MENÜ

Güneş’i gördüm!

20 Kasım 2020, Cuma 11:17 Son Güncelleme: 20 Kasım 2020, Cuma 11:17
- A +

Başlık, Mahzun Kırmızıgül’ün ülkemizin doğusunda çevirdiği bir filimden alınmadı elbette. Milli takımımızın teknik direktörü Şenol Güneş’in futbol uygulamalarına bir gönderme yapmak için kullanıldı. Bir ulusal futbol takımı düşünün ki, Avrupa Şampiyonu elemelerinde Dünya Futbol Şampiyonu Fransa’yı yenebiliyor. Aynı futbol takımı Avrupa Şampiyonası vizesini alabilmek için Andorra karşısında zorlanarak, ancak son dakikalarda kazandığı bir gol ile amacına ulaşabiliyor. Bu takım için nasıl bir yorum yapabilirsiniz. En basit şekilde, futbolcuların güçlü takıma karşı onur mücadelesi vermesi, zayıf takımı ise hafife alması şeklinde açıklanabilir.

Aynı Ulusal takım kendi değerleri ile karşılaştırılamayacak kadar geride olan üç rakibi ile giriştiği Avrupa Ligi grubunda dördüncü olup küme düşüyor. Yorumcuların ortak kanısı, grupta karşılaştığımız diğer takımların hocası taktik anlamda takımlarına katkı yaparken Şenol Güneş’in elindeki futbolcuları gereği gibi yönetip, yönlendiremediği şeklinde.

Çoğumuzun adlarını bilmediğimiz birçok futbolcuyu bulup çıkartan Lucescu’nun hazırladığı bu takımın üzerine Şenol Güneş ne koydu? Aradan geçen iki koca yıl sonunda Avrupa’da final oynamaya aday olması gereken bir takımın Uluslar Ligi’nde küme düşmesinin bir tek açıklaması olabilir; bu takımın organizasyon, takım oyunu, saha planlanması ve yardımlaşma konusunda kusurları olduğu, dolayısıyla hoca yardımından mahrum olarak mücadelesini sürdürdüğü gerçeği…

Hoca yardımından mahrum olduğunun ipuçlarını bir önceki yazımızda Caner Erkin üzerinden açıklamaya çalışmıştık. Macaristan karşısında da uzatma dakikalarında yediğimiz gol ile takımın başıboşluğu kendini gösterdi. Bırakın Ulusal takımlar düzeyini mahalle arasında bile yediğimiz ikinci gol gibisi görülmez. Kendi ceza alanı üzerinden aldığı bir topu doksan arttı dörtte, yaklaşık 70 metre  taşıyarak gol yapan bir oyuncuyu durduramayan bir takımın organizasyon, disiplin ve yardımlaşma konusundaki kusurları olduğu açık değil mi? Futbolun modern dönemlerinde böyle bir golü başka bir Milli takım yemiş midir merak ediyorum doğrusu?

Bu kusurlar futbolculardan mı yoksa teknik adamdan mı kaynaklanıyor? Denebilir ki, son dakikalarda oyuncular beraberlik için mecburen disiplinden koptular. Şampiyonlar Ligi finalinde 1-0 yenik durumda olan takım son dakikada 2-1 öne geçip kupayı kazanabiliyor. Bir Milli takım nasıl böyle başıboş bırakılabilir? Avrupa’nın beş büyük liginde oynayan futbolcularımız var. Onlar kendi takımlarında böyle davranabilirler mi?

Teknik direktörümüz güneş, futbol takımımız ise bir dünya ise, bu Güneş bu dünyayı ısıtamaz. Güneş’i gördüm, güneşin hep yanında oldum çünkü geçen Şubat ayının sevgililer gününde yitirdiğim annemin adı Güneş. Sözün özü ben Güneş’ten anlarım. Helyum ve hidrojenden oluşan Güneş kendi sistemini aydınlatıp ısıtırken, Doğu’dan doğduğu söylenen bizim Güneş Batı’ya ışık bile veremiyor…

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...