Futbolda güzellik mi yoksa kazanmak mı önemli?

27 Aralık 2019, Cuma 13:21 Son Güncelleme: 27 Aralık 2019, Cuma 13:21
- A +

Ligimizin genel gidişatına bakarak hepimiz daha güzel bir futbola özlem duysak da, futbol, Uruguaylı yazar ve şair Eduardo Galeano’nun “futbol dilencisi” olduğu günleri çok geride bıraktı. Bugün artık “güzellik” futbol takımlarının bir yan ürünü olabilir ama maç kazanmak için yeterli olmadığı gibi, zorunlu bir şey de değildir. Altı maç üst üste kazanan Beşiktaş’ın ortaya koyduğu futbol kimseyi tatmin etmediği halde, tribünler Abdullah Avcı’ya neredeyse şampiyon hoca gibi davrandılar.

Güzellik herkese göre değişkenlik gösterebilen, çoğunlukla öznel olduğu için analiz edilemeyen bir unsur olduğu halde yararlı ve verimli oyunun ne olduğunu görebilir, üzerine çeşitli düşünceler öne sürebilir, analiz de edebiliriz. Doğaldır ki, burada verimli olmaktan kasıt topu kazanmak, topa sahip olmak, serbest atış kazanmak, şut çekmek ve nihayetinde tüm bunları bir gol atmak uğruna devreye sokabilmektir. Ayrıca bütün bu temel teknik hareketleri doğru yapsak bile bunlar, çoğu zaman maç kazanmaya yetmeyebilir.

Bir takımın bir maçta rakibi karşısında ezici bir üstünlük kurmuşken bir şekilde yenildiğine sayısız kez tanıklık etmişizdir. Ligimizden bir örnek verecek olursak önceki hafta oynanan Beşiktaş-Malatyaspor maçı. Biraz daha gerilere gidecek olursak, Hollandalıların Euro 2000’in yarı finalinde İtalyanlara kaybetmesi ve elenmesi…

Her zaman topa sahip olma ve pas oyununa dayalı bir felsefeyi sahaya yansıtmaya çalışan Hollanda Ulusal takımı normal süre ve uzatma dakikalarında İtalya kalesini adeta abluka altına almıştı. Kaleyi bulan 24 şut çektiler ve iki topları direkten döndü, iki de penaltı kaçırdılar. Fanatik gazetesi yazarları ekibinin içinde olduğumdan o gün yerinde izlediğim bu maç için olsa olsa “futbolun tuhaflığı” denebilir. İtalya ise maçın tamamını kendi ceza alanının etrafında geçirmişti. Sonunda İtalya maçı penaltılarla kazandı.

O maçın özeti şuydu: Hollandalılar maçı kazanmak için öncelikli olarak topa sahip olmanın gereğine inanırlar İtalyanlar ise topa sahip olmadan kazanmanın yollarını bilirler. Hollandalılara göre savunma yapmak çirkindir İtalyanlara göre ise savunma yapmak bir sanattır. İtalyanlar için topa sahip olmaktansa olmamak şeklinde düşünülse de aslında topa istedikleri zaman sahip olabilecekleri anlamına gelir. En iyi oyuncular topu yalnızca gerekli olduğunda alıp ani karşı atak yapabilenlerdir. Topa sahip olmayarak, sahip olmak!

İtalyanların yaptığı neredeyse görünmez, yalnızca mümkün olan son anda, her şey için artık çok geç olduğunda görünür olan bir sanat. Rakibin ne yaptığını ancak maç sonunda kalenizde gol ya da goller gördüğünüzde anlıyorsunuz ancak iş işten geçmiş oluyor. Bu sezonun başından beri küçük takımların yaptıkları “İtalyan işi” olmasa da, onun bir taklidini yapmaktır.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...