MENÜ

Futbolda istatistikler, sayılar ve oranlar

03 Aralık 2021, Cuma 12:25 Son Güncelleme: 03 Aralık 2021, Cuma 12:25
- A +

Sözel akıl yürütmenin insanları başarısızlığa doğru yönlendirdiği anlayışı toplumda değer bulmaya başladıktan itibaren istatistikler ve sayısal veriler önem kazanmaya başladı. Ne var ki kanıtı istatistiklerde aramak olaylar hakkında bizi yanlış yönlendirme anlamında fırsatlar da sunar. Genel olarak istatistiksel sonuçlar kullanılan örneklerin büyüklüğü ve küçüklüğüne bağlıdır. Gelişigüzel seçilmiş küçük örnekler genellikle güvenilmezdir.

Eğer istatistikler söz konusuysa karşımızda karmaşık bir soruna isabetli bakmak gibi özel bir yetiden söz etmek gerekir. Bir soruna isabetli bakma, onları denetimi altında tutan ana meseleyi bulana kadar zorluklarla aşama aşama başa çıkma çabasıdır.

Sayılarda doğruluk ve kesinlik

Bu çaba ne denli tutarlı ve güçlüyse sayıların içinde saklanmış, görünmesi zor gerçekler de daha kolay okunabilir. Öncelikle sayıların doğruluğu ve kesinliği hakkında tam bir yargıya varmak gerekir. Sözgelimi marketten bir paket mısır gevreği satın alıyorsunuz. Üzerinde “günlük karbonhidrat ihtiyacınızın yüzde 15’ini karşılar” yazmaktadır. Bu oran doğru mudur, kesin midir?

İlk bakışta doğru olabilir ancak kime göre doğrudur? Örneğin 60 kilo ağırlığında oturarak çalışan bir insana göre mi yoksa 110 kilo ağırlığında bedensel olarak ağır bir işte çalışana göre mi? Görüldüğü gibi ilk bakışta doğru olsa da bu oranın kesinliği yoktur.

Galatasaray 78 köşe vuruşu kullanıp tek gol atamadı

Konuyu futbol boyutunda örneklersek, Galatasaray son oynadığı 5-6 karşılaşma boyunca kazandığı 78 köşe vuruşunun hiç birini gole çevirememiş. Bu verilere bakıldığında Galatasaray’ın çok atak bir futbol oynadığı anlaşılabilir. Ne var ki bugünün istatistiksel verilerine göre 10 köşe vuruşundan bir gol kazanılabiliyor.

Bu köşe vuruşları sadece Galatasaray’ın baskısından mı kazanılmıştır? Savunma yapan takım rakibin ataklarını bozmak için, savunma organizasyonun bozulduğu anlarda yeniden defansı düzene koymak için topu bilinçli olarak da dışarıya vurmuş olabilirler.

Ayrıca köşe vuruşu kullanıldığında, merkez savunma oyuncularının gol için karşı kaleye gittiğinde kontra atak sonucunda yenilen gollerin sayısı da hiç az değildir. Beşiktaş’ın geçen sezondan bu yana, köşe vuruşu kullanırken kalesinde gördüğü golleri dikkatinize sunarım.

Daha fazla topa sahip olmak mı, daha az hata yapmak mı?

Topa sahip olma oranlarının içinde de ilk başta doğru görünen ama ayrıntılarda bazı yanlışlıklar barındıran durumlar vardır. Şampiyonluğa oynamak geleneği olan, büyük takım nitelemesi ile eşleştirilen ekipler topa sahip olarak oynamak zorundadır. Bu oyun şeklinin hem kendilerine psikolojik yararı var hem de rakibi yıpratma özelliği...

Ancak yüzde 70-80 oranında topa sahip olup da maçları kaybeden birçok takım var. Daha fazla topa sahip olan takım daha çok şut çekme olanağı bulsa da kaleyi bulan şut oranı düşüktür. Kısa süreli paslaşmalarda her dokuz şuttan biri, uzun süreli paslaşmalarda ise 15 şuttan biri gol olmaktadır.

Aslında futbolda sürekli topa sahip olmaktansa top kayıplarını en aza indirgeyebilmek ve bu top kayıplarına çare bulup onu yönetebilmek önemlidir. Topa daha fazla sahip olmak için daha az top kaybetmek gerekir.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...