Altay Bayındır ve Emre Belözoğlu

04 Kasım 2019, Pazartesi 12:49
- A +

Önce Altay Bayındır ile başlamamın nedeni onun büyük bir kaleci olacağına ilişkin inancım ve dolayısıyla Fenerbahçe’nin geleceğinde yer alacağını düşünmemdendir. Çok değil, bir hafta önce yazdığım maç eleştirisinde Altay’a duyduğum güveni dile getirmiştim. Ama insan öylesine ilginç bir canlı ve futbol da bir o kadar değişken doğası gereği bazen yazdıklarımız suratımızda tokat etkisi yaratıyor. Bu bağlamda insan ve futbol söz konusu olduğunda yanılmamak neredeyse olanaksız...

İşte o çok beğenerek izlediğimiz ve Fenerbahçe’nin geleceği olarak nitelediğimiz Altay, Kayserispor maçının son dakikalarında rakibine öyle bir hareket yaptı ki, maçı izlerken hakkında yazdıklarım için utandım. Çünkü bir futbolcunun kasığına kasıtlı bir şekilde vurmanın ne demek olduğunu iyi bilirim. Ben oynarken bir arkadaşım Altay’ın yaptığı hareketin bir benzeriyle yere yığılmış, iç kanamadan dolayı ölümle burun buruna gelmiş, birkaç ameliyat sonunda hayatı kurtulmuş ama genç yaşta futbola veda etmişti. O zor dönemi atlatan İzmirspor’lu arkadaşım Nebil Canik, ne yazık ki 9 yıl sonra 1999 depreminde, Sakarya’da yaşamını yitirdi. 

Altay Bayındır’ın ne denli geleceği olsa ve başarılı görünse de, daha kendini kanıtlamış, “Fenerbahçe kalecisi” olmuş değil. O kalenin henüz adayıyken böylesi kasıtlı, yaralayıcı ve meslektaşının yaşamına mal olacak bir hareket yapması Altay’dan Fenerbahçe’ye taşıdığı bir altyapı eksikliği mi yoksa geldiği noktada kabadayılığa özenen ağabeylerinden gördükleri midir? Nereden bakarsanız bakın Altay Bayındır’a yakışmadı.

Emre Belözoğlu’nu biliyoruz. Başta Fenerbahçe Başkanı Ali Koç olmak üzere onu Fenerbahçe’nin yakın gelecekteki lideri olarak sunmalarına karşın Emre’nin iki yakasına yapışmış şiddete yatkınlık ve siyasi kimlik kolay kolay sökülüp atılacak gibi değil. Eski defterleri fazla karıştırmadan ve bu sezon başından beri kendisine her daim övgüler yağdırıldığı sırada Kayserispor’lu rakibi Abdennour’a İngilizce küfretmesini televizyon başındaki çoğunluk duydu. Öyleyse fazla söz gerek yok! Kırk yıllık Kani olur mu yani… 


YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...