Her Zaman İlk Rakibin Kendin!

Abone Ol Google News

Hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da ilk rakibin her zaman sensin! Trabzonspor maçından sonra organize edilen kongre sonrasında açığa çıkan gerginliğin ve belirsizliğin en çok Fenerbahçe’ye yaramayacağına değinen bir yazı yazmıştım. Trabzonspor maçının bitiş düdüğünden sonra mental olarak güçlü bir durumda olan Fenerbahçe camiası, önce kongre sonra Süper Kupa ile mental anlamda kendine öyle bir zarar verdi ki, rakiplerinin bir şey yapmasına pek gerek kalmadı. Ne oldu o dönemden sonra hızlıca bir hafızayı tazeleyelim. Önce Süper Kupa oynanmadan Galatasaray’a teslim edildi. O maçın içinde de artık kısmet mi denir ya da basiretsizlik mi denir bilemiyorum, çekilene kadar gol yenildi ve zaten en başından yanlış olan U-19 takımı ile Urfa’ya gelme fikri iyice sorunlu bir hale dönüştü. Sonrasında tüm fedakarlıkların yapıldığı Konferans Ligi’nden hepimizin hemfikir olacağı şekilde hoca faktörü ve biraz da şans sebebiyle elendi. Kaldı ki kupa bile alınabilirdi. Sonra da tüm bu moral bozukluğu ile beraber ligde 6 puan geriye düşüldü. Fenerbahçe 2 Nisan’daki kongreden sonra tam 1 ay içerisinde tüm kupalardan uzaklaştı. Ligde daha matematiksel olarak biten bir şey yok tabi ancak yüzdesi herhalde 5’tir. Galatasaray’ın biri Fenerbahçe olmak üzere 2 kere yenilmesi gerekiyor. Sonuçta futbol bu, olabilir ancak düşük bir ihtimal. Eğer her şey normal akışında giderse Fenerbahçe 3 kupayla bitirebileceği bir sezonu kendi kendine rakip olması sebebiyle 0 kupa ile kapatacak gibi duruyor. İletişim ve süreç yönetimi her şey değildir ama emin olun birçok şeye etki eden çok önemli bir unsurdur. Eğer ligden çekilme, Kupa maçına çıkmamak ya da benzer büyük bir karar olmadığı durumda söylenecek şey çok basitti: “Şu an önümüzde alabileceğimiz 3 kupa var, camia olarak bunlara odaklandık. Sene sonu geldiğinde konuyla ilgili gerekli ve alacağımız aksiyonları içeren açıklamaları yapacağız.” Görev süresinin sportif kararlar anlamında en iyi yılını geçiren Ali Koç ve yönetimi maalesef iletişim ve süreç yönetiminde sınıfta kalmıştır…

Haberin Devamı

Fenerbahçe Beko & Ergin Ataman

Haberin Devamı

Çok uzun yıllardır Anadolu Efes’le birlikte basketbolun taşıyıcısı konumuna gelen Fenerbahçe, bu sene kimse ihtimal vermiyorken, muazzam bir Jasikevicius hamlesiyle tekrar tepeye oynayarak ve tarihte ilk kez 5.maçı deplasmanda kazanan takım olarak Final-Four’a yükseldi. Öncelikle tebrik ediyoruz ve umarım kupayı bir kez daha ülkeye getirirler. Diğer yandan da son zamanlarda bireysel yönetimlerde gördüğümüz en büyük meydan okumayı yapan Ergin Ataman ve Pana’ya değinmeden olmaz. Evindeki ilk playoff maçını kaybettikten sonra Final-Four’a gidemezsek seneye yokum diyerek hem kendini hem takımı motive etmeyi başardı ve Pana’yı Final-Four’a taşıdı. Şimdi de kaderin belki cilvesi, en çok karşılaştığı, gerildiği, rekabet ettiği Fenerbahçe ile eşleşti. Her ne kadar Ergin Hoca’nın da kazanması çok istesem de bu mümkün değil, sonuçta bir kazanan olacak sonunda. Genelde de hep takımlar hatırlanıyor ve anılıyor, o yüzden Ergin Hoca’dan özür dileyerek, dilerim Fenerbahçe önce Pana’yı sonra da Olympiakos-Real Madrid galibini yenerek kupayı kazanır.

Haberin Devamı
YORUM YAZ