Futbolda devrimi küçük takımlar mı yapıyor?

16 Aralık 2019, Pazartesi 22:50 Son Güncelleme: 16 Aralık 2019, Pazartesi 22:50
- A +

Ligimizin genel gidişatına bakıldığı zaman büyük takımlar olarak bilinen İstanbul’un üç büyüklerinin başta teknik adamları olmak üzere futbolcularında da genel bir duyarsızlık görülmektedir. Biz, futbolu daha ileriye götürmesi gerekenlerin büyük takımlar olduğunu varsaysak da, aslında bu bir yanılsamadır.

Bu yanılsamanın izlerini futbol tarihinde de görmek mümkündür. Örneğin İngilizler WM sistemi ile dünya futbolunu tekeline almışken, İngiliz buluşu olan bu sistemi en üst düzeye mütevazı Macaristan Ulusal takımı taşımıştır. Hollanda’nı dünya futbolunda adı yokken ve Finlandiya ile bile boy ölçüşemezken ve Ajax Hollanda’nın sıradan takımlarından biri iken, total futbol ile ülkelerinde futbol devrimini gerçekleştirmiştir.

İtalyan futbolunun temelindeki değişimin ise kataneçyo ile başladığı bilinmektedir. Bu sistemin mucidinin kim olduğu tartışmalı olsa da öncelikli olarak Helenio Herrera ve İsviçre Ulusal takımının eski çalıştırıcısı Avusturyalı Karl Rappan’ın adı geçmektedir.

Kataneçyo ve çoğu yolsuzluk yaparak zengin olmuş işadamları tarafından futbola akıtılan para sayesinde İtalya altmışlı yılların ortalarından itibaren dünya futbolunun yükselen değeri oldu. Kateneçyonun temel uygulaması beşli savunma ve defansif yönü kuvvetli üç orta alan oyuncusu ile çabuk ve süratli iki forvetin karşı atak becerisiyle takımları tuzağa düşürmekti.

Bu uygulamanın bir benzerinin günümüze uygulanış şekli olan “direkt futbol” ile küçük takımlar büyükleri alaşağı ediyor. Kendi evinde pas oyunu değil de direkt futbol oynayan Sivasspor Fenerbahçe’yi çok rahat yenerken daha fazla da gol pozisyonu üretebildi. Beşiktaş istatistikleri alt üst edecek kadar topa sahip olup pas yaptı ancak sonuçta rakibine kendi evinde 2-0 yenildi. Galatasaray’ın durumunu ise ne pas oyunu ne de kataneçyo açıklayabilir!

Nasıl ki yeni taktikler İtalya’da küçük takımlar tarafından devreye sokulduysa, bizim ligimizde de benzer bir duruma gidiliyor gibi… Çünkü büyük takımlar nasıl olsa kazanırız havasından bir türlü kurtulamıyorlar. Bu nedenle ne futbolcuların ne de teknik adamların yeni denemeler ve deneylere ihtiyacı var. Üstelik aynı şeyleri uygulayarak farklı sonuçlar elde edeceklerini sanacak kadar futbolun doğasına ters düşmektedirler.

Zayıflıklar, yoksulluklar, yoksunluklar ve yenilgilerle direnç kazanan küçük takımlar, lig tarihinde hiç bu kadar isyankar olmamışlardır. Bu gidişat büyük takımları ciddi şekilde tehdit ettiği halde bu takımlarımızın başındakiler ne yenilikten söz ediyor ne de yeni uygulamaların yolunu bulabiliyor…    

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...