Sabrın sonu!

30 Eylül 2018, Pazar 21:53
- A +

Fenerbahçe’nin bu sezona başlangıcı, başkan Ali Koç’un ortaya koyduğu felsefe doğrultusunda, değişim ve gelişim amaçlı bir sarı-lacivertli takımın salt camiasına değil Türk futboluna örnek olacak bir model ortaya koyacağı şeklindeydi. Bu yaklaşıma kimsenin karşı çıkması da söz konusu değildi. Çünkü hepimizin özlediği bir modeldi ortaya konulan proje.

Ne var ki, bu projenin en çok dillendirildiği şekli gençleştirilecek bir takımdı. Altınordu’dan Barış Alıcı ve yurt dışından Eljif Elmas bu felsefe doğrultusunda transfer edilmişti ve daha yeni gençler de alınacaktı. Geldiğimiz noktada Fenerbahçe yenilenen bir takım yerine giderek Aatif ve Mehmet Topal’a muhtaç bir ekip görünümü çizmektedir. Gençleri kulübede oturtan Phillip Cocu, Ali Koç’un söylemlerinden giderek uzaklaşıp deneyimlilere dört elle sarıldı.

Rizespor’un hakkını teslim edelim, çok başarılı bir maç oynadılar. Onlara sözümüz yok. Ancak ligde altı maç sonucunda tek galibiyeti olmayan bir ekibe farklı yeniliyorsanız, güvenmediğiniz gençler de en fazla bu kadar gol yitebilirdi. Bizim üzerinde durduğumuz konu Fenerbahçe’nin yenilmesi değil. İlk kez de yenilmiyor. Ancak futbol oynamaktan nasıl bu denli uzak olur, sorgulanması gereken budur. Fenerbahçe kalesine yapılan her orta gol ya da gol pozisyonuyla sonuçlandı. Kos koca Fenerbahçe’nin rakip kalede yarattığı gol durumu ise ortalama iki.

Bir hafta önce oynanan Beşiktaş derbisinin en iyi oyuncusu Hasan Ali Kaldırım’ın kulvarından iki gol yedi Fenerbahçe. Ancak ikincisi atağa çıkarken kaptırılan bir top sonucu oluştu. Futbolun kırmızı çizgilerinden biridir atağa çıkarken kaptırılan toplar. Peki, top kaptırıldı, ama stoperler ne iş yapıyor? Hiçbir engelle karşılaşmadan kafa vuran Rizesporlu oyuncular karşısında stoperler neredeydi? Kanımca Cocu ve futbolcular Fenerbahçe’nin sabrını zorluyorlar. Sabrın da bir sonu vardır…   

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...