Ersun Yanal ilkelerinden ödün mü veriyor?

24 Haziran 2019, Pazartesi 13:44
- A +

Memleketin en tepe noktasındaki yöneticilerinden yerel idarecilere kadar herkes, uzun yıllardır popüler kültürün cazibesine kapılmışken sporun, futbolun içindeki etkin insanların bu değişimden etkilenmemesi olası mıdır? Kuşkusuz, popüler kültürün yıllardır kulaklarımıza fısıldadığı söylemler hepimizde kulak dolgunluğu oluşturmuştur. Bu kültürün etkisini azaltmak ilkelere bağlılıkla mümkün olabilir. 

Yanal tribüne mi oynuyor?

Sözü Ersun Yanal’ın yeni sezona ilişkin değerlendirmelerine getirmek istiyorum. Yanal’ın bir kısım medyaya yansıyan “Biz şampiyon olacağız, diğer takımlar kendi aralarında sıralamayı belirlesin” sözleri ne Fenerbahçe gibi büyük bir camianın başındaki teknik direktöre ne de bireysel olarak Yanal’a yakışır. Çok yakından tanıdığım Ersun Yanal’ın bu tür sözleri söyleyebileceğine inanmak istemiyorum. Ancak söylediğini varsaysak bile buna “popüler söylem etkisi” deyip geçiştirebiliriz. 

Yanal sistem adamı olmaktan uzaklaşıyor mu?

Ne var ki spor biliminin verilerine tutunup, bugünlere gelmesinde önemli bir etkeni ilkesel olarak yok sayma noktasına gelen Yanal’ın “bilimden uzaklaşma” çabası bu konuda ödün vermeyen biz akademilileri rahatsız etmektedir. 22 Haziranda 40. mezuniyet gününü kutlayan spor akademililerin içinden çıkıp kendi yerini bilimle değil popüler kültür ile sağlamlaştırmaya çalışan Yanal “sistem adamı” olmaktan “düzen adamı” olmaya doğru hızlı bir evrim geçirmiştir.

Topuk Yaylası’na neden gidiliyor?

Çok uzun yıllar değil, 2014-15 sezonunda Fenerbahçe’nin başındayken Başkan Aziz Yıldırım’ın baskılarına boyun eğmeyerek takımı Topuk Yaylası’na götürmemiştir. Antrenman biliminin verileri ona yol göstermiş dolayısıyla deniz seviyesinden yaklaşık 1000 metre yükseklikteki bu tesis kısa süreli çalışmalar için futbol takımlarına uygun olmadığı konusunda büyük olasılıkla Aziz Bey ikna edilmişti. Sonuçta Fenerbahçe o sezonu şampiyon bitirdi.

Comolli bile Topuk Yaylası’na karşı çıkmıştı

Geçen sezonun başında Damien Comolli’nın, Topuk Yaylası’ndaki sezon başı antrenman programına karşı çıkmasına karşın o günkü teknik direktör Hollandalı Phillip Cocu takımı Düzce’ye götürdü. Yeni transferlerin medyaya tanıtımı orada yapıldı. Futbolda başarıyı etkileyen birçok faktör var kuşkusuz. Ancak başarısızlığın nedenlerinden biri Topuk Yaylası’nda yapılan “kısa süreli” antrenmanlar olabilir. Bu konuyu en iyi bilen teknik adamlardan biri Ersun Yanal’dır. 

Yanal bilimden ödün veriyor

Peki, Yanal neden en azından uzun süre değişmez olan bilimsel ilkelerden ödün veriyor? 1 Temmuz’da sezon açılıp 3 Temmuz’da Topuk Yaylası’na varılacak programa karşı çıkmıyor? Kulübün içinde bulunduğu ekonomik nedenlerle mi, yoksa “Fenerbahçe’nin başında ne kadar uzun süre kalabilirsem o kadar iyi olur” düşüncesiyle mi? Eğer ikincisi önemseniyorsa Yanal’ın Topuk Yaylası dönüşü ve lig başında işi çok ama çok zor olacak...

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...