MENÜ

Pino farkı

11 Kasım 2010, Perşembe 04:30 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 22:29
- A +

Kupa statüsü, para karşılığında oyunun ruhunu çalan, çekişmeyi ve oyun gerilimini minimize eden bir hale soktu... Kupa mücadeleleri telafisi olmayan maçlara dönüştürülmek zorundadır...

Aslında henüz kendisini arayan Galatasaray ile alt kategorinin lideri arasındaki maç çok dengeli bir eşleşme gibi görülebilirdi Ancak başka maçlarda da görülen aynı stratejik gamsızlık Galatasaray- Denizlispor maçında da vardı. Denizlispor bile Galatasaray deplasmanına 5 eksikle geliyorsa bu kupa statüsünde sakat bir şey olduğu açıktır...

Galatasaray henüz bir şeyleri ezber etme aşamasında olduğu için oyun kurarken dikkatli ama yavaştı. Galatasaray üçüncü bölgeye hiç ofsayta düşmeksizin geçerken canlansa da sergilenen beceri, kale önünde havadan-yerden, geniş alanda ya da markaj altında farkını ortaya koyacak bir santrfor yokluğundan ötürü gölgeleniyor...

Pino’nun direkten dönen topundaki atağı aslında takım oyunu alternatiflerinin sıfır olmasından ötürü giriştiği 6-7 saniyelik bir solo idi. Elano üç Denizlili’yi terse gönderip golü atarken ekstra kaliteli bir gol vuruşu yaptı ancak, pozisyon rahat ve temiz gelişmedi, fırsatı yaratan Yakup’un topu elinden kaçırması idi.

Denizlililer gencecik bir kadro ile tempo sorunu yaşayana kadar disiplinli, psikolojik yönden sağlam ve pozitif düşünceli bir futbol oynadılar ancak ceza sahalarını iyi savunamadıkları için beraberliği ellerinden çabuk kaçırdılar...

Pino’nun izleyeni canlandıran futbol heyecanı, attığı güzel gollerle Galatasaray’ı galip getirdi. Ancak kaleye maç boyu Pino’dan başka bakan Galatasaraylı’nın olmamasına; şutör bir teknik direktörün  elinde şutör  özellikli 4-5 futbolcu varken hiç şut çekilmemesine ne demeli?

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...