MENÜ

Hayalden gerçeğe...

15 Aralık 2020, Salı 06:58 Son Güncelleme: 14 Aralık 2020, Pazartesi 22:37
- A +

Bundan dört yıl önceydi. Ankara'da küçük bir ofiste, "Bir hayalim var" diyerek bana büyük hayallerini, hedeflerini anlatan Cimnnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen'den başkası değildi. Başkan Çelen, önümüzdeki dört yıl içinde Dünya, Avrupa ve Olimpiyat Şampiyonları çıkaracaklarını büyük bir heyecanla ve coşkuyla anlatırken, doğrusu pek inanmamıştım. Ama o haklı çıktı .

Bundan 57 yıl önce, ırkçılığa karşı mücadele veren ABD'li siyahilerin lideri Martin Luther King'in tarihi konuşması "Bir hayalim var" diye başlıyor ve dili, dini, rengi, cinsiyeti ne olursa olsun herkes için eşit ve özgür bir dünya özlemini, ülküsünü dile getiriyordu. Bir manifesto şeklini alan "Bir hayalim var" sloganı King'den sonra kuşaktan kuşağa büyük idealler peşinde koşan her liderin mottosu oldu. 2012 yılında 31 yıl federasyon başkanlığı yapan Atilla Örsel'in yerine Cimnastik Federasyonu Başkanlığı'na seçilen Suat Çelen de görev süresinin 4. yılında Ankara'da küçük bir ofiste bana sunum yaparken söze bu tarihi sloganla başlamıştı: "Bir hayalim var."

Şampiyonalara gitmek lükstü!

Suat Çelen'i dinlerken o gününün koşullarında gerçekleşmesi çok güç hayallerden bahsettiğini düşünmüştüm. Çünkü, cimnastiği Türkiye'nin tüm illerine yaymaktan, kulüp ve sporcu sayısını katlamaktan, her ili salonlarla donatmaktan, her şeyden önemlisi dört yıl içinde Dünya, Avrupa ve Olimpiyat şampiyonları çıkarmaktan söz ediyordu. Dinleyene başlangıçta ütopik gelen hedeflerdi bunlar. Zira Türkiye'nin Dünya ve Avrupa Cimnastiğinde esamisi okunmuyordu. Bırakın şampiyon çıkarmayı, şampiyonalara gitmek bile lükstü ülkemiz için!  

104 yıl sonra olimpiyata...

Olimpiyata ise, 1908 Londra'da ülkemiz adına cimnastik branşında yarışan ilk Türk sporcusu Aleko Mulos'tan tam 104 yıl sonra 2012 Londra'ya bir cimnastikçi, 2016 Rio'ya da iki cimnastikçi yollayabilmiştik. Tarihte aldığımız tek madalya ise Ümit Şamiloğlu'nun 2008'de barfikste kazandığı bronzdu. İşte bu iç karartıcı tabloyu değiştirmeyi ve Türk cimnastiğini dünyada saygın bir yere oturtmayı vaat ediyordu Suat Başkan. 2018'de İbrahim Çolak'ın halka aletinde Avrupa Şampiyonası'nda elde ettiği ikincilik bugünlerin habercisi gibiydi. Nitekim 2019 ve 2020 cimnastik için patlama yılları oldu. 

Tokyo'da da tarih yazılacak

2019'da İbrahim Çolak'ın Dünya Şampiyonluğu, Ahmet Önder'in Dünya ikinciliği, Ferhat Arıcan'ın Avrupa üçüncülüğü ve nihayetinde geçtiğimiz hafta sonu Mersin'deki Avrupa Şampiyonası'nda elde edilen tarihi başarılar... Bütün bu yaşanan süreç, Suat Çelen'in hayallerinin birer birer gerçeğe dönüşmesinden başka bir şey değil. Sırada Tokyo Olimpiyat'ı var. Eminim orada da Türk cimnastiği tarih yazmaya devam edecektir. Bugün gururla izlediğimiz bu başarılar elbette bir tesadüf değil. 2012'de sadece 12 ilde cimnastik yapılıyorken, bu sayı bugün 81 ile çıkmış durumda. 

Tarih yazdıranı da unutmayalım

1200 olan sporcu sayısı 100 binlere, 600 olan yarışmacı sayısı, 20 binlere, 640 olan kulüp sayısı 1050'lere, yarışmalara katılan kulüp sayısı 98'den 150'lere ulaşmışsa, alt yapı sağlam temeller üzerine oturtulmuşsa, bugün kazanılan madalyalara şaşırmamak gerekir. Suat Çelen'in başarısının sırrı da burada yatıyor. Bu sporcular hasbelkader bir yerlerden çıkmıyor. Planlı, programlı, sistemli bir çalışmanın ürünü hepsi. Büyük hayalleri olan, vizyon sahibi, ufku geniş, azimli ve çalışkan bir liderin, bir camianın çehresini nasıl değiştirebiliceğinin en somut kanıtı Türk cimnastiğinin geldiği nokta. Evet, sporcularımız tarih yazıyor ama onlara bu tarihi yazdıranı da aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Daha nice zaferlere... 

Yolun, yolunuz açık olsun Suat Başkan.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...