MENÜ

Seçeneği çok milli takım

30 Mart 2021, Salı 12:42 Son Güncelleme: 30 Mart 2021, Salı 12:42
- A +

2022 Dünya Kupası finallerine başarılı bir başlangıç yapan Milli takım için haklı olarak övgü dolu yorumlar yapılıyor. Takımın başarısına ilişkin ne söylense yerine oturuyor. Birileri yazmışsa dikkatimden kaçmıştır ancak yine de ulusal takımın dikkatlerden kaçmaması gereken bir başka özelliğine değinmek gerektiği kanısındayım.

Daha ilk bakışta seçeneği bol bir kadroya sahip olduğumuzu açıktır. Seçeneği boldan kastim savunma ve orta alanda sayısal anlamda çok oyuncu bulunması değildir, birçok oyuncunun asıl mevkilerinden farklı alanlarda da başarılı bir şekilde görev yapabilecekleridir.

Ozan Tufan takımın jokeridir

Bu ulusal takımın jokeri Ozan Tufan’dır. Hani Beşiktaş’ın jokeri Necip Uysal’dır ya, Ozan çok daha etkili bir jokerdir. Onun Fenerbahçe’de neden kulübeye mahkum edildiğini herkes gibi ben de anlayabilmiş değilim. Sağ beki, sol bek, orta alanın her yerinde ve kanat da oynayabilir. Sıkışırsanız stoper bile oynatıp geriden ataklara katabilirsiniz.

Kaan Ayhan sadece stoper değil sağ bek de oynar ki, takımında da oynuyor. Okay Yokuşlu bugün için ön libero oynuyor. Ancak gerektiğinde orta alanın değişik yerlerinde ve stoperde görev yapabilir. Çağlar Söğüncü ön libero ve orta alanın sol tarafında, hatta sol kanat oynayabilir. Hakan Çalhanoğlu orta alanın her bölgesinde görev yapabilir.

Burak ve Kenan çok yönlü forvetler…

Burak Yılmaz fiziksel görünüm olarak klasik santrfor tipini örneklese de aslında sahte dokuz olarak da görev yapabiliyor. Kanatlara çıktığında o bölgenin oyuncusu gibi davranabiliyor. Kenan Karaman kanat ve santrfor oynayabiliyor.

Özet olarak denebilir ki, ulusal takımın oyuncularının Caner Erkin’in dışında kalanların hiç biri tek yönlü değil. Değişik bölgelerde değişik seçenekler sunabilen bu milli takımın başarısının bir kısmı da oyuncuların bu özelliklerine bağlı.

Boy ortalaması uzun ama çabuk...

Herhangi bir hesap yapmadım ancak sanırım milli takımın boy ortalaması Norveç’ten aşağı değil. 1.90’ın üzerinde oyuncularımız var ama buna karşın çabukluklarında sorun yok. Çağlar’ın Norveç’e attığı kafa golüne ve genelde Kuzeyliler tehlikeli olabilecek kafa vuramadıklarına göre zamanlaması da yerinde oyuncularımızın.

Kafa vuruşlarında zamanlama boydan her zaman daha önemlidir. Sadece 1.78 boyunda olan Metin Oktay gibi kafaya çıkan ve onun gibi kafa vuruşu yapan bir santrfora sadece yurt içinde değil uluslararası alanda da 60 yıldır tanık olmadım. Gerçi o günler için Metin Oktay’ın boyu uzun sayılabilir ancak zamanlaması eşsizdi.

“Çek bir Letonya”

Letonya ile 2003 yılında, 2004 Avrupa Şampiyonası elemeleri için oynadığımız play-off karşılaşmasını İnönü Stadı’nda Fanatik adına izlemiş ve yorumlamıştım. Gazete’nin kura çekildiği günkü manşeti “Çek bir Letonya” idi. İstediğimiz olmuş ama Riga’da 1-0 yenildikten sonra İnönü Stadı’ndaki rövanş’ta

2-0 öne geçmemize karşın maç 2-2 bitmiş ve elenmiştik. 2002 Dünya Kupası üçüncüsü takımın Letonya’ya elenmesi kupanın en büyük sürprizi olarak kabul edildi.

Takımımız 2-1 öndeyken bir atağımızda top direkten döndü ve aynı atağın karşı yönde gelişmesi sonucu beraberlik golünü yedik. Golü atan Letonyalı oyuncunun köşe gönderini çıkartıp silah gibi kullanarak arkadaşlarını taraması mizanseni bugün bile belleğimdeki tazeliğini korumaktadır.

Ne var ki köprünün altından çok sular geçti. Oyunu her yönüyle oynayabilen, kapalı savunmaları açmakta yerden ve havadan birçok silahı olan milli takım bu karşılaşmadan da istediğini alacaktır. Kaybedecek bir şeyi olmayan Letonya rahat biz ise kazanmaya istekliyiz. İki büyük kazanımdan sonra bir futbol kazası olur mu? Bu olasılık hep vardır ama yok denecek kadar da azdır…

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...