Galatasaray neden kazanamadı?

15 Nisan 2019, Pazartesi 20:05
- A +

Bir büyük derbide özellikle de Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmalarında hakemin kötü yönetimiyle öne çıkması, henüz maç tamamlanmadan verdiği kararların tartışma konusu olması futbolumuzun mu yoksa hakemlik kurumunun mu sorunudur? Futbol az sayıda kural ile oynanmasına karşın her kuralın sayısız yorumu vardır. Sanırım hakemlerimizin temel sorunu bu anlık kararların yorumlanmasında geç kalmalarıdır.

Derbinin hakemi Ali Palabıyık VAR’dan yardım almasına karşılık Hasan Ali Kaldırım’ın pozisyonunu doğru yorumlayamadı. Palabıyık’ın kırmızı kart kararını en güzel Fanatik gazetesinin hakem eleştirmeni Deniz Çoban değerlendirmiştir. Futboldaki her kritik pozisyonun yorumu üzerine bir makale yazılabilir. Zaten herkesin üzerine çok konuşması, yorum yapması da futbolun kırmızı çizgilerinin çeşitliliğinden kaynaklanmaktadır. Bir pozisyonun ihlali birçok oyuncunun düşüncesini, eylemini ve hareketlerini bir noktada birleştirmektedir.

Hasan Ali Kaldırım ve Diagne arka arkaya koşmaktadırlar. Galatasaraylı oyuncunun doğal olarak arkaya savrulan sağ ayağı rakibine yetişmek için çabalayan Hasan Ali’nin dizine çarptı. Bu noktada planlanmış hiçbir şey yoktur. Pozisyonda mutlak bir gol durumu da yoktur. Çünkü kalesini çabuk terk eden kaleci Harun topu göğsüne almış, iki oyuncunun aksiyon alanına çıkartmıştı. Deniz Çoban Hocanın da dediği gibi sarı kart normaldi.

Galatasaray’ın yediği golden önce de çok açık bir faul vardı. Ali Palabıyık bir kez daha VAR’a gitti ama doğru karar veremedi. Bir oyuncunun ayağına basmak, bileğin ya da dizin dönmesi kadar vahim sonuçlar doğurabilir. Ayak tarak kemikleri futbolcunun en hassas yerlerinden biridir. Kırıldığında çok zor iyileşiyor. Fenerbahçe’nin golünden önce Dirar, Feghouli’nin ayağına bastı. Hakemin burada bir faule karar vermesi ve Dirar’a da sarı kart göstermesi gerekirdi.

Maçın bireysel, grup ve takım taktiklerine gelince, iki takımın da yumuşak karnının stoperleri olduğu hocalar tarafından bilinmeli, oyuncularına anlatılmalı ve girişimi için hazırlanan taktikler tandemlerdeki uyumsuzluk üzerine kurulmalıydı. Galatasaray’da Semih Fenerbahçe’de ise Serdar Aziz daha ilk dakikalarda hatalar yaptılar. Semih’in yanında oynayan Donk’un da orta alan kökenli olduğu düşünülürse takımların zayıf halkasının neresi olduğu ortaya çıkar. Nitekim Fenerbahçe’nin verilmeyen faulden sonra atılan golü Galatasaray tandeminin ne durumda olduğunu göstermektedir.

Galatasaray’ın attığı golde ise herkesin gözü Mosses’in üzerinde olsa da asıl büyük hatayı Harun yaptı. Kenardan yapılan orta kale çizgisinin birkaç metre yakınına düşmesine rağmen Harun kalesini terk edemedi. O ortanın havadan geliş süresi Harun’un çıkması için yeterince zaman tanıyor. Kadrosu yetersiz, ligdeki durumu da kritik olabilir ama Fenerbahçe’nin kalecisi böyle goller yememeli.

Fatih Terim’in hatası üç santrforlu oyuna geçtiği halde bu oyunculara kimin pas vereceğini net olarak ortaya koyamamasıdır. Her zaman altını çizdiğim bir gerçeği bir daha söylemeliyim. Fazla forvetle oynamak hiçbir zaman kazanmanın garantisi olamaz. Üç forveti kalenin önüne dizmek ve orta alandaki oyun yapıcı futbolcuları dışarı almak, Galatasaray’ın geçen yıldan bu yana başarıyla uyguladığı aut çizgisine doğru adam kaçırıp yerden kale önüne çıkartılan toplara dayalı oyundan ödün vermesi anlamına geliyordu.

Ersun Yanal’ın hatası ise neredeyse adları unutulmaya yüz tutmuş İsmail Köybaşı ve Alper Potuk’tan verim alma umuduydu. Alper futboldan öylesine kopmuş ki, Fenerbahçe’ye maçı kazandıracak gol durumu ayağına geldiği halde, böylesine yükü ağır bir maçı kaldıramadığı için topu acemi bir vuruşla dışarıya attı. Fenerbahçe’ye göre çok daha kaliteli bir kadroya ve oyun oynama becerisine sahip Galatasaray ligin kaderini değiştireceği bir fırsat ayağına gelmişken Başakşehir’e yol verdi gibi geliyor bana…  

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...