MENÜ

UEFA standartlarında oynayabilmek…

27 Şubat 2021, Cumartesi 12:06 Son Güncelleme: 27 Şubat 2021, Cumartesi 12:06
- A +

1990 yılında İtalya’da yapılan Dünya Kupası gol açısından tarihin en kısır turnuvası oldu. Bu turnuvanın hemen arkasından kalecilerin geri pasları elle tutmaları yasaklandı ve oyuncuların arkadan girişimlerine bir standart getirildi. Daha önce yürürlüğe giren galibiyete üç puan verilmesini de göz önüne aldığımızda gol kısırlığına çözüm gelebileceği düşünülmüştü. Ne var ki öyle olmadı, gol nadide bir çiçek olma özelliğini korudu. 

Bunun üzerine UEFA üye ülkelerinin futbol oynama biçimine yön vermek amacıyla futboldaki kurslara bir standart getirdi. UEFA PRO lisans kurslarında eğitim alan hocalara takımlarını nasıl oynatmaları gerektiği konusunda bir eğitim taslağını öngördü. Buna göre, takım hücum ederken ataklar stoperlerden başlar, kaleci bir libero gibi oynayacak, savunmanın önündeki serbest adam rakip atakları kesmekte birinci derecede sorumlu olacak.

Atakların geliştirilmesi mutlaka kanatlardan olacak, amaca yönelik bir şekilde hızlı paslarla top dolaştırıp rakibi yormaya dayalı bir hücum felsefesi oluşturulacak, kanat oyuncuları içe kat etmek yerine, rakip beklerden taç çizgisine doğru giderek kurtulup orta yapmayı deneyecek. Eskiden kanat oyuncuları taç çizgisine doğru yönlendirilirdi. UEFA’nın yeni standartlarında bekler kanat oyuncusunu çizgiye değil içe doğru yönlendirmektedir. Çünkü içe dönülünce birçok oyuncuyla karşılaşabilecek hücumcu. Ama beki geçip çizgiye inerse yapacağı orta ya da vereceği gol pası savunmaları zora düşürecektir. Rakibin ceza alanı içindeki tehlikeli ataklarında kaleci topu almak için çıktığında stoperlerin biri kalecinin diğeri de kalenin güvenliğinden sorumlu olacak…

Bu standart eğitim planlamasının en yeni öğrencisi Sergen Yalçın’dır. Bu nedenle Beşiktaş UEFA standartlarını uygulamaya çalışıyor. İkinci takım ise Galatasaray’dır. Çünkü Fatih Terim, UEFA standartlarının devreye girip içselleşmeye çalışıldığı yıllarda Türkiye Futbol Direktörüydü. Standartlara uyulması konusunda ne denli titiz ve duyarlı davrandığını yakından bilmekteyim. Terim’in isteği doğrultusunda, teknik direktörlük belgemi 2012 yılında UEFA PRO lisansı ile güncellerken o kurslarda 12 saat de ders vermiştim.

Sergen Yalçın’ın güncellemelerin en yeni öğrencisi olmasının yanında, kendi isteğiyle alt yapının başına getirilen Beşiktaş’ın eski kaptanlarından Mehmet Ekşi’nin kulüpte bulunması da önemli bir etkendir. PRO lisans kurslarında yıllar yıl hocalık yapan Mehmet Ekşi ile Sergen Yalçın’ın arasında çok sağlam bir dostluğa dayanan diyalog olduğunu da yakından bilmekteyim. Çünkü Ekşi, futbol oynadığı dönemde Yalçın’ın hocalığını, kurslarda da öğretmenliğini yaptı.

UEFA’nın getirdiği standartlara bir makine düzeni ile uymak olanaklı değil elbette. Sonuçta uygulayıcı olan insan ve insanların duyguları, coşkuları, sevinçleri, kaygıları ve beklentileri vardır. Bu nedenle standartlaşmış oyunun içinde görev alan baş aktörlerin oyuna kişiliğini koyması bir anlamda “standart sapması” diyebileceğimiz değişkenlik ve yaratıcılığı devreye sokmaktadır. Beşiktaş’ta bu aktörler her takımdan fazla olduğu için ekip beklenmedik bir çıkış yaptı. Kimdir bu aktörler? Aboubakar, Ghezzal, Rosier, Larin, Souza…

Takım oyunu çok önemlidir ama bir üst düzeye çıkmak için oyundaki yüksek karakterlere ihtiyaç vardır. Ya da bu yüksek karakterler oyunu ve rakibi kendi istekleri doğrultusunda zorlayıp senaryoyu kendi istekleri doğrultusunda yorumlayabilirler. Ancak senaryonun aslına bağlı kalmak şarttır.  


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...