Futbolun yeni dili; sayılar…

05 Ağustos 2020, Çarşamba 14:11 Son Güncelleme: 05 Ağustos 2020, Çarşamba 14:11
- A +

Bizim kuşak “ben futbolcuyu yürüyüşünden anlarım” söylemiyle büyüdü. Bugün bile bu tür hiçbir bilimsel temeli olmayan yargılara dayanarak teknik adamlık yapanlar var. Oysa futbolda epey bir zamandan beri, devrimci teknik adamların uygulamalarının tam orta yerinden bilimsel ve sayısal veriler geçmektedir.

Yaptığı işin hakkını veren, rekabete dayalı tüm etkinliklerde, sorumluluk taşıyan insanlar ilk önce elindeki malzeme ya da insan kaynağının güçlü yanlarını ve kusurlarını bilgiye dayanarak tespit ederler. Bu temel ülke yarışmaya dayalı tüm etkinliklerde olduğu gibi futbolda da geçerlidir.

İstihbarata önem veren teknik adamlar bugüne değin hep geleneksel yöntemlerle bilgi toplamıştır, bu yöntem bugün de geçerliliğini korumaktadır. Scouting, diğer teknik adamlarla konuşmak, oyuncuları antrenmanlarda ve maçlarda izlemek, haberleri okumak bilgi toplamanın geleneksel yolları olarak bilinmektedir. Ancak bu bilgilerin büyük bir bölümü görecelidir. Yani bakan gözlere göre değişkenlik gösterir.

Oysa daha net, ölçülebilen bilgiye ulaşabilmek için verilere ve sayılara başvurmak gerekir. Gören, izleyen hiçbir göz veriden daha objektif değildir. Bu nedenledir ki, teknik adamlar verileri kullanıp,  kullanmasa da kurumlaşmış kulüpler bünyesinde birden fazla maç analisti bulunduruyorlar.

Bu analistler takıntılı ya da geleneksel teknik adamlarla birlikte olsalar da, tek bir tuşa basarak takımlarının kullandığı; köşe vuruşları, çektikleri şutlar ya da yaptıkları paslarla ilgili en doğru verilere ulaşabiliyorlar. Ne var ki istatistiksel sayıların elinizin altında olması her teknik adamın bu sayıların ne anlama geldiğini bilmesi anlamına gelmez.

İhtiyaç olmadan buluş yapılmaz. Bu alandaki yeniliklerin çoğu aslında neyi hesaplamaya ihtiyacınız olduğunda ortaya çıkar. Oyunda olup bitenleri yansıtacak kadar karmaşık ancak toplayıp analiz edebilecek kadar basit bir veri seti tanımlamanız gerekmektedir.

Söz gelimi, üçüncü bölgede yaptığı isabetli pasları yansıtacak bir model kolaylıkla oluşturulabilir. Ancak bu yeterli değil. Asıl önemli olan ayrıntıda birkaç seviye daha derine inmektir. Teknik adamların elinde yeterince veri de var. Ancak sorun bu verileri değerlendirecek insanı bulmakta.

Özellikle coronavirüs döneminde yeniden başlayan ligimize baktığımızda topa daha az sahip olan takımların maçlarını kazandığını görmekteyiz. Daha çok atak geliştirdiğini gördüğümüz takımlar maçlarını kaybetti.

Bunun birçok nedeni olabilir. Ama kazanan takımın daha az topla oynamasına karşın daha iyi savunma yaptığı gözden kaçar. Çünkü insanların büyük çoğunluğu gole giden yollara odaklanırlar. Buna karşın savunmacıların neler yaptığı genellikle gözden kaçar. Çünkü savunmada yapılan hareketleri ölçüp değerlendirmek zordur.

Türkiye de teknik adamların bir kısmı geleneksel yöntemlerle iş görmesine karşın kulüplerin mutfağına yeterince sayısal veri geliyor. Bunların hangilerinin önemli ve kullanılabilir olduğu sonuçta teknik adam analist işbirliğine dayanıyor. Bu ikili tümdengelim yöntemiyle bütünün içindeki faydalı ve işe yarayacak parçaları bulup çıkarabilmelidirler. Futbolda bir adım öne atmanın yollarından biri artık sayısal verilerdir…  

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...