MENÜ

Hırant Kasapoğlu ile Otomotiv dünyası

27 Aralık 2017, Çarşamba 06:00 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 19:21
- A +
LEVANTE SATIŞLARI UÇURDU

FCA Grubu çatısı altındaki İtalyan Maserati, bir dönem yarışlardaki başarılarıyla ve spor otomobilleriyle bilinen bir marka. Şimdiyse markanın en çok satan modeli, 2016 ortasında piyasaya çıkan sportif SUV Levante. Maserati’nin Türkiye’deki satışlarındaki ivme 2013 yılında tanıtılan Ghibli modeliyle başlamış. Markanın Türkiye satış adedi 2012’de 18 adet iken, 2013 sonunda Ghibli modelinin dizel motorlarla ürün gamına katılmasıyla yıllık 40 adetlik satışa ulaşılmış. Kullanışlı bir SUV gövde tipinde olan Levante’nin gelişi ise İtalyan markaya tam anlamıyla bir doping etkisi yapmış.

Satış adetleri 3 haneli olacak

2017’nin ilk 11 ayında 66 Maserati satılmış, bunların 48 tanesi Levante. FerMas şirket Müdürü Sinan Saip Bel, EMEA Bölgesi satışlardan sorumlu müdürü Claudio Campioli’yle birlikte yaptığı toplantıda şu açıklamalarda bulundu; “Maserati, 2013’te üretim kapasitesini artırdı. Aynı yıl Ghibli modelini, tarihinde ilk kez bir dizel motorlu versiyonla üretti. Bu hamle, markaya 15 binli üretim adetlerini getirdi ve Türkiye pazarına da olumlu yansıdı. 2014 yılında, 100. yaşını kutlarken, yine ilk dizel motorlu Quattroporte’yi ürün gamına ekledi. Son olarak geçtiğimiz yıl, SUV’ların Maserati’si olarak adlandırdığımız Levante’nin seri üretimi büyük ses getirdi. Globalde de Türkiye’de de markanın en çok satılan modeli Levante. Önümüzdeki yıl 3 haneli satış rakamlarına ulaşmayı ümit ediyoruz.

Maserati bayileri geliyor

Satış organizasyonunda bayilik sisteminin devreye alındığını açıklayan Sinan Saip Bel sözlerine şöyle devam etti; “2017’nin bizim için en önemli konularından biri, Maserati için hedeflediğimiz bayilik sistemine geçişti. Nisan ayı sonu itibariyle Birmot ile birlikte Ankara’da, Eylül ayında Mengerler ile birlikte Bursa’da bayimizin açılışını gerçekleştirdik. Yine Birmot ile birlikte çalıştığımız Antalya bayimizde ise araçlar sergilenmeye başladı ve kısa süre içerisinde tam anlamıyla hizmette olacak.

AMİRAL GEMİSİ YENİLENDİ

30 yıl önce Lexus markasının kısa zamanda adının duyulmasını sağlayan LS sedan modelinin 5’inci nesli tanıtıldı. Her açıdan yenilenen araç, daha dinamik, daha konforlu ve daha çevreci oldu. 359 HP güç üreten elektrikli hibrit motorlu Lexus LS 500h, gelecek Mart ayından itibaren Türkiye’de de satışa sunulacak. Yeni LS’in fiyatı ise, donanım seviyesine göre 235 bin Euro ile 327 bin Euro aralığında olacak.

EN İYİ OTOMOBİL SEÇİLDİ

Citroen’in yeni SUV’u C3 Aircross, Avrupa’nın 31 ülkesinden 31 otomotiv gazetecisinin oylarıyla, farklı segmentlerden 5 finalisti geride bırakarak ”2018 yılının en iyi otomobili” yani Auto Best seçildi. Toplamda 1.423 puan toplayan Citroen C3 Aircross, en yakın rakibine 121 puan fark attı.

OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ HATASINI DÜZELTİYOR

Yeni yıl öncesinde, İngiltere’nin önemli otomobil leasing şirketlerinden OSV’nin, Jalopnik kaynaklı bir araştırması, tüm zamanların en büyük 10 geri çağırma operasyonunu listeledi. Geri çağırma operasyonundan etkilenen araç sayısı temel alınarak hazırlanan listede Ford, Toyota, General Motors ve Volkswagen markaları yer alıyor. Listenin birinci sırasında ise 1980’de Amerika’da 21 milyon aracı geri çağıran Ford yer aldı. Ford, park freni arızalanan tüm araçları çağırarak tamir etti.

Emisyon hilesi pahalıya patladı

2016 yılında yaşanan emisyon skandalı ise Volkswagen’in, listede dördüncü sırada yer almasına neden oldu. Volkswagen hileli emisyon yazılımı kullanılan 8,5 milyon aracı geri çağırarak gerekli düzeltmeyi yaptı. Bu operasyonun Alman markaya 12 milyar Euro’luk bir yük getirdiği tahmin ediliyor. En büyük 10 geri çağırma listesine Ford 3 kez, GM 3 kez, Toyota 2 kez, VW ve Honda ise birer kez girmişler.

Kazaları önlemek için çağırdılar

Bu listeye girmek, müşterilerine değer verip arızaları gidermek için proaktif olmak anlamında bu dünya markaları için olumlu bir özelik mi yoksa sağlamlığı ve sorunsuzluğuyla övünen bu markalar için bir utanç kaynağı mı? Burası tamamen yoruma açık ama markalar için bir imaj kaybı yarattığı da bir gerçek. Ama unutulmamalı ki bu geri çağırmalar çoğunlukla, ciddi kazalar veya yangınlara sebep olabilecek arızaları önlemek için yapılıyor.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...