabını verir. Ben vermeye hazırım.

Bakalım kimin daha çok taharet bezine ihtiyacı olacak.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...