MENÜ

Derbide neler olur?

19 Aralık 2021, Pazar 13:27 Son Güncelleme: 19 Aralık 2021, Pazar 13:27
- A +

Baştan söylemek gerekir ki iki takımda gol yer. Bu yargıya varmak bir kehanet değil. Puan cetveline bakıldığında bu gerçek net bir şekilde görülebilir. 16 karşılaşmada Fenerbahçe 20 Beşiktaş ise 24 gol yemiş. Neredeyse attıklarına yakın gol sayısı demek bu.

Neredeyse tarihlerinde az görülecek derecede fazla gol yemenin nedeni ne olabilir? Fenerbahçe söz konusu olduğunda sorunun yanıtı kolay gibi görünmektedir. Takım üçlü savunma ile oynuyor ve orta alanın kenarlarında, top rakibe geçtiğinde savunmaya dönmek zorunda olan iki oyuncu(Ferdi-Osai) defansif özelliklere sahip değil.

Fenerbahçe’ye karşı rakipleri karşı atak düzeniyle oynadıkları için savunmanın az adamla yakalanma ihtimali fazla oluyor. Genel takım savunması göz önüne alındığında Mesut Özil’in durumu küçük de olsa olumsuz bir etken olarak göz önüne alınmalıdır.

Fenerbahçe’nin gol yeme sorunu sayılara bağlı değil

Savunma zincirinin sağlamlığı çok oyuncuyla değil de, yetkinleşmiş organizasyonla ölçülür. Fenerbahçe savunmada çok oyuncu bulundursa da kolay gol yiyor ya da savunma esnasında doğru pozisyon almak konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Son oynanan Gaziantepspor maçında Ferdi Kadıoğlu’nun yaptığı penaltıyı düşünün.

Teşbihte hata olmaz derler; bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkartamamış. Kimin icat ettiğini(!) bilmediğim şu serbest vuruş esnasında bir oyuncunun boylu boyunca yere yatırılması nasıl bir uygulamadır? Bir de futbolun teorisinde “savunma yapan oyuncular ceza alanı içinde yere yatmazlar” diye bir kural öğretilir.

Ceza alanı içinde oyuncu yere yatırılır mı?

Peki, oyuncuyu yere yatıran teknik adamlar futbolun biyomekaniği üzerine hiç düşünmezler mi? Atış sırasında top birine çarpıp ceza alanı içinde kalınca yerdeki oyuncu ayağa kalkıp vücudunu ve hareketlerini kontrol altına alarak nasıl rakibe müdahale edecek. Nitekim Ferdi örneğinde olduğu gibi beden kontrol edilemiyor.

Uygulamanın yanlışlığına başka bir boyuttan bakalım. Baraja giren oyuncular birbirlerine yaslanıp oldukları yerde sıçrarlar. Birbirlerine omuzlarından yaslandıklarından en fazla bir top yüksekliği kadar sıçrayabilirler.

Topu yerden hiç kaldırmadan vuruş yapmak çok zordur. Böyle vuruşları Hagi, Maradona, Platini gibi özel oyuncular becerebilir. Artık bu denli becerili oyuncular olmadığına göre bir teknik adam futbolcusunu neden yere yatırır? Kaldı ki böyle bir gol atabilecek rakibiniz varsa gol sonrası gidip elini sıkarsınız. Birçok gol yemişsiniz, biri de böyle olsun!

Beşiktaş’ın sorunu savunmanın ortası

Beşiktaş’ın gol yeme sorunu ise sayılarla bağlantılı değil. Hep dörtlü savunma ile oynuyorlar ancak bekler devamlı atağa çıkıyor. Bu durumda ağır savunma ortası hata yapmaya açık oluyor. Geçen sezonun başından Sergen Yalçın’ın ayrılışına kadar Nsakala ve Welinton kaynaklı sayısız gol yedi Beşiktaş. Neyse ki bu oyuncular ile devam edilmeyecek bundan sonra.

Ne var ki Beşiktaş yine gol yemeye yatkın bir takım olacak ligin devamında da… Çünkü beklerin yanında görevli orta alan oyuncularının savunmaya katkısı yok denecek kadar az. Bu akşam iki takım da kontrollü bir futbol oynayacaklarından daha az savunma hatası yapabilirler. Yani kimse karşı atak hesapları yapmayacak, bireysel hataların peşine düşülecek.

Sonuçta gol yemeyen takım maçı kazanacaktır. Çünkü büyük takımlar her koşulda gol atabiliyorlar. Ancak galibiyeti attıkları değil yedikleri belirliyor…

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...