MENÜ

Yüzyıllık sorunlar nasıl çözülür?

08 Ekim 2021, Cuma 17:23 Son Güncelleme: 08 Ekim 2021, Cuma 17:23
- A +

Bu akşam Katar’da yapılacak olan 2022 Dünya Kupası finallerinin eleme maçlarına yeni bir umutla başlıyoruz. Aslında ilk karşılaşmalarda edindiğimiz galibiyetlerle grubun favorileri arasına girsek de, bugün artık ikinci olabilir miyiz düşüncesinin peşine takılmış durumdayız.

Türkiye’de futbol oynadığı günlerin üzerinden çok zaman geçmesine karşın ülkemizin genel mantalitesi hakkında fikir sahibi olduğunu düşündüğüm Stefan Kuntz ile yapılacak yeni başlangıç mutlaka farklı olmalıdır. Alman teknik adam öncelikli olarak mutlaka yapılanmaya önem vermelidir. Rekabet sürecek ama yapılanma öne alınacak.

Cumhuriyetimiz henüz yüzüncü yılına ulaşmadı ama bu topraklarda yüz yıldan fazla bir süredir futbol oynanıyor. Ancak sorunlar bir türlü giderilemiyor.

Eski yöntemlerle sorunlar çözülemez

Futboldaki sorunlarla yüz yıldan uzun bir süre boyunca başa çıkılamamışsa, o sorunların eski yöntemler ve eski kurallara göre toplanan verilerle de çözülmesi beklenemez. Baştan sona farklı bir futbol modeli oluşturmamız zorunlu hale gelmiştir.

Bu farklı modeli oluşturmakta rehber daima bilimsel veriler olmalıdır. Futbol söz konusu olduğunda çoğunluk futbol ailesinin bir arada olduğunu söyler.

Oysa bu bir arada ve birleşik olmak sözde kalmaktadır, içselleştirilememiştir. Futbol dünyasının büyük bir aile olmadığını hatta bölünmüş, parçalara ayrılmış olduğunu futbol iklimindeki çekişmelerden, karmaşadan hatta kavgalardan anlıyoruz.

Gerçek birleştirici bilimdir

Bilimsel verilerin öncülük ettiği yeni bir model derken güvencemiz bilimin gerçek anlamda birleştirici olmasıdır. Bilim öğretir, geliştirir ve birleştirir.

Ne kadar çok şey öğrenirsek o denli çok bilinmeyene komşu oluruz, böylece daha fazla çalışmanın gerekliliğini fark ederiz. Bilim, nesnel bilgilerin peşinde amansız bir kovalamaca değildir, yaratıcı bir insan etkinliğidir.

Yüz yılı aşkın bir zamandır futbol oynanan bir ülkede daha önce uygulanan programlar neden işe yaramadı? Çünkü harcanan para ile gösterilen çaba arasında ters orantı vardır.

Gayret, çaba ve çalışma paranın önüne alınmalıdır

Para harcanınca her şeyin yerli yerine oturacağını sanıyor, gayreti, çabayı, daha çok çalışmayı bir kenara bırakıp örgütlenme ve organizasyondan yolumuzu ayırıyoruz. Hiç kuşku yok ki bilimin öncülüğünde köklü bir toplumsal ve ekonomik dönüşüme gitmeden yüz yıllık sorunlar çözülemez.

Türkiye’de insanlar ihtiyaçlarını çalışarak, emek harcayarak değil konuşarak çözebileceklerine alıştırıldılar. Kanımca işe buradan başlamak, inanmak yerine bilmek aşamasına geçmek gerekir.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...