Sessiz devrim!

07 Ağustos 2005, Pazar 04:30
- A +
Türkiye’de böyle bir maç oynanacağını rüyamda görsem inanmazdım. Üzerinde taraftar baskısı olmayan futbolcular sadece futbolu düşündü. Birbirlerine karşı olabildiğince saygılı ve centilmence davranarak... Ne kasti bir faul, ne hakeme itiraz, ne provakatif hareketler, ne de birbirleriyle dalaşma... Hatta inanır mısınız, Hakan Ünsal bile kuzu gibiydi. Üstelik bu manzara sosyo politik ve bölgesel farklılıkları en uçta olan iki kentin takımlarının maçında ortaya çıkıyor. Şimdi bana söyler misiniz; dün geceki maç dolu tribünler önünde oynansaydı böyle mi olurdu? Küfür, kavga, rakibi taciz, hakeme baskı, sahaya atılan yabancı maddeler futbolcuları bir anda birbirlerine düşman yapmaz mıydı? Demek ki gerçek şu: Futbol seyretmek bir kültürdür ve biz bundan yoksunuz. Taraftar adı altında bir canavar yaratmışız. Bu canavar sadece Diyarbakır tribünlerinde değil, ülkenin bütün statlarında kol geziyor. Sarı kartına sadece iki kez başvurmak zorunda kalan hakem Oktay Demiray başta olmak üzere hemen herkesin Fair - Play kuralları çerçevesinde oynanmasına dikkat ettiği karşılaşmada futbol kalitesi belki çok üst düzeyde değildi ama aşırı sıcağa rağmen ortaya konan mücadele ve tempo alkışlanacak cinstendi. iki takımın da çok sayıda pozisyon bulmasına rağmen maçtan sadece 1 gol çıkması forvetlerin beceriksizliği ve şanssızlıklarının yanısıra, sahada iki tecrübeli kalecinin yeralmasından kaynaklandı. Bashir ve Sinan Demircioğlu dışında çok fazla göze batan bir oyuncu yoktu. Ancak İlyas’ın frikik golü gecenin en seyirlik hareketiydi.
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.