Fauller ve fena hareketler

23 Ocak 2020, Perşembe 12:55 Son Güncelleme: 23 Ocak 2020, Perşembe 12:55
- A +

Gol atma, pas yapma, topun oyunda kaldığı süre, rakip kaleye çekilen şutlar ve kaydedilen isabet oranları göz önüne alındığında Türkiye Ligi Avrupa’nın önde gelen ligleriyle benzer özellikler gösteriyor. Ne var ki, yaklaşık 28 yaş ortalaması ile Avrupa’nın en yaşlı ligi ve belki de, yaştan kaynaklanan hamle yetersizliği nedeniyle yapılan fauller futbolun kalitesini aşağıya çekiyor. Ligin ikinci yarısının başlaması ile yapılan fauller dikkat çekiciydi. 

İngiltere Ligi göz önüne alındığında bizim ligimizde yüzde 50 daha fazla faul yapılıyor. Bu demektir ki, İngiltere Ligi bizim ligimize göre, futbol zarafetinin çok önde olduğu bir lig. Türkiye Ligi futbolseverlerin görmek istediği güzel hareketlerin daha az yapıldığı ama buna karşın oyuncuların yapmayı elden bırakmadıkları ciddi faullerin gözlendiği bir lig de aynı zamanda. Savunma sanatının yeterince kullanılmaması, doğru savunma yapmak yerine faullerden medet umup hakemi baskı altına alarak oynama isteği ikinci yarının başlamasıyla birlikte futbolun tadını kaçırdı bir bakıma.

Konu futbolun gelişmesi ve ilerlemesine geldiğinde hemen hemen herkes futbolda nereden nereye geldiğimizden söz ederek işe başlar. Ne var ki, ligimizin ikinci yarısının ilk haftasında yapılan faulleri görünce “nereye gidiyoruz” sorusu da kafalarda kuşku uyandıracak bir biçimde belirmeye başladı. Bu nokta da nereden gelip nereye gittiğimiz hakkında somut bir veriyi paylaşmak isterim.

1950’li yıllarda İngiliz santrfor John Charles Juventus’ta oynamaktadır. Markajcısı ile giriştiği bir mücadele sonucunda rakip savunma oyuncusu yere düşer. John kaleci ile karşı karşıya kaldığı bu pozisyonda golü atmak yerine topu hemen taca göndererek rakibini yerden kaldırmak için yardım eder. Bu hareket futbolun oynandığı her dönem için inanılmaz bir centilmenlik örneğidir. Bugün yapılsa herkes o oyuncuyla alay eder, yönetim kadro dışı bırakır, teknik direktöründen fırça yer, tribünler öfke saçar. Bu durum göz önüne alındığında “futbol eskisinden daha mı iyi” diye sormadan edemiyor insan.

Kuşkusuz futbol eskiye oranla daha çabuk ve daha hızlı oynanıyor. Hız arttıkça hareketlerin kontrolü de zorlaşıyor. Niyetimiz hızlı oyunu eleştirmek değil, bu oyunun içinde doğru davranabilmenin yollarını bulmayı önce bilinç düzeyinde olgunlaştırıp sonra da uygulayabilmek anlamında yol göstermeye çalışmaktır. Bizim ligimizin İngiltere Ligi kadar hızlı olmadığını herkes biliyor. Peki, orada neden bizim ligimizden yüzde 50 daha az faul ve yüzde 30 daha az penaltı yapılıyor? 

Bu konuda en önemli, görev hakemler ve VAR hakemlerine düşüyor. 12. kural yani fauller ve fena hareketler kuralının uygulanmasında sorun var. Bu sorun giderilmedikçe ne fauller azalır ne de savunma oyuncuları doğru savunma davranışları geliştirmek için özen gösterip kendilerini geliştirebilirler. Eğitimle geliştirilemeyen davranışların ceza ile değiştirilebilmesi kolay değil, ama kısa zamanda başka çözüm de görünmüyor…   


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...