Şampiyonun dramı!

19 Ocak 2018, Cuma 06:00
- A +
Bu ülkede her şey değişiyor. Ama hızlı ama yavaş... Değişmeyen bir şey var: İnsan hayatının ucuzluğu! Ben kendimi bildim bileli insan hayatına verilen değer konusunda bu toplum, bu devlet bir milim kımıldamıyor. İnsan yaşamına verilen değerin en başat ölçeği ise elbette trafik kazaları. Her yıl yaklaşık 5 bin insanımızı trafik kazalarına kurban veriyoruz. Kurtuluş Savaşımız’ın finali olarak nitelendirebileceğimiz Büyük Taaruz’da verdiğimiz şehit sayısının 15 bin olduğunu hesaba katarsak rakamın ne kadar vahim olduğu kendiliğinden ortaya çıkar. Durum bu kadar önem arz ettiği halde trafik kazalarında kusurlu olan sürücülere verilen-verilmeyen cezaların hafifliği insanın aklını oynatıyor. Daha da acısı, bu hazin manzara karşısında ülkeyi yönetenlerin önleyici cezai tedbirleri bir türlü almaması ve meydanın direksiyon başına oturan psikopatlara, vicdansızlara kalması.

Aile hasretine dayanamayıp dönmüş

Trafik magandası diye adlandırdığımız katil bir sürücünün son kurbanı Milli bir bisikletçi. Adı Deniz Deniz. 17 yaşında. Hem dağ bisikleti hem de yol bisikletinde yarışıyor. Dağ bisikletinde geçen yılın Genç Erkekler Türkiye Şampiyonu. Daha yolun başında. Büyük hayalleri, umutları var. Önümüzdeki yıl koşulacak Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nda yarışmak için şimdiden kolları sıvamış. Hedefi uluslararası arenada şampiyonluklar, kupalar kazanmak. Sakarya Büyükşehir Belediyesi sporcusuyken bir ay önce hasrete dayanamamış ve ailesinin yaşadığı izmir’e dönerek İZGEM Spor Kulubü’nde sporculuk hayatını sürdürmeye başlamış. Lise son sınıf öğrencisi olan ve üniversite sınavlarına hazırlanan Deniz, antrenman için oturduğu Güzelbahçe’den Urla’ya her gün kilometrelerce yol kat ederek antrenman yapıyormuş. Her şey güllük gülistanlıkmış. Gelgelelim 12 Ocak akşamı antrenman dönüşünde hayatı bir anda alt üst olmuş.

Spor hayatının devamı belirsiz

Akşam saatlerinde Konak yönünden Güzelbahçe istikametine doğru giden genç sporcuya, hatalı sollama yapan aşırı hızlı bir araç emniyet şeridinde çarpmış. Çarpmanın şiddetiyle havaya fırlayan Deniz, bir kaç metre öteye düşerken, bisikleti de ikiye bölünmüş. Vicdansız sürücü ise arkasına bakmadan kaçmış. Vatandaşların yardımıyla Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan milli bisikletçinin çok şükür hayatı tehlikesi yok. Ancak leğen kemiği kırılmış. Ayrıca vücudunun çeşitli yerlerinde de kırıklar var. Dün el bileğinden ameliyat oldu ve platin takıldı. Ayak baldırından ise yumurta büyüklüğünde bir et parçası kopmuş. Kaburgalarında ve çenesinde de hasar mevcut. Doktorların ifadesine göre Deniz Deniz’i 5-6 aylık uzun bir tedavi süreci bekliyor. Kalıcı bir sakatlık veya spor hayatının devam edip etmeyeceği konusunda ise şu an bir şey söylenemiyor.

Ölmedi diye sürücü serbest kalmış!

17 yaşında gelecek vaat eden genç bir sporcu şimdi loş bir hastane odasında yıkılan hayallerine ağıt yakıyor, vücudundaki kırıklar nedeniyle de acı çekiyor. Onu bu hale getiren sürücü ise, kırılan aynasının seri numarası takip edilerek gece yarısı yakalanıyor ve ifadesi alındıktan sonra savcı tarafından serbest bırakılıyor. Gerekçe ise, ölümlü kaza değilmiş! Allah korusun, Deniz hayatını kaybetseydi, bir kaç ay yatıp çıkacaktı. İşte böyle! Memleketimden insan manzaralarından bir enstantane daha. Baba İlker Deniz, oğlunun yaşadığına şükrediyor ama onu bu hale getiren sürücüye karşı hukuk mücadelesini de sürdüreceğini söylüyor. Ama nereye kadar? Emniyet, sürücünün kimliğini bile vermemiş, başına bir şey gelmesin diye! bir sporcunun, dahası genç bir insanın hayatı kaymış kime ne!
YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...