Fenerbahçe'nin kibri!

11 Mayıs 2011, Çarşamba 12:00
- A +

Hıristiyanlık öğretisinde insanoğlunun kendini sakınması gereken 'Yedi Ölümcül Günah'tan söz edilir. İlk kez 13. Yüzyıl'da İtalyan filozof ve din adamı Thomas Aquinas tarafından dile getirilen ve Dante'nin, 'Cennet, Cehennem ve Araf'ı anlattığı 'İlahi Komedya'da da anlatılan bu günahlar şöyle sıralanır: Lust (Şehvet), Greed (Bencillik), Gluttony (Açgözlülük), Pride (Kibir), Sloth (Tembellik), Wrath (Nefret), Envy (Kıskançlık). Diğer semavi dinlerde de günah olarak addedilen bu fenomenlerin her birinin ayrı ayrı tahribatı vardır insan üzerinde. Ama bir tanesi vardır ki, 'Yedi Ölümcül Günah'ın en ölümcülü olmaya namzettir. Kibir dediğimiz bu davranış biçimi, süreklilik arz ettiği takdirde yalnız sahibini değil, onun çevresini de çürütmeye başlar. Narsizmin doruk noktasına ulaşmış kişilerde görülen kibrin sonuçları nefret ve dışlanmaya kadar gidebilir. Tıpkı Başkan Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe'nin bugünkü durumu gibi. 

Aziz Yıldırım'ın kendi kulübüne ve Türk sporuna katkıları inkar edilemez bir gerçektir. Yalnız Sarı-Lacivertli kulübün bahçesine değil, gönül bahçelerine de heykeli dikilmelidir. Lakin, Aziz Bey bunu istemiyormuş gibi bir davranış sergiliyor yıllardır. Öylesine kibirli, öylesine müstehzi ki, bu karakterini zamanla kulübüne de sirayet ettirdi. Futbolcusundan yöneticisine, taraftarından spor yazarına kadar camianın önemli bir kesimi kibre bulanmış vaziyette. Fenerbahçe adeta matruşka gibi olmuş. Aziz Yıldırım'ın içinden binlerce Aziz Yıldırım çıkmış sanki. Büyüklükle kibir birbirine karıştırılmış. Rakiplerle alay etmek, bütün takımları küçümsemek günlük alışkanlıkların birer parçası olmuş. Elbette bu durum, Fenerbahçe aleyhinde bir sinerji de yarattı. Özellikle de Anadolu'da... Son haftada kaçan iki şampiyonluğun nedenlerinden biri de budur. Fenerbahçe'nin bu ruh hali ne yazık ki bu sezon da katlanarak devam ediyor. Ve Fenerbahçeliler de kendilerine karşı oluşan cepheyi, kibrin dozunu artırarak 'Tek büyük biziz’ yanılsamasıyla açıklamaya çalışıyor. Oysa gerçek başka yerde. "Biz Anadolu'da neden sevilmiyoruz" sorusunun cevabını arayanlar aynaya bakmalı. Aradıkları orada; sırların arasında! 

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...