Futbol herkesi eşitliyor

09 Ekim 2019, Çarşamba 11:35
- A +

Özellikle büyük takımların aldığı sonuçlara bakıldığında, yandaşlarının kabullenemediği derecede az puan toplamaları çoğumuza anormalmiş gibi gelebilir. Aslında kulüplerin olanaklarının gelişmesi sonucunda puan cetvelindeki görüntüyü normal karşılamak gerekiyor. Çünkü bazı takımların köklü tarihi, almış oldukları şampiyonlukların verdiği özgüven ve motivasyon, arkalarındaki büyük seyirci potansiyeli ve ekonomik olanakları, dışarıdan futbol sahasına bakıldığında büyük bir avantaj olabilir. 

Ne var ki sahada oynanan oyunun bu unsurlarla bağlantısı olsa da asıl etkili olan takımların seçtikleri strateji ve taktiklerdir. Olaya bu noktadan baktığınızda artık futbolun teknik, taktik, antrenman ve stratejisinde sırlar yoktur. Her takım asgari bir yerde buluşmuş durumdalar. Ligin sonu yaklaştığında belki büyük takımlar yine üst sıralardaki yerlerini alacaklar ama artık hiçbir büyük takımın diğerlerini yenme konusunda garantisi yoktur.

Çünkü futbol giderek herkes eşitliyor. Toplumların bireysellikten uzaklaşıp eşitlikçi, paylaşımcı bir yaşam biçimine doğru yol almasının sonuçlarının futbola yansıması gayet doğaldır. Bizim kuşaklar Metin Oktaylara, Can Bartulara, Lefter Küçandonyadislere, Baba Hakkılara ve daha birçok büyük bireysel oyunculara özlem duysak da, bugünkü kuşaklar kendi futbollarını olduğu kadar kendi değerlerini, kültürlerini, bizlere çok bağlı olmaksızın oluşturuyorlar.

Sözünü ettiğimiz eski büyük oyuncuları bugünlerle karşılaştırmak hepimizin yaptığı ortak yanlışlardan biridir. Oysa her kuşağı kendi zamanına göre değerlendirmek gerekmektedir. Bu konuya ilişkin Hz. Ali’nin çok yerinde bir sözü var: “Çocuklarınızı kendi isteklerinize göre değil, zamanına göre yetiştirin.” Aslında biz ne kadar istesek, engel koysak da çocuklar kendi zamanlarını yaşıyorlar. Bunun doğal sonucu olarak o büyük oyuncular bugün dünyaya gelselerdi, hiç kuşkusuz kendi zamanlarından çok daha faklı olurlardı, belki de hiç futbol oynamazlardı.

Öyleyse bugünkü kuşakları iyi gözlemlemek, onları anlamak, kendi zamanları ve kültürleri ile değerlendirmek hem doğru olur hem de eleştirilerde tutarlılığın yolunu açar. Unutmamak gerekir ki, aileniz ne derece kültürlü olursa olsun, bu kültür genetik yollarla çocuklara aktarılamıyor. Her çocuk dünyaya beyaz bir sayfa olarak geliyor ve kendi zamanının kültürünü oluşturuyor.

Bu bağlamda büyük takımların her zaman her takımı yeneceğine ilişkin bir futbol kültürü artık yok! Üç büyüklerin yedi haftada topladığı puanları üst üste koyduğunuzda belki de lig tarihinde böylesine az bir toplam puan yok! Ama buna alışacağız! Sadece buna değil, önümüzdeki on yıl sonunda her futbolsever yaşadığı kentin takımını tutacak. Sözgelimi İzmir’de Göztepe ile Fenerbahçe oynayacaksa, İzmirli Fenerbahçeliler Göztepe’yi protesto edemeyecek!

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...