Kolay yetişmeyen bir tenisçi: Başak Eraydın

27 Kasım 2018, Salı 07:36 Son Güncelleme: 27 Kasım 2018, Salı 07:36
- A +

Başak Eraydın, tenisle antrenör babası sayesinde 2.5 yaşındayken tanışmış. Çok genç yaşlardan itibaren uluslararası başarılara imza atmış. Her yaş gurubunda genç milli olmuş (14, 16 ve 18). 19 yaşında A milli formayı giymeye hak kazanarak, tenis takımımızın vazgeçilmez isimlerinden olmuş. Kariyerinde birçok ilkler ve sayısız başarılar bulunduruyor. Ancak bu başarılar tabi ki kolay kazanılmıyor. Başak, çocuklukta babasının çok disiplinli bir antrenör olduğunu, bu durumun o zamanlar onu çok zorladığını ama zorlu sürecin onu profesyonelliğe iyi hazırladığını düşünüyor. Profesyonel bir tenisçi olma yolundaki en kritik adımını "Antalya’dan İstanbul’a gelmek" diye anlatıyor. Bu sayede ulusal ve uluslararası turnuvalara katılma fırsatı bulduğunu ve 17 yaşında profesyonelliğe adım attığını söylüyor. Ona göre, başarılı olmak için en önemli kriter, kararlı, inançlı ve istikrarlı şekilde çalışmak. "Yenilgilerden, sakatlıklardan, zorlu ve sancılı süreçlerden dersler çıkartmanız gerekiyor" diye devam ediyor.

Profesyonel ekiple çalışıyor

Tenis, bireysel bir spor ve sizi kortun içinde motive edecek takım arkadaşları yok, kazanmakla da kaybetmekle de tek başınıza baş etmek zorundasınız. Bu da zihinsel olgunluk, disiplin ve en önemlisi de öz güven gerektiriyor. Başak tenis ve kondisyon antrenmanlarının yanı sıra bu alanlara da hep kendini geliştiren, çalışmaktan ve inanmaktan vazgeçmeyen bir kişiliğe sahip. Tüm bunların yanında beslenmenin sporun önemli bir parçası olduğunu çok iyi bilen bir sporcu. Başak Eraydın, tenis ve kondisyon antrenmanlarını yürütmek, beslenme planını oluşturmak, bazen zihinsel destek almak için işinin uzmanı profesyonel bir ekiple beraber çalışıyor. Başarının ekip ve takım olmaktan geçtiğini ısrarla söylüyor.

Tenis zorlu bir spor

Çoğu sporda olduğu gibi tenis sporu da hem antrenmanlar hem de maç sırasında yüksek enerji harcamayı gerektiren bir spor. Enerjiyi de bize tabi ki yediklerimiz sağlıyor. Tenis hem aerobik (yavaş ve uzun süreli) hem de anaerobik (çabuk ve 2 dakikadan az süreli) enerji gerektiren bir spor. Elit düzey tenis maçlarında sayıların çoğu 5-15 saniye aralığında sonlanıyor. Antrenman süreleri 1-3 saat aralığında ve günde 2-3 kere tekrarlanabiliyor. Bazı antrenmanlarda uzun koşular ve ağırlık çalışmaları yapılabiliyor. Antrenman ve turnuva maçları için enerji ihtiyaçları değişiklikler gösterebiliyor. Tenisin en önemli ve olmazsa olmazı ayak oyunları. Vuruşlarda topla iyi buluşmanız ve istediğiniz vuruşları gerçekleştirebilmeniz için teniste ayaklar hiç durmuyor. Antrenman ve maç gereksinimlerine uygun bir sporcu beslenme planı çok önemli. Çünkü beslenme aynı zamanda tenis kortunda odaklanma sağlamak demek oluyor.

Hedefi ilk 50'ye girmek

Tenis sporunun beslenme açısından bir diğer zorluğu ise dünyanın çeşitli farklı coğrafi bölgelerinde turnuva dolaşmak. Turnuvaların yapıldığı ülkelere göre yeme-içme alışkanlıkları da farklılıklar gösteriyor. Bu nedenle turnuvalara giderken çok iyi organize olmak gerekiyor. Başak profesyonel yaşamın kolay olmadığını, hayatının antrenmanlarda, maçlarda,yolculuklarda ve otellerde geçtiğini söylüyor. "Tüm bunlara alışılıyor, çünkü hayatınızın bir parçası oluyor. Yine de zaman zaman özlediğim insanlar ve yerler oluyor" diye ekliyor. Yeni sezon hedefleri arasında grand slam turnuvalarında ana tabloda oynamak, dünya klasmanında ilk önce ilk 100’e, daha sonra ilk 50’ye girmek var. Ayrıca 2020 Tokyo olimpiyatlarında yer almak ve iyi bir başarı elde etmek hedefleri arasında...

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...