MENÜ

Şenol Güneş takımdan da meslekten de kopmuş

10 Eylül 2021, Cuma 08:02 Son Güncelleme: 10 Eylül 2021, Cuma 11:32
- A +

Hollandalılar en son söyleyeceklerini en başta söylermiş. Cem Dizdar öyle diyor. Ancak bizim Anadolu’da da benzer sözler vardır. Örneğin Kars, Ardahan ve Iğdır bölgesinde “lafı alnının çatısına vurmak” diye bir deyim vardır. Eh, övünmek gibi olmasın ben de o topraklarda dünyaya gelmiş, ama küçük yaşlarda İstanbul’u mesken tutmuş biriyim.

Lafı alnının çatısına vurmak salt lafını en başta söylemekle sınırlı değil. Alın insan bedeninin en sağlam yeridir. Lafla orda gedik açarak insanı kendine getirmek, yaptıklarının farkına vardırmak anlamına da gelebilir. Alın öylesine sağlamdır ki, orda oluşan yaralanmalar insanın davranışlarını bile değiştirebiliyor.

1800’lü yıllarda İngiltere’de tünel yapımı için dinamit patlatıldığı sırada bir küçük taş parçası işçinin birinin alnına saplanmış. Dolayısıyla ön beyine de hasar vermiş. İşçi sağlığına kavuştuktan sonra davranışlarında değişiklikler baş göstermiş. Bu sayede “Frontal Lopotomi” hastalığı bulunmuş. Bu bağlamda lafı alnının çatısına vurmak derinliği olan bir öz değiştir.

Derin analizlere gerek yok her şey meydanda

Benzetme ve değim yerindeyse bu satırların yazarı Avrupa Şampiyonası’nın bitiminde lafı Şenol Güneş’in alnının çatısına vurmuştu. Ne demiştik? “Güneş’in teknik adamlık yaşamı sona ermiştir.” Bundan sonra en fazla, kariyerine bakılarak Azerbaycan ya da İran taraflarından teklif alabilir. Daha ötesinin olabileceği çok zor…

İlk başta söylediğimi bugün hemen hemen herkes söylüyor. Çok derinlere gidip sosyolojik, psikolojik ve filozofik analizler yapmaya gerek yok. İki basit uygulama Güneş’in takımdan ve meslekten koptuğunu göstermektedir. 

Yusuf Yazıcı ile Efe Can’a bakın

Fransa liginin şampiyon takımının oyuncularından biri olan, genç ve dinamik Yusuf Yazıcı’yı iki ortalamanın altındaki takıma karşı oynatıp, Hollanda karşısına çıkartmayıp yedek kulübesinde yanınızda oturtuyorsunuz. Bu nasıl bir teknik adamlık uygulamasıdır?

Efe Can’ı sağ kanatta başlatıyorsunuz sonra sağ beke daha sonra da sol beke alıyorsunuz. Eminim ki bu saçma uygulamayı dünya üzerinde yapan ilk teknik adam Şenol Güneş’tir. 

Efe Can bu denli yetenekli, becerili, üst düzey ve her konumun hakkını verebilecek bir oyuncuysa neden Alanyaspor’dan öteye gidemiyor? Bu da Şenol Güneş’in her şeyden kopup kendi dünyasına sığındığını, içine kapandığını gösterir.

Fikret Orman neden yalvardı?

Şu yalvarma sorununa gelince söylenecek tek şey var; bir teknik direktör kendinin ateş altında ablukaya alınması için bu denli çok cephe açmaz. Beşiktaş’ta çalışırken yöneticilere çektirdiklerini ben biliyorum. 

Bu bağlamda, Fikret Orman’ın “alın, bizi kurtarın” diye yalvarması doğrudur. Güneş’in iletişimsiz ve geçimsiz olduğunu da Trabzonluların söylediğini daha önce yazmıştım… 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...