Tayfun Türkmen'e bir Ali Şen lazım!

01 Aralık 2008, Pazartesi 04:30
- A +

Futbolun dili birdir derler, ama fiili durum öyle değildir. Sahadaki futbolun dili belki birdir; ancak sahanın dışına çıkınca durum değişir. Futbol, saha dışında farklı dillerde ifade edilir. Kimi dil naiftir, kimi saldırgan, kimi efendi, kimi zalim, kimi de zehirlidir. Ve o diller de aslında futbola aittir. Yıllar önce Fenerbahçe'nin Trabzon'u deplasmanda yenerek şampiyon olduğu gün Aykut Kocaman futbol tarihimize geçecek şu dili kullanmıştı: "Şampiyon olduğumuz için çok sevinçliyim. Ancak Trabzonlu arkadaşlarımızı düşününce fazla sevinemiyorum. Onlar için üzülüyorum. Futbolu böylesine hayat-memat meselesi haline getirmememiz lazım." Aykut Kocaman'ın insan yüreğinin bir sesiydi bu. Lakin kendisiyle aynı dili konuşmayanların hoşuna gitmemişti bu açıklama. O zamanın Fenerbahçe Başkanı Ali Şen tarafından derhal aforoz edildi ve takımdan uzaklaştırıldı. Aykut Kocaman'ın bıraktığı izler bugün hala silinebilmiş değil. Ali Şen ise Fenerbahçe'de bir kriz olduğunda ancak hatırlanıyor.
Geçtiğimiz hafta Eskişehirspor'un 3-0 geriden gelerek 4-3 kazandığı Denizlispor maçının ardından Tayfun Türkmen'in mikrofonlara yaptığı açıklama Aykut Kocaman'ı bir kez daha hatırlamamıza neden oldu. Türkmen de tıpkı bir dönem beraber çalıştığı Aykut Hoca gibi, "3-0 geriden gelip maçı kazanmak çok sevindirici. Ancak bu sevincimi doyasıyısa yaşayamıyorum. Çünkü Denizlisporlu arkadaşlarımızın durumuna da çok üzüldüm."  

İşte bu dildir, futbolumuzu selamete çıkaracak. Yıllar sonra bir futbolcumuzun çıkıp da rakibi için üzüldüğünü açıklaması, Aykut Hoca'nın bıraktığı etkinin ne derece derin olduğunun en önemli göstergesidir. Bereket, bu dili kesmeye yeltenecek bir Ali Şen yok ortalıkta. Gelecek adına umutlanmamız için yeterli bir gerekçe...

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.