MENÜ

Okan Buruk’tan çelişkili yaklaşımlar

28 Haziran 2022, Salı 13:56 Son Güncelleme: 28 Haziran 2022, Salı 13:56
- A +

“Kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir, ben ayrılıkların. Kimi insan ezbere sayar yıldızların adını, ben hasretlerin…” Böyle diyor büyük Türk ozanı Nazım Hikmet…

Kimi insan Okan Buruk’u kazandığı şampiyonluklarla anımsar, kimi insan kupalarıyla, attığı golleriyle. Ben, yuvarlak bir cismin yuvarlanarak ilerlediğini andıran koşu sitili ile, eski Ali Sami Yen’in santra yuvarlağı içerisinde ayağının kırıldığı an ile, seyahatlerde okuduğu kitaplarla anımsarım Okan Buruk’u.

Salt kitap okuduğu ve seyahatlerdeki ağırbaşlılığı ile Okan Buruk’a ortalama futbolcu tanımlamasının üstünde, farklı bir gözle bakmışımdır. Benim için kitap okuyan insan düşünen insandır. Düşünen insanların da sadece kendine değil çevresine de yararlı olacağı varsayılır.

Aileden Galatasaraylı olmak!

Ne var ki hem sporculuğu hem de kişiliği ile futbol dünyamız içinde saygın bir yer edinmiş Okan Buruk’un “aileden Galatasaraylı” olmasını kamu ile paylaşmasını anlamakta zorlandım. Bir ücret karşılığında profesyonel ilişkiler içinde görev yapan insanlar kulüp yandaşlığını neden öne çıkartırlar?

Acaba Okan Buruk bu tür söylemleri ile başlangıçta yaşanabilecek olumsuzlukların önüne mi geçmek istiyor? Geçen sezon yaşanılan başarısızlıktan sonra beklentilerin daha da büyüdüğü bir dönemde Buruk’un “Yeni yönetim ve yeni teknik direktör” yaklaşımı da, zamanı geldiğinde Galatasaraylıların önüne konulacak gerekçeler gibi geldi bana.

Yönetim ve teknik kadro yeniyse…

Yönetimi ve teknik direktörü yeni olan bir takımın içinde yaşanılabilecek transfer değişiklikleri de göz önüne alındığında, futbolcuların yüzde yüz kapasite ile oynayabilecekleri nasıl düşünülebilir? Okan Buruk böyle söylüyor: Yönetim ve teknik kadro yeniyse futbolcular yüzde yüzünü vermeli!

Futbol üzerine düşünen en azından kafa yoran insanların, bilimsel olarak futbolcuların yüzde yüz kapasiteye ulaşamayacaklarını bilmesi gerekir. Buna ne insan organizması ne de rakiplerin engelleri izin verir. 

Futbolculuğundan edindiğim izlenimlerle düşünen ve düşünceleri aracılığı ile futbol kültürümüze katkılar yapabilecek bir teknik direktör olabileceğini varsaydığım Okan Buruk, neleri nasıl yapabileceğinden çok üstü örtülü gerekçeler öne sürerek beni düş kırıklığına uğrattı. Sanırım benim unuttuğum gerçek şu: Obezlerden oluşan bir toplumun içindeysen tek başına ince kalman çok zordur.  


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...