MENÜ

Şenol Güneş’in seçimi

03 Haziran 2021, Perşembe 12:59 Son Güncelleme: 03 Haziran 2021, Perşembe 12:59
- A +

Ulusal Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş tarafından kadronun dışında bırakılan dört oyuncudan sonra belirlenerek Almanya’ya uğurlanan “Bizim Çocuklar” final umuduyla yola çıktılar. Antalya kampından evlerine dönen dört oyuncunun durumu ülkenin gündeminde önemli bir tartışma ortamı yarattı. En çok da kalanların psikolojisi üzerine yorumlar yapıldı.

Bugünkü kuşaklar ne yazık ki bizler kadar dayanıklı değiller. Bizi ailemiz bir kulübe ya da okula teslim ettiklerinde “eti senin, kemiği benim” derlerdi. Mahalle arasında oynarken birinden dayak yediğimizde eve gidip söyleyemezdik. Çünkü “neden sen dövmedin” diye bir de evde dayak yerdik. Doğru muydu, elbette değil!

Bugünkü kuşaklar övülmek üzerine programlı

Bugünkü kuşaklar ise ne yaparlarsa yapsınlar övülmek, teşvik edilmek hatta pohpohlanıp sırtları sıvazlanarak yetiştirilmeye çalışılıyor. UEFA’ya üye tüm ülkelerin antrenman yöntemlerine bile belli bir standart getirildi. 

Antrenman yapan bütün oyunculara çalışma sonrasında teşekkür edilecek, övülecek ve geri bildirim alınacak. O gün antrenmanda yapılan çalışmalar futbolculara sorulacak, neden, ne için çalışıldığını ve ne öğrendiklerini onlar anlatacak.

Oyundan alınmak bile kendini eksik görmek demek

Bunlar artık UEFA standardı. Oyunculara bağırmak, azarlamak kesinlikle yasak! Hal böyle olunca da oyundan alınan futbolcunun pet şişe ya da kulübe tekmelemesi normal hale geliyor. Çünkü iyi olduğuna alıştırılmıştır, oyundan alınmak kendini eksik görmekle eşdeğer hale geliyor. 

Rahmetli Cihat Erbil bir zamanlar Antalya-Konyaaltı’ndaki Genç Milli Takım kampına göndereceğini söylediğinde dünyalar benim olmuştu. Ancak sonrasında unutulduğumda da yıkılmadım. Gitme olasılığı bile kendimizi iyi hissetmek için bir nedendi. 

Milli formayı giymenin anlamını kavramak…

Ancak günümüzde Ulusal takım kampına çağrılan oyuncular içinden dördünü kadro dışı bıraktığınızda onların yaşayacağı psikolojik yıkım yaşamaları ülkemize dert oldu. Oysa yapılması gereken hazırlık maçında da olsa o formayı giymenin verdiği onuru yaşamaktır. Eğer dışarıda kalan oyuncular için bu durum bir sorun olacaksa onları dertlerinden kurtarmanın yolu kampa 26 oyuncu davet etmekten geçerdi.

Herhangi bir sakatlık ya da olumsuzluk yaşansa bile kampın sonuna kadar yenileri çağrılabiliyordu. Bu seçim küçük de olsa Şenol Güneş hanesine yazılmış bir hatadır. Bu seçim de benim düşüncem ise şöyledir: Kaleci Gökhan Akkan ve Mahmut Tekdemir normaldir ancak Halil Akbunar ile Efecan Karaca tartışılabilir.

Dorukhan ve Abdülkadir tartışmalıdır

Bu oyuncuların yerine Dorukhan ve Abdülkadir Ömür kadronun dışında bırakılabilirdi. Hani, Şenol Güneş ilk başlarda Halil Dervişoğlu için “takımında oynamıyor” demişti ya, bu oyuncular da takımlarında doğru dürüst oynamadılar. Üstelik Abdülkadir Ömür tam yedi ay geçirdiği ağır sakatlık nedeniyle takımından uzak kaldı. Dorukhan da Beşiktaş’ta görev aldığı sınırlı sayıda maça hep dizinde bir koruyucu ile çıktı.

Ne var ki, Beşiktaş teknik direktörü iken Kadıköy’deki Fenerbahçe maçına bordo-mavi kıyafetle çıkan Şenol Güneş’ten Trabzonspor kökenli ya da Trabzonspor’da oynayan bir oyuncuya dokunması beklenemez her halde! 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...