Süper Lig’in genel görünümü

11 Kasım 2019, Pazartesi 22:49
- A +

11. hafta karşılaşmaları oynandıktan sonra yaklaşık olarak ligin üçte birlik kısmı geride kaldı. Ne yazık ki ligin futbol düzeyi on bir hafta sonra bile beklenilen kaliteye ulaşamadı. Topun oyunda kaldığı süre hemen hemen Avrupa’nın büyük liglerindeki ortalamayla benzer. Uzatma dakikaları bir yana bırakılırsa, doksan dakikalık maç süresince top 56 dakika oyunda kalmaktadır. Ligimiz bu ortalamayı yakalayabiliyor. Ancak ligimizde görev yapan oyuncular ülke insanımızın görmek istediği göze hoş gelen oyunu ortaya koyamıyorlar, buna karşılık hemen hemen tüm futbolseverlerin görmek istemediği sert, kırıcı, sakatlayıcı, toplamda çirkinlik içeren hareketleri ise daha fazla yapıyorlar.

VAR hakemi neden var?

Bu hafta oynanan maçların çoğunda bazı futbolcular meslektaşlarının sezonu kapatmasına neden olacak kadar sağlıksız davranışlarda bulundular. Pazar günü arka arkaya oynanan Trabzonspor-Alanyaspor ve Beşiktaş-Denizlispor karşılaşmalarındaki sert hareketleri bir daha hiçbir futbolseverin görmek isteyeceğini sanmıyorum. Beşiktaş-Denizlispor maçında konuk ekibin oyuncusu Sackey’in Beşiktaşlı Diaby’in aşil tendonuna yaptığı hareket acımasız ve şiddet içerikliydi. Maçın hakemi Özgür Yankaya bu acımasız girişimi sarı kart ile geçiştirdi. VAR hakemi ise pozisyonu defalarca izleme olanağına sahipken o da Yankaya’yı uyarmadı. VAR’ın yararları var kuşkusuz. Ancak giderek sahada görev yapan hakemlerin sorumluluktan kaçmasına da neden oluyor, VAR hakeminin ise ne düşündüğünü kimse bilemiyor. Bu pozisyonda kırmızı kart göstermek için ne hakem olmaya ne de VAR’a gerek var.

Futbolcular zamanlama hatası yapıyor

Rakibin ayağına, ayak bileğine ya da vücudunun herhangi bir yerine ayakkabının altındaki demir kramponlarla vurmanın hafifletici nedeni topla oynamak isteği olamaz. Gerçek profesyonel oyuncular bunun zamanlamasını çok iyi yapar. Topa dokunsalar bile Abdulkadir Parmak örneğinde olduğu gibi bileğe basmak kırmızı karttır. Ne var ki, bilge yöneticilerimizin(!) yaptığı yabancı futbolcu transferleri sonucu ligimiz Avrupa’nın en yaşlı ligidir.

Lig yaşlı yabancılardan oluşmaktadır

Süper Lig’deki her dört futbolcudan üçü yani yüzde 73,1’i başka bir ülkeden transfer edilmiştir ve ligin yaş ortalaması 2017 verilerine g öre 28,7’dir. Yaşlı yabancı futbolculardan oluşan ligimizde, İngiltere Ligi’ne göre yüzde 50 daha fazla faul yapılmaktadır ki, bunların belli bir kısmının rakibini sakatlayacak, sakat bırakacak boyutlarda olması normaldir. Yine bu kuraldışı davranışların bir sonucu olarak İngiltere Ligi’nden yüzde 30 daha fazla penaltı yapılmaktadır. Bu verdiğimiz oranlar diğer Avrupa liglerinden daha da fazladır.

Bu verilerin yanı sıra ligimizde alt yapıdan yetişen oyuncu sayısı sadece yüzde 3,2’dir. Almanya Ligi’nde oynayan oyuncuların yarısından çoğu Alman pasaportu taşır. Fransa ve Almanya liglerinde altyapıdan yetişen oyuncu sayısı yüzde 13,5, İspanya’da ise yüzde 21,5 tur.

Altı yerli oyuncuyla sahaya çıkan Sivasspor

Bu denli kötümser bir durumdan sonra zoraki de olsa tebessüm etmemizi sağlayan görüntüler de vardı geçen hafta sonu oynanan maçlarda. Lig lideri Sivasspor’un başlangıçtaki 11’inde altı Türk oyuncu görev yaptı. Bunlardan Emre Kılınç, Fenerbahçe’de futbol oynayıp sonrasında Sivasspor’un çalıştırıcılığını yapan Brezilyalı Roberto Carlos benzeri bir gol attı. İkinci gol de bu kez yine çok uzaktan Hakan Arslan’dan geldi. Kayserisporlu Emre Demir ise henüz 15 yaşında ve attığı gol ile lig tarihinin en genç golcüsü unvanını aldı. Oynatırsanız oluyor demek ki. Kalite devamlılık ister. Kulübede oturtulup olması beklenen futbolcu kaybolur.

Atatürk ülkeyi neden gençlere emanet etti?

2000’li yılların başında Fanatik’te yazdığımda sık sık şu yargımı dile getirdim, bir kez daha yineleyeyim: Büyük Atatürk kos koca bir ülkeyi gençlere emanet etti ancak korkak antrenör ve yöneticiler takımlarının hiç olmazsa birkaç mevkisini gençlere bırakamıyorlar…

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...