MENÜ

Normale dönüş sürecinde önemli bir konu…

03 Haziran 2020, Çarşamba 12:58 Son Güncelleme: 03 Haziran 2020, Çarşamba 12:58
- A +

Değerli dostlar, evlerimize kapandığımız günlerin başlangıcından beri, yaklaşık 2,5 aydır futbol tarihinin önemli olaylarını sizlerle paylaşmaya çalıştım. Bu zorlu geçiş döneminde okumak, bilgilerimizi yenilemek anlamında elimden geldiğince yazmaya çalıştım. Artık işin sonuna doğru yaklaştık. Hafta sonu futbol günlerimiz başlayacak. Bundan sonra güncel futbol, spor yazılarıyla yine birlikte olacağız. Ancak uzmanlık alanım olmadığı halde kimyacıların affına sığınarak bir önemli konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Eminim ki, 40 yıllık bir akademisyenin bu satırlarını uzman dostlarımız da hoş göreceklerdir. 

Coranavirüs günlerinin başlangıcında uzmanlarımız el yıkama ve yaşadığımız kapalı alanları sık sık havalandırma konusunda bizleri sürekli uyardılar. Ancak havalandırmanın ne denli önemli olduğunu içselleştirebildik mi, tam emin değilim. Uyarmak istediğim nokta da budur.

Bilindiği gibi uranyum, doğadaki tüm taşlarda ve toprakta; bunlardan elde edilen tuğla, çimento ve sıvada az miktarda olsa da bulunan bir elementtir. Genelde nükleer reaktör yakıtı olarak tanınır, ancak onu bu amaç için yararlı kılan özelliklerinin yanı sıra, doğal olarak radyoaktif bir malzemedir. Yüksek hızda hareket eden radyasyon parçacıkları saçarak, bazı diğer elementlere dönüşür. Uranyumun bozonum zincirlerinin bir parçası da radondur. Radon gaz olması nedeniyle topraktan sızarak havaya karışır. Uranyum her yerde olduğuna göre, radon atomları havada uçuşmakta ve herkes tarafından solunmaktadır.

Radon gaz olduğundan solunum yoluyla büyük kısmını dışarı atarız ancak yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlarda bu gazın az bir miktarı da olsa solunum yollarına yapışıp sağlığımızı olumsuz etkileyebilir. Radon gazı yeterince havalandırılmayan evlerimizde hepimiz için bir tehlikedir. Evlerin içinde hapsolmak nedeniyle kapalı yerlerdeki radon seviyeleri, açık alanlara göre birkaç kat daha yüksektir. Bu durumda, yakıt tasarrufu için, havanın evlere giriş-çıkışını engellemenin radon düzeyini yükselttiğini bilmemiz gerekiyor. Yapılan bilimsel araştırmalar radyasyon etkilenimi açısından yakıt tasarrufu amaçlı evlerimizi havalandırmamanın verdiği zararlar nükleer güçten çok daha fazla ve tehlikelidir.

Amacım şu zorlu günlerde kimsenin gözünü korkutmak değildir. Ancak yapılan bilimsel araştırmalar, yakıt tasarrufu için yeterince havalandırılmayan evlerden yılda birkaç bin ölüm olayı yaşanmaktadır. Öyleyse Coronavirüs günlerinde başlayan yaşadığımız kapalı alanları havalandırma işlemini bu günlere ait bir uygulama olarak görmemeliyiz, yaşam boyu alışkanlık haline getirmeliyiz.

Coronavirüs salgınına karşın bilmemiz gereken bir gerçek ise şudur: Özellikle bizler gibi yaşı kemale ermiş insanlar eskiye özlem duysa da bir sonraki her kuşak öncekine oranla daha uzun, daha sağlıklı ve daha mutlu bir hayat yaşar. Bunun nedeni de kuşkusuz, her yeni kuşağa atalarından yalnızca zararın değil yararın da miras kalmasıdır. Bizler coronavirüsün zararlarını görsek de, bizden sonraki kuşaklara bu tür belalardan daha az etkilenmenin bilgilerini bırakacağız. Evrimin daima daha iyiye ve güzele doğru işlediği mutluluğumuzun teminatıdır…


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...