Hırvatistan neden kaybetti?

17 Temmuz 2018, Salı 15:57
- A +
Ancak bir takımda oynamak ile milli takımda oynamak birbirinden farklıdır. Hele bir de, eski Yugoslav futbolcuların gelenek haline getirdikleri “milli takım için değil kendin için oyna” anlayışının 

Hırvat bilinçaltında izler taşıması söz konusu olunca kaybetmek kaçınılmaz hale geldi. 
Kuşkusuz finale gelen her takım başarılıdır. Ancak Hırvatistan iyi bir milli takım olsaydı Fransa’ya bu denli kolay yitirmezdi. Ayrıca Fransa’dan çok daha deneyimli oyunculara sahipti. Birçok oyuncusunun bir daha Dünya Kupası finalleri oynayamayacağı da düşünülünce takımın motivasyonunun yüksek olması gerekirdi.

Son derece kaliteli takımlarda oynayan Hırvatistan’da sanki bir “hocaya güvenme” sorunu da var gibi geldi bana. Yugoslavya’nın dağılması sonucu birkaç yıllık yeni bir ülke olarak Fransa 1998’e katılan Hırvatistan’ın o günkü hocası Ciro Blazevic 3.5.2 sistemini bulan teknik adam olarak bilinir. Her ne kadar ülkemizde Piontek olarak bilinse de üçlü savunmayı ilk kez 1982’de, o günlerde Yugoslavya vatandaşı olan Blazevic denemiştir. 

Blazevic, eğer oyuncular teknik direktöre inanmıyorlarsa ya da yeterli motivasyondan yoksunsa, en özenle hazırlanmış taktiksel sistemin bile hiçbir değeri olmadığını içselleştirmiş bir teknik adamdı. 1998’de Almanya ile oynayacakları çeyrek final maçının öncesinde gece sabaha kadar Oliver Bierhoff’a nasıl önlem alacağını düşünür. Hazırladığı taktik planı Suker, Boban ve Boksic gibi önemli oyuncuların bulunduğu kadrosuna açıklamak için soyunma odasına girdiğinde bir anda taktik ve sistemler için kallavi bir küfür savurduktan sonra kağıdı çöp kutusuna atıp şöyle konuşur: “Bugün Hırvatistan bayrağı için ve hayatlarını kaybeden bütün insanlar için çıkıp ölümüne oynamalısınız”. Yugoslavya iç savaşına gönderme yapan Blazevic sağladığı motivasyon sonucunda Hırvatlar Almanya’yı 3-0 yener. 

Ciro Blazevic’in bu hamlesiyle anlatmak istediği de şudur: Teknik adamlar oyuncuların psikolojisini hesaba katmak zorundadır. Bu zorunluluk bugün ve gelecekte daha da önemli olacak. Hoca takımla böyle bir psikolojik ilişki kuramazsa kendi ruh halini onlara aktaramaz.  

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...